10. Hukuk Dairesi 2025/9308 E. , 2026/1428 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2254 E., 2025/747 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/446 E., 2023/408 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rap…
10. Hukuk Dairesi 2025/9308 E. , 2026/1428 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2254 E., 2025/747 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/446 E., 2023/408 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 14.08.2017 tarihinde davalı iş yerinde tır şoförü olarak çalışırken iş kazası geçirdiğini, normal şartlar altında deneyimli bir sürücü olan müvekkilinin boş bir yolda bu kazayı yapmış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, kazanın meydana gelmesine aracın tekerinin patlamasının sebebiyet verdiğini belirterek; iş kazası sonucu işgücü kaybı nedeniyle şimdilik 100,00 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu kazanın tamamen davacının kusurlu eylemi nedeniyle, davacının kendisine teslim edilen araç ile seyir halinde iken aşırı hızla araç kullanması sebebiyle meydana geldiğini, müvekkilinin araçlarının düzenli olarak bakımlara tabi tutulduğunu ve gerekli olan tüm işlemlerin yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davaya konu iş kazasının 14.08.2017 tarihinde saat 03:30 sıralarında davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki çekici ile seyir halinde iken kaza mahalli olan virajlı yol bölümüne geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybedip sağ taraftan bariyerlere çarpıp yol dışı kalması şeklinde meydana geldiği, davaya konu iş kazası nedeniyle davalının kusurlu olmadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına alınan 06.06.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda iş güvenliği mevzuatı ve tanık beyanları da dikkate alınarak davacının kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu yönündeki tespiti sonrası takoğraf kayıtları incelemesi sonrası takoğraf kaydında tespit edilen tüm saat diliminde davacının çalıştığının kabulü ile düzenlenen 17.02.20 22... .11.2022 tarihli bilirkişi raporlarında davacının %60 davalı işverenin %40 kusurlu olduğu yönünde tespit yapılmış ise de işbu raporların düzenlenme tarihi sonrası davalının davacının vardiyalı çalıştığı ve araçtaki takoğrafa göre sürenin tamamında davacının çalışmadığı yönündeki itirazı üzerine takoğraf kayıtları üzerinde yeniden yapılan incelemede takoğraf cihazına ehliyet takılmadığını ve kaza günü tespit edilen sürenin tamamında aracı davacının sürdüğünün bilgisine erişilmediğinin tespiti üzerine mahkemece dosya kapsamına alınan 06.06.2021 tarihli kusur raporuna ve yine denetime elverişli olarak düzenlenmiş olan Kurumca davalılara karşı yöneltilen İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2022/335 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan 15.02.2023 tarihli kusur raporuna itibar edilerek davacının kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunu kabulü ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur raporunda iş kazası olayını yalnızca trafik kazası gibi değerlendirildiği, tanık beyanları ve diğer hususların göz ardı edildiği, araçta bulunan eksiklikler gibi hususların değerlendirmeye alınmadığı, mahkemece salt takograf kayıtları baz alınarak davalının kusurlu olmadığı kanaatine varıldığı, bahsedilen çalışma sürelerinde davacının çalıştığının aşikar olduğu, tanık beyanları ile bu hususun desteklendiği, ayrıca yine takograf kayıtlarına ilişkin çözümlemeden sonra dosyanın kusur raporuna gönderilmediğini, kanunda geçen dinlenme sürelerine riayet edilmeden çalıştırıldığını, manevi tazminat talebinin reddinin ise usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.