4. Hukuk Dairesi 2009/12487 E. , 2010/8613 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. Yay. A.Ş ve diğeri aleyhine 02/03/2009 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçeler…
**4. Hukuk Dairesi 2009/12487 E. , 2010/8613 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. Yay. A.Ş ve diğeri aleyhine 02/03/2009 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi yargıcı olduğunu belirten davacı, 10.11.2008 günlü Vatan gazetesi ile Internet sitesinde “SPK Başkanı'nın tekzibini tekzibimdir.” başlıklı yazı ile görev yaptığı mahkeme ve adı öne çıkarılarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalılar ise, Vatan gazetesinde 26.06.2008 günlü sayısında yayınlanan “SPK'da... ilişkisi” başlıklı yazı içeriği gerçek olduğu halde davacının hakimi bulunduğu 17. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yalanlama (tekzip) isteğinin kabul edildiğini, daha önce de bu nitelikte yazılan yazıların yalanlanması isteğinin değişik mahkemelerce reddedildiği halde davacının hakimi olduğu mahkemenin yalanlama kararı vermesinin eleştirildiğini, aynı yazı için başka mahkemelere yapılan başvurunun reddedildiğini, değişik mahkemelerde çelişkili kararlar verilmesi ve Basın Yasası’na göre basın konusunda ihtisas mahkemesi bulunduğunu, dava konusu yazı ile söz konusu durumların eleştirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Dava konusu yazıda; SPK başkanı ...'un istemi üzerine davalı yazarın 26.06.2008 günlü “SPK'da... ilişkisi” başlıklı belgelere dayalı ve gerçek olan yazısının davacı hakimin verdiği karar ile yalanlandığı, Ankara Adliyesi'nin değişik mahkemelerine yapılan yalanlama başvuruları reddedildiği halde nedense ikidir aynı mahkemeden yalanlama kararı çıktığını, oysa 5187 sayılı Basın Yasa'sının 27. maddesine göre uzman mahkemenin 2. Asliye Ceza Mahkemesi olduğunu, Adalet Bakanlığı'nı bu yanlış uygulama nedeniyle göreve çağırdığını, SPK Hukuk İşleri Daire Başkanı Barış Akgül'ün babası olan eski Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Av. ...ün eski unvanını kullanarak yargıçları ziyaret edip ricada bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.