13. Hukuk Dairesi 2015/38400 E. , 2016/6082 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, hissedarı olduğu 213, 218, 230 ve 328 parsel sayılı taşınmazların Dikmen Vadisi 4-5 Etap Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında kamulaştırıldığını,
**13. Hukuk Dairesi 2015/38400 E. , 2016/6082 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, hissedarı olduğu 213, 218, 230 ve 328 parsel sayılı taşınmazların Dikmen Vadisi 4-5 Etap Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında kamulaştırıldığını, projenin uygulanmaya başlanarak çalışmalar doğrultusunda gecekondusunun yıkıldığını, sözleşme gereği taksitler halinde 72.075,00 TL'yi davalıya ödediğini, ancak Kentsel Dönüşüm projesinin Ankara 13. İdare Mahkemesinin kararı ile imar planlarının iptal edildiğini, buna göre yapılan sözleşmelerin feshine karar verilmesi nedeniyle davalı idarenin fiilen ve hukuken taşınmazlardan yararlanma imkanı da kalmadığını, sözleşmenin tek taraflı olarak feshi nedeniyle öncelikle taşınmazın devir tarihi itibariyle değerinin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, ödediği taksit miktarlarının iadesine karar verilmesini istemiş, ıslahla talebini 174.200,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle Ankara 13. İdare Mahkemesinin 2008/353 Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonucu projenin durdurulduğu, ardından 24/06/2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararı ile Dikmen Vadisi Son Etap Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı olarak ilan edildiği, buna göre Belediye Meclisince alınan 09/08/2010 tarih ve 2241 sayılı karar ile uygulama esasları belirlenerek projeye tekrar başlandığı, evvelce yapılan anlaşma ve sözleşmelerin yürürlüğünün devam etmesi ve sözleşmeler gereğince kesintiye uğrayan karşılıklı ödemelerin devamına karar verildiği, bu nedenle dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacıya iade edilmediği, ayrıca davacı yanca ödenen 72.075,00 TL bedel karşılığında taahhüdün yerine getirilmediği gibi taşınmaza fiilen el atıldığı gerekçesi ile bu miktarın da iadesine karar vermek gerektiği gerekçesi ile, davanın kabulüne, taşınmazların devir tarihi itibariyle değerleri toplamı 174.200,00 TL’nin devir tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, toplam 72.075,00 TL’nin her taksitinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, hissedarı olduğu taşınmazların Dikmen Vadisi 4-5 Etap Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında kamulaştırıldığını, ancak Kentsel Dönüşüm projesinin Ankara 13. İdare Mahkemesinin kararı ile imar planlarının iptal edildiğini, yapılan sözleşmelerin feshine karar verilmesi nedeniyle davalı idarenin fiilen ve hukuken taşınmazlardan yararlanma imkanı kalmadığını ileri sürerek, taşınmazın devir tarihi itibariyle değerinin tespiti ve tahsili ile ödediği taksit miktarlarının iadesi için eldeki davayı açmış, davalı davanın reddini dilemiş, mahkemece, davanın kabulü ile taşınmazların devir tarihi itibariyle değerleri toplamı 174.200,00 TL’nin devir tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, davalının temerrüde düşmesi için BK 101.maddesi(6098 Sayılı B.K 117. maddesi) gereğince ayrıca temerrüt ihtarı gerekir. Davacı, dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edememiştir. Hal böyle olunca mahkemece, hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, taşınmazların devir tarihinden itibaren faiz işletilmesi, usul ve yasaya aykırı olup,ı bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. bendinde yazılı “devir tarihi itibariyle” cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine “dava tarihinden itibaren” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.