5. Hukuk Dairesi 2025/9728 E. , 2025/18329 K. "" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1114 Esas, 2025/1425 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/392 Esas, 2024/464 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istem…
5. Hukuk Dairesi 2025/9728 E. , 2025/18329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1114 Esas, 2025/1425 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/392 Esas, 2024/464 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 4 95... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına davalı idarenin talebi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şerh konulduğunu, müvekkilinin mülkiyet hakkını kısıtlayan şerhin terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesinde kamulaştırma yapılmasına dair acele kamulaştırma dava dosyaları açıldığı ve bunlar hakkında karar verilip dosyadaki kararlar yönünden kesinleştirme işlemleri yapıldığı, kesinleştirme işleminden sonra kamulaştırma işlemleri yapıldığı ve faaliyetlerin aksamaması için müvekkil kurum gerekli tüm çalışmaları yaptığı, acele kamulaştırma davasının devamı olarak kamulaştırma ve bedel tespit davalarının 12.11.2024 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davacı tarafın iddia ettiği gibi acele kamulaştırma dosyaları kesinleştikten sonra müvekkil kurumun kamulaştırma şerhini alıp kamulaştırma işlemlerini yapmadığı yönündeki beyanları mesnetsiz olup reddi gerektiği, davacı taraf tapudaki şerhin kaldırılması ile alakalı müvekkil kuruma başvuru yapıldığını ancak başvurunun ret ile sonuçlandığını belirtmiş ise de söz konusu beyanlar gerçek dışı olduğu kurumlarına şerhin kaldırılması ile alakalı yazılı herhangi bir başvuru yapılmadığı dolayısıyla kamulaştırma işlemleri devam ederken davacı tarafın şerhin kaldırılmasını talep etmesinde herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı olan beyanlarının reddi ile aleyhimize açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davalı kurum tarafından acele kamulaştırma davaları açılırken tapu kayıtlarına bırakılan şerhin kişilerin mülkiyet hakkını kısıtlayan yada engelleyen bir durum olmadığını, kaldı ki, açılan acele kamulaştırma davaları yönünden karar verildikten sonra kamulaştırma bedel ve tespit davalarının da açıldığını, ayrıca; kamulaştırma bedel tespit ve tescil davaları ile kurum aleyhine açılan işbu tapu şerhinin kaldırılması davasının birleştirilmesi yönünde taleplerinin kabul görmeyip davanın kabulüne karar verilmesinin usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu ve kararın bozulmasını gerektirdiğini, yine; davacı yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi doğrultusunda vekâlet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemez olduğunu, zira; kamulaştırma bedel tespit ve tescil davalarında yapılan yargılama neticesinde vekâlet ücretine hükmedilecekken benzer şekilde işbu dosya yönünden vekâlet ücretine hükmedilmesinin mesnetsiz olduğunu, söz konusu hükmedilen vekâlet ücretinin fahiş olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, 20.03.2024 tarihinde dava konusu taşınmazın tapu kaydına davalı idarenin talebi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 31/b şerhinin işlenildiği, ancak usulüne uygun bir kamulaştırma davası açılması halinde uygulama olanağı olan Kanun'un 31/b maddesinin kıyas yoluyla uygulanamayacağı, esasen idarece tapu müdürlüğüne 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereği kamulaştırma işleminin bildirilmesinin yeterli olduğu, idarece kamulaştırma davası açılmadan, tapu müdürlüğüne yazılan resmi bir yazı ile 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca satılamaz şerhinin konulmasının maddenin düzenleme amacına uygun düşmediği, kaldı ki 6 ay içerisinde de kamulaştırma davası açılmadığı, bu nedenle dava konusu şerhin terkinine karar verilmesinde, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği ancak dairece aynı bölgeden intikal eden ve eldeki dava dosyası ile aynı nitelikte olduğu anlaşılan dosyalar birlikte gözetildiğinde uyuşmazlığın seri dava niteliğinde olduğu anlaşıldığından, yerel mahkemenin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmeyerek davacı lehine hükmedilen vekâlet ücreti hakkında bu kapsamda değerlendirme yapılması gerektiğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın işbu dosyayı ve diğer dosyaları istinaf ederken dosyalarda seri dosya ve vekâlet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunmadığı, İstinaf Mahkemesince resen bu hususların gözetilerek yanlış vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve esasa aykırılık teşkil ettiğini kararın vekâlet ücreti yönünden bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazın tapu kaydına taşınmazın devir ve temlikinin önlenmesi için tedbir konulduğu, bu şerhin 2942 sayılı Kanun gereğince konulan 31/b şerhi olduğu ve mülkiyet hakkını kısıtladığı anlaşıldığından, söz konusu şerhin terkinine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.