İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:10/06/2022 DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ:05/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/07/2015 tarihinde ... Taşımacılık Ticaret ve Limited Şirketinin maliki olduğu, müvekkil ...'nun sevk ve idaresindeki …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:10/06/2022 DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ:05/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/07/2015 tarihinde ... Taşımacılık Ticaret ve Limited Şirketinin maliki olduğu, müvekkil ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... ili ... ilçesi ... Karayolu ... istikametine kendi şeridinde, normal hızında ve kurallara uygun bir şekilde seyir halindeyken, maliki ... olan ...'ün sevk ve idaresindeki ... araç müvekkilinin sürücüsü olduğu araca çarpmış ve kusurlu olarak maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza sırasında sürücü konumunda olan ve ciddi anlamda yaralanan müvekkilinin acilen ... Hekim Hastanesi'ne kaldırıldığını, acilen ameliyata alınarak müvekkilinin bilincinin kapalı olup hayati tehlikesi olduğu teşhisiyle yoğun bakım ünitesine kaldırıldığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu kazaya bağlı olarak Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre meslekte kazanma gücü kaybının %69 olduğunun belirlendiği, meydana gelen kaza neticesinde ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının açıldığını, maliki ... olan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığını, davalı ... Sigorta A.Ş ye daha önce yapılan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı başvuru yapılmış ve başvuruya istinaden sigorta şirketi tarafından bir kısım ödeme yapıldığını, müvekkil bu kaza sebebi ile geçirmiş olduğu ameliyatlar neticesinde uzunca bir süre tedavi görmüş günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini, bu sebeple işbu dava ile bakıcı giderlerini talep etme zorunluluğunun da doğduğunu, davadan önce yasa gereği taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle öncelikle alacaklarını belirli hale getirebilmek için usul ekonomisi gereğince tensiple beraber dosyanın bilirkişiye tevdiini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik; müvekkil ... için 10 TL Bakiye Geçici ve 10 TL Bakiye Kalıcı İş Göremezlik tazminatı ile 10 TL bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davalı sigorta şirketinden tahsili ile her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı kazaya karışan araç müvekkil şirkete 27.10.2014–27.10.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalıları kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 290.000 TL ile sınırlı olduğunu, hiçbir surette işbu davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlandığını, müvekkil şirket tarafından, başvuru sahibine 04.08.2016 tarihinde 77.184,40 tl tazminat ödemesi yapıldığını, bu ödeme hem başvuran vekilince sunulmuş olan adli tıp raporu ve tıbbi evraklar doğrultusunda yapılan medikal incelemede belirtilen %37’lik maluliyet oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanmış olup, ortada eksik bir ödeme olmadığını, müvekkil şirket, başvuru sahibinde oluşan gerçek maluliyet oranı esas alınmak suretiyle mevzuata uygun şekilde yapılan hesaplama doğrultusunda karşı tarafa tazminat ödemesi yapmış olup; Poliçe ve ilgili Genel Şartlar icabı üstlenmiş olduğu sorumluluğu yerine getirdiğini, bu suretle başvuru sahibine karşı başkaca herhangi bir tazminat ödeme borcu olmadığını, müvekkil şirketin işbu başvuru neticesinde karşı tarafa tazminat ödemesi yapması gerektiği yönünde kanaate varılması halinde (ki kabul etmediğimizi yineliyoruz) bilirkişi tarafından, Sayın Komisyon nezdindeki işbu başvurudan önce yapılan ödemenin, yeniden alınacak tazminat hesabından mahsup edilmesi gerektiğini, bu mahsup işlemi yapılırken de müvekkil şirketin ödeme yaptığı tarihten bugüne kadar işleyen faizden güncelleme yapılması gerektiğini, ödeme yapılarak müvekkil şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğine ilişkin itirazların dikkate alınmaması halinde karşı tarafça sunulan sağlık raporuna açıkça itiraz ettiklerini, davacı taraf maluliyet tespiti açısından herhangi bir rapor sunmamış olup, bu nedenle tazminat ödemesi mümkün olmamakla birlikte davanın reddi gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı giderinden müvekkil şirket sorumlu tutulamayacağını, zira bu hususta sorumluluk sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, bu nedenle hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatına itiraz ettiklerini, müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle; müvekkil sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu başvurunun reddini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile , 19.109,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.820,50 TL bakıcı gideri ve 137.708,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 160.638,47 TL'nin temerrüt tarihi olan 04/11/20165 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili özetle, mahkemece kusur oranının toplam tazminat limitine uygulanmayıp sigorta teminat limitine uygulandığını, dolayısıyla davanın kısmen kabulüne karar verildiğini bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili özetle, yaptıkları ödemenin güncellenmesi gerektiğini, davacının güncel evraklarla başvrumadığını, maluliyet raporunun özürlülük ölçütüne göre alınması gerektiğini, geçici iş götemezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispatlanması gerektiğini, davacının emniyet kemerini takıp takmadığı araştırılıp müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Mahkemece aldırılan Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacının tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süresinin 18 ay olduğu, bu süre boyunca %100 oranında geçici iş göremezlik/meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılması gerektiği, sürekli iş göremezlik halinin % 67 olduğu bildirilmiştir. Buna göre olayın 22.07.2015 tarihinde gerçekleştiği az yukarıda belirtildiği üzere 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre maluliyetin belirlenmesi gerektiği mahkemece aldırılan ATK raporunda ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldığı, davalı vekilinin 06.07.2021 tarihli dilekçesi ile raporu kabul etmediklerini bildirdiği gibi raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmediği anlaşıldığından ATK dan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre maluliyetin belirlenmesi için yeniden rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın kaldırılması gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, kararın 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince KALDIRILMASINA, davacı vekili ile davalı vekilinin sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden davacının ve davalının peşin yatırdığı istinaf karar harçlarının isteği halinde iadesine, 4-İstinaf eden davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek hükümde dikkate alınmasına, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 05/03/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. ...