3. Hukuk Dairesi 2015/9360 E. , 2016/7271 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet ve ev eşyası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesi ile; ziynetlerin düğünden sonra…
**3. Hukuk Dairesi 2015/9360 E. , 2016/7271 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet ve ev eşyası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesi ile; ziynetlerin düğünden sonra davalının ailesi tarafından saklanmak üzere alındığını, geri verilmediğini, ziynetlerin ve ev eşyalarının davalı yanda kaldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak; ziynet eşyalarının ve ev eşyalarının aynen iadesine; olmaz ise, bedelinin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; ziynetlerin davacının ailesinin kasasında saklandığını, davacının ev eşyalarını da alıp götürdüğünü belirterek; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacının ev eşyaları yönünden açtığı davanın kısmen kabulü ile, 1.495,00 TL eşya bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; davacının ziynet eşyaları yönünden açtığı davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı ispatlamakla yükümlüdür. Kural olarak, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Dava konusu kadına ait altınlar koca tarafından bozdurulup değişik amaçlarla kullanılmış olabilir. Çeşitli sebeplerle (ev veya araç alımı, evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı...) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına iadesi zorunludur. Somut olayda; davacı yan, ziynetlerin davalının annesinde kaldığını; davalı yan ise, ziynetlerin davacının ailesinin kasasında saklandığını ileri sürmüştür..