T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/09/2025 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/09/2025 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı taraf olan ... Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti.' den 60.000 lira tutarında araç bakım ve tamir hizmeti aldığını, adı geçen bu şirketin verdiği hizmet karşılığı müvekkili şirkete her biri 30.000 lira karşılığı 15/10/2024 ve 21/10/2024 tarihli 2 adet fatura düzenlediğini, müvekkili şirketin fatura bedellerinin 30.000 lirasını 12/10/2024 tarihinde...Bankası Kredi Kartı ve 21/10/2024 tarihinde ... Kart ile ödediğini, davalı şirketin kesinleşmiş ve vadesi geçmiş 316.000 lira vergi borcu bulunduğunu, Vergi Dairesinin, vergi borçlusu davalı şirketin müvekkili şirketten alacaklı olduğunu kabul ederek müvekkili şirkete 18/12/2024 tarihli haciz bildirisi göndererek, ödemenin davalı şirkete değil de bu şirketin vergi borçlarına karşılık vergi dairesine yapılmasını bildirdiğini, müvekkili şirketin bu bildirime karşı 7 günlük yasal sürede itirazda bulunmadığından adı geçen şirkete borçlu pozisyonuna geldiğini, oysa ki müvekkili şirketin 60.000 lira otları hizmet bedelini 12/10/2024 ve 21/10/2024 tarihlerinde kredi kartı ile ödediğini, görüldüğü üzere haciz bildirisinin düzenlendiği 18/12/2024 tarihinde müvekkili şirketin vergi borçlusu davalı şirkete borcu bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirket adına düzenlenen haciz bildirisinin yasal dayanağı bulunmadığını, müvekkili şirket adına düzenlenen hizmet faturası 60.000 lira olmasına rağmen düzenlenen haciz bildirisinde vergi borçlusu davalı şirketin tüm vergi borcu olan 316.000 lira gösterildiğini, müvekkili şirket için düzenlenen haciz bildirisine dayanak olan tutarın gerçekte 60.000 TL olduğunu, 18/12/2024 tarihli haciz bildirisi üzerine müvekkili şirket adına 19/06/2025 tarihli ödeme emri düzenlenerek borcun takibe alındığını, bu ödeme emri ile müvekkilinden istenilen amme alacağının 316.000,00 TL olduğunu, bu ödeme emrinin tebliğ edilmesiyle müvekkili adına 316.000,00 Tl vergi borcunun kesinleşmiş olduğunu, vergi dairesinin bu tutar için her an müvekkilinin varlıklarına e-haciz ve fiili haciz uygulayabileceğini belirterek, müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, vergi dairesince tesis edilen haciz bildirisine ilişkin işlemin iptaline, haciz bildirisi ve ödeme emrine konu olan vergi alacağı için müvekkili şirket adına haciz yapılmaması konusunda tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesi 04/09/2025 tarihli ara kararında; ihtiyati tedbir ile ilgili yasal düzenlemeye göre ihtiyati tedbir kararının ancak ilgili dosyada uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinin kabul edildiğini, davaya konu uyuşmazlık para alacağı talebine ilişkin olup, davacının talep etmiş olduğu haciz işleminin yapılmamasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin gerek dosyada uyuşmazlık konusu olmaması gerek ise, haciz müessesesinin ve ilgili işlemlerin İcra Müdürlüğü'nün ve icra müdürlüğünce yapılacak işlemlere karşı başvurulacak şikayet yolunda İcra Mahkemeleri'nin görevi kapsamında olması nedeniyle mahkemenin görev alanında olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece uyuşmazlığın mahiyetinin doğru algılanmadığını, dava konusunun davalıdan talep edilen bir para alacağı olmadığını, dava konusunun Vergi Dairesince müvekkiline gönderilen haciz bildirisiyle, müvekkilinin, davalı ... firmasına borcu olduğu ve bu firmanın da vergi dairesine vergi borcu olduğu belirtilip müvekkilinin bu borcu davalı ... firmasına değil de, bu firmanın vergi borcuna mahsuben vergi dairesine ödemesi gerektiği uyarısı üzerine müvekkilinin bu firmaya borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğunu, müvekkilinin bu haciz bildirisiyle kendisine ait olmayan vergi borcunu ödemeye maruz bırakıldığını, şayet vergi dairesi müvekkilini ... (vergi borçlusu) firmasına borçlu görmeseydi, müvekkiline haciz bildirisi ve ödeme emrinin gönderilmeyeceğini, oysaki müvekkilinin davalı...firmasına hizmet bedeline ilişkin 60.000 TL olan borcunu haciz bildirisinden önce ödediğini, kredi kartı ödeme bilgilerinin dosyaya sunulduğunu, müvekkili adına vergi dairesince düzenlenen haciz bildirisinin İİK. Hükümlerine göre başlatılan bir icra takibine ilişkin olmadığını, ortada bir kamu alacağının (vergi borcu) takibinin söz konusu olduğunu, dava konusu olayda yaşanan uyuşmazlığın icra dairesi ve icra mahkemelerinin görev alanıyla ilgili olmadığını, ortada icra dairesince düzenlenen bir ödeme emri ve haciz işlemi olmadığından şikayet yolunun işletileceği bir durum söz konusu olmadığını, olayda vergi dairesinin müvekkiline ... firmasının vergi borcunu ödemesi gerektiğinden haberdar etmek için 6183 Sayılı Kanunun 79. Maddesi gereğince önce haiz bildirisini gönderdiğini, bu bildiriye müvekkilinin bu firmaya borçlu olmadığına ilişkin bir itirazda bulunmadığı için vergi dairesinin müvekkilinin bu firmaya borçlu olduğunu kabul edip vergi borcunun ödenmesi için ödeme emri gönderdiğini, buradaki haciz bildirisinin icra dairelerince uygulanan borçlunun taşınmazlarına şerh, banka hesaplarına bloke şeklinde olmadığını, müvekkilinin her an varlıklarına haciz konulması tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, incelenen olayda iki şirket arasında ticari ilişkiden kaynaklanan 60.000 TL lik alacak borç ilişkisi yaşandığını, dava konusu müvekkilinin davalı ... firmasına 60.000 TL borcu olmadığının tespitine ilişkin olduğunu, müvekkilinin bu firmaya 60.000 TL borcu olmadığı tespit edilirse müvekkilinin bu firmanın vergi borcundan sorumlu olmayacağını, bu tespitin ancak esas karar verilince ortaya çıkacağını, bu durumda müvekkilinin esas karar verilinceye kadar haciz tehdidi altında olduğundan dava süresince hacze maruz kalmamak için tedbir istenildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, menfi tespit, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 389/1. fıkrasına göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanunun 390/3. fıkrasına göre; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, haciz bildirisi gönderen ... Defterdarlığı hakkındaki davanın bu davadan tefrik edilmiş olmasına, davalı tarafından davacıdan talep edilen bir alacak bulunmadığının anlaşılmasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında verilen 04/09/2025 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.12/02/2026 ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.