10. Hukuk Dairesi 2024/14283 E. , 2025/1033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/220 E., 2024/224 K. Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklı asıl-birleşen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı ta
**10. Hukuk Dairesi 2024/14283 E. , 2025/1033 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/220 E., 2024/224 K. Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklı asıl-birleşen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 02.09.2024 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz harçlarının verilen kesin süre içinde tamamlanmaması nedeniyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili, ek kararın ise davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili 08.04.2016 tarihli asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde yük taşıma esnasında belinden ağır şekilde yaralandığını, işçilerin bu şekilde çalışmaya işveren tarafından zorlandığı için işverenin sorumlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 75.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilinin talep etmiş, yargılamanın devamında sunduğu 10.04.2019 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini 25.02.2019 tarihli hesap raporuna göre belirlenen tazminattan Kurumca bağlanan geliri re'sen tenzil ederek 290.288,18 TL'ye artırmıştır. 2. Davacı vekili 10.06.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; aynı iş kazası nedeniyle alınan ek rapor dikkate alınarak fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 386.992,29 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu olayın iş kazası niteliğinde olmadığını, olayın iş kazası olduğu kabul edilse dahi müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacıya yasal olarak gerekli tüm eğitimlerin verildiğini, tüm eğitimlere rağmen işçinin tedbir almayarak kusuru ile kazaya sebebiyet vermesi halinde işverene herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacının mağaza sorumlusu olarak çalıştığını ve görev tanımından da anlaşılacağı üzere yük yükleme ve boşaltma gibi bir görevinin bulunmadığını, davacının tamamen kendi inisiyatifiyle boşaltma işlemi yapmış olduğunun varsayılması halinde dahi yapılan işlerin ağır güç kullanmayı gerektirmediğini, transpalet olarak kullanılan araçların insan gücünün kullanımını en aza indirgeyecek şekilde tasarlandığını, müvekkil şirket mağazalarında ağır yük kaldırmayı gerektirecek işler yapılmadığını, bu nedenlerle davacının yakalanmış olduğu sağlık probleminde müvekkil iş yerinde çalışmasının bir etkisinin olmadığını, müvekkil şirkette çalışmaya devam etmesinin de sağlığını tehlikeye düşürmeyeceğini gösterdiğini, davacının iş aktinin feshedildiği (31.03.2016) tarih itibariyle ücretinin 2.810 TL olduğunu, davacının herhangi bir maddi ve manevi zararının bulunmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, belirterek davanın reddini istemiştir 2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; kazanın 24.01.2008 tarihinde gerçekleştiği, davanın 14,5 yıl sonra açılmakla 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkili şirketin adresi Sancaktepe/İstanbul olduğu halde Erzurum’da dava açılmasının hatalı olduğunu, olayın iş kazası niteliğinde olmadığını, kazanın günlük hayatta meydana gelebilecek türden bir rahatsızlık olduğunu, olay iş kazası olarak kabul edildiğinde dahi müvekkilinin her türlü İSG tedbirini aldığından sorumluluğunun bulunmadığını, davacının yükü transpalet araçlar yardımıyla boşaltması gerekirken tamamen kendi inisiyatifi ile boşaltıldığından müvekkiline atfedilecek kusur olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli ve 2016/462 E. 2022/423 K. sayılı kararıyla; davacının talep edebileceği maddi tazminatın SGK'dan bağlanan gelirin %90’ı tenzil edildiğinde 692.374,92 TL olduğu gözetildi ancak taleple bağlı olarak davacının geliri %100 oranında düştüğü hesaba göre taleple bağlı asıl ve birleşen davada 677.210,47 TL maddi tazminata hükmedildiği, maluliyetin “gelişen bir durum” olması nedeniyle maluliyet oranının artması halinde, zamanaşımı süresi maluliyetin kesin olarak tespit edildiği son rapor tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı buna göre davacı işçinin maluliyet oranının kesinleştiği rapor tarihi itibariyle davalı tarafın zamanaşımı def'i yerinde görülmediği, geçici ödemenin yargılama sırasında tahsil edilip edilmediği konusunda dosyaya bilgi verilmediğinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar verildiği gerekçeleriyle; asıl davada maddi tazminata yönelen davanın kabulüne, dosya kapsamında davalı tarafça yapılan geçici ödemeye yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile taleple bağlı kalınarak 290.288,18 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 24.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminata yönelen davanın kısmen kabulüne, dosya kapsamında davalı tarafça yapılan geçici ödemeye yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davada ise davanın kabulüne, -taleple bağlı kalınarak- 386.922,29 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 24.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 09.12.2009 tarihli olayın kurumca iş kazası olarak kabul edildiği, sürekli iş göremezlik oranın %35 olarak belirlendiğini, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda davalıya %90 davacıya %10 kusur verilmesinin yerinde olduğu, davacının maddi tazminat alacağının belirlenmesinde gelirin ilk peşin değeri ve geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya kabil kısmının tenzil edildiğini, raporların dosya kapsamına uygun olduğu, ek davanın açıldığı tarih itibari ile zamanaşımına uğrayan bir alacak olmadığı, tarafların kusur durumu, zararın ağırlığı ve olay tarihi dikkate alındığında manevi tazminat miktarının yerinde olduğu belirtilerek, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-1 b maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 12.03.2024 tarihli ve 2024/957 Esas 2024/2592 Karar sayılı ilamıyla; davacının 25.02.2019 tarihli hesap raporuna itirazı olmadığını gözeterek bu raporda dikkate alınan %100 kusur oranı yerine dosya kapsamına göre olayın oluşuna uygun düşen %90 kusur oranını uygulayarak, kurumdan geçici iş göremezlik döneminde ödenen miktar ile ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmını iş bu raporla tespit edilen tazminattan mahsup ederek sonucuna göre maddi tazminatı belirlemek amacıyla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 06.06.2024 tarih, 2021/13 Esas, 2023/862 Karar sayılı kararla, A) ASIL DAVADA: 1. Maddi tazminata yönelen davanın kısmen kabulüne, dosya kapsamında davalı tarafça yapılan geçici ödemeye yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 262.159,36 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 13.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2. Manevi tazminata yönelen davanın kısmen kabulüne, dosya kapsamında davalı tarafça yapılan geçici ödemeye yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B) BİRLEŞEN DAVADA: 1.Sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen 22.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili ek kararı temyiz dilekçesinde özetle; harcın dosyaya yatırılması gerektiğinin yazıldığı muhtıra usulüne uygun olmadığı gibi muhtırada belirtilen harcın 02.09.2024 tarihinde yatırılmış olması nedeniyle temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına dair ek kararın bozulmasını talep etmiştir 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı süresi dolduktan sonra asıl ve birleşen davaların açıldığını, faiz başlangıcı tarihinin hatalı olduğunu, Mahkemenin hükmettiği 100.000 TL geçici ödeme kararı nedeniyle davacının başlattığı Erzurum 4. İcra müdürlüğünün 2020/3214 Esas sayılı icra dosyası kapsamında 03.03.2020 tarihinde yapılan 114.803,83 TL'nin tazminat hesabından düşülmediğini, olayda kusurun tamamının davacıya ait olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi, 439. maddesi. 3. Değerlendirme A) Davacı vekilinin 02.09.2024 tarihli temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek karara temyiz başvurusunun değerlendirilmesinde; Davacı vekiline temyiz başvurusu kapsamında yatırması gereken harcı içeren usulüne uygun düzenlenmiş muhtıranın 12.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği, anılan muhtırada 1 haftalık kesin sürenin açıkça belirtildiği ve iş bu süre geçtikten sonra harcın yatırılmış olduğu anlaşılmakla, davacı hakkında Mahkemenin HMK 344. maddesi kapsamında temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. B) Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden, Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekili tarafından temyiz olan İlk Derece Mahkemesinin 02.09.2024 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının reddiyle ek kararın ONANMASINA, 2. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.