Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5227 E. , 2024/6320 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5227 Karar No : 2024/6320 TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVACI) ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozu…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5227 E. , 2024/6320 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5227 Karar No : 2024/6320 TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVACI) ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... Elektronik ve Makine Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2008 ila 2018 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği borçların vade tarihlerinin 2011 ila 2018 yılları olduğu, asıl borçlu şirket tarafından 01/06/2018 tarihinde vade tarihleri 01/04/2018 tarihinden öncesi olan borçların yapılandırıldığı ancak ödeme yapılmaması nedeniyle yapılandırmanın iptal edildiği ve şirket adına söz konusu borçların tahsili için ödeme emri düzenlenmediğinin anlaşıldığı olayda, yapılandırma ile şirketin vergi borçları için yeni bir hukuki durum ortaya çıktığından, ödenmeyen vergi borçlarının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla öncelikle şirket adına ödeme emri düzenlendikten sonra davacının takibi yoluna gidilmesi gerektiği, bu işlemler yapılmadan vade tarihi 01/04/2018 tarihinden önce olan borçların tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu, vadesi bu tarihten sonra olan ve yapılandırılmadığı anlaşılan alacağın usulüne uygun biçimde kesinleştiği sonucuna varıldığından, değinilen borçların tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri ve ... takip numaralı ödeme emri, vadesi 01/04/2018 öncesi olan borçlar yönünden iptal edilmiş, ... takip numaralı ödeme emrinin, vadesi 01/04/2018 sonrası olan borçlar yönünden ise dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, ödeme emirleri içeriği borçların usulüne uygun biçimde kesinleşmediği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Davalı idare temyiz isteminin kabulü, davacı temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, ... Elektronik ve Makine Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2008 ila 2018 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla dava konusu ödeme emirleri düzenlenmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un limited şirket ortaklarının limited şirketlerin amme borçlarından sorumluluğuna ilişkin 35. maddesinin birinci fıkrasında, limited şirket ortaklarının şirketten tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında sorumlu oldukları hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı tarafından temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının, ...takip numaralı ödeme emrinin, vadesi 01/04/2018 sonrası olan borçlara ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle dairemizce de uygun bulunmuştur. Yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun, şirket tüzel kişiliği nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını başka bir ifadeyle yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu adına yeniden ödeme emri düzenlenerek mal varlığı araştırması yapılmasını gerektirdiğinden söz edilemez. Buna göre, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin usule uygun tebliğ edilip edilmediği, usulüne uygun tebliğ edilmiş ise kamu alacağının şirketten tahsil imkanı bulunup bulunmadığı araştırılmak ve davacının şirket ortağı sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilerek yeniden karar verilmek üzere Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri ve ... takip numaralı ödeme emrinin vadesi 01/04/2018 öncesi olan borçlar yönünden iptali yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davacı temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; ... takip numaralı ödeme emrinin, vadesi 01/04/2018 sonrası olan borçlara ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3.Davalı idare temyiz isteminin kabulüne, 4.Kararın; ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri ve ... takip numaralı ödeme emrinin vadesi 01/04/2018 öncesi olan borçlara ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 5.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca...-TL maktu harç alınmasına, 28/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)- KARŞI OY: Kamu alacaklarının tahsilini hızlandırmak ve kolaylaştırmak amacıyla kabul edilen “alacakların yapılandırılması,”, “tahsilatın hızlandırılması”, “vergi barışı” gibi kavramlarla ifade edilen ve geçmiş dönemi etkileyen, geçici bir süre uygulanmak üzere çıkarılan kimi yasal düzenlemelerle, kesinleşmiş alacaklar, kesinleşmemiş veya dava aşamasında bulunan alacaklar ile inceleme ve tarhiyat aşamasındaki alacakların yeniden yapılandırılması, matrah ve vergi artırımı gibi birtakım farklı yöntemler getirilebilmektedir. Sıkça çıkarılan yasalarla öngörülen bu yöntemler, alacağın yeniden yapılandırılması, kamu alacağından kaynaklanan cezaların veya kamu alacağının fer’ilerinin tahsilinden vazgeçilmesi, vergi incelemesi bağışıklığından yararlanılabilmesi gibi bazı olanaklar sağlanmakta olup, yasada aranılan koşulları taşımaları hâlinde kamu alacağı yükümlülerinin bu yöntemlerden birisine başvurmak suretiyle sağlanan olanaktan yararlanarak borçlarını ödeyebilmeleri mümkündür. Dayanağını Anayasa'dan alan ve devletin kamusal gereksinimlerini karşılaması için egemenlik gücüne dayanarak tek taraflı iradesiyle kişilere yüklediği bir kamu alacağı şeklinde tanımlanan verginin, yapılandırmaya konu edilerek yeni vade ve tutarlarda ödenmeye bağlanması işleminin, özel hukuktaki borcun yenilenmesi müessesesine benzetilerek, bu durumun, borcun nitelik değiştirmesine yol açtığı söylenemez. Yeniden yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde, diğer bir deyişle yapılandırmaya ilişkin koşulların ihlali nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda tahsil işlemlerine kalındığı yerden devam edilmesi sorumluluk, takip/tahsilata ilişkin yasa kuralları gereğidir. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin takip ve tahsil usulü 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile düzenlenmiş; 35. maddesinde de, şirket ortaklarının vergi ve buna bağlı alacaklardan sorumluluğu özel olarak kurala bağlanmıştır. Buna göre, uyuşmazlığın şirket ortaklarının vergi borçlarından sorumluluğunun öngörüldüğü yasa kurallarına göre incelenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, Vergi Mahkemesince, dava konusu ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri ve ... takip numaralı ödeme emrinin vadesi 01/04/2018 öncesi olan borçların Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.