Başvuru, işe iade talebiyle açılan davada adil yargılanma hakkı kapsamında masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işe iade talebiyle açılan davada adil yargılanma hakkı kapsamında masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, TNS Piyasa Araştırma Danışmanlık ve Ticaret A.Ş. unvanlı firmada finans müdürü olarak çalışmakta iken, 14/12/2011 tarihinde Üsküdar Başsavcılığı tarafından gözaltına alınmış, başlatılan ceza soruşturması neticesinde tacir ve şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak, edimin ifasına fesat karıştırma, özel belgede sahtecilik suçlarından hakkında27/8/2012 tarihinde kamu davası açılmıştır. İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/307 sayılı dosyası ile görülmeye başlanan davada anılan Mahkemenin 14/3/2017 tarihli kararıyla başvurucunun beraatine hükmedilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 17/7/2017 tarihli kararıyla beraat hükmü kesinleşmiştir. Başvurucunun iş akdi, işveren tarafından 'doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarının tespiti' nedeniyle işçi ve işveren arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle 16/1/2012 tarihinde feshedilmiştir. Başvurucu 27/1/2012 tarihinde İstanbul İş Mahkemesinde (İş Mahkemesi) işe iade talebiyle dava açmıştır. Mahkeme 2/4/2013 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Anılan karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 28/6/2013 tarihli kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Başvurucu 21/4/2017 tarihinde, iş akdinin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, hakkında açılan ceza davasında Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından organize edilmiş bir kumpas kapsamında haksız yere yargılandığını, ceza davasında 14/3/2017 tarihi itibari ile beraat etmiş olduğunu belirterek, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesine dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. İş Mahkemesi 18/10/2017 tarihli kararı ile davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak olarak gösterilen hususların yargılamanın yenilenmesini gerektiren sebepler olmadığı gerekçesi ile talebi reddetmiştir. Başvurucunun anılan karara yönelik istinaf talebi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin 10/1/2018 tarihli kararıyla; dosyada yargılamanın yenilenmesi davası açıldığı tarihte bahsedilen İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın henüz kesinleşmediği, öte yandan davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi için ileri sürülen husuların da yasada yargılamanın iadesi sebepleri arasında düzenlenmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesinin 26/11/2018 tarihli kararıyla hüküm bozulmuştur. Bozma gerekçesinde; davacının yargılamanın iadesi talebinin ceza davasında verilen beraat kararının kesinleşmediği gerekçesi ile reddedildiği ancak Mahkemece ceza dosyasının incelenmediği ve bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı belirtilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un bekletici sorun başlığı altında düzenlenen maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre, bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılamanın bekletilebileceği vurgulanmıştır. Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak gösterilen ceza davasının sonradan öğrenilen bir delil niteliği taşımadığı ifade edilmiştir. Ayrıca, işe iade talebinin reddine ilişkin kararın gerekçesinde bu ceza davasının belirtildiği ve sonucunun neden beklenmesi gerekmediğinin gerekçesinin de gösterildiği vurgulanmıştır. Tarafların işe iade davasının görüldüğü sırada ceza davasından haberdar olduğu ve mahkemece de bu hususun değerlendirildiği belirtilerek, dayanılan ceza mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun maddesi kapsamında iade-i muhakeme sebebi sayılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine hükmedilmiştir. Anılan karar istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek 16/9/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu 8/11/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.