İSTİNAF KARAR TARİHİ : 16/02/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 18/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 15.02.2019 tari…
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN: ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 10/10/2025 NUMARASI : ... Esas DAVACI : ...... VEKİLLERİ : Av... Av...Av...Av... Av... DAVALI : ...... VEKİLLERİ : Av.... Av... DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak TALEBİN KONUSU : İhtiyati haciz tesisi İSTİNAF KARAR TARİHİ : 16/02/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 18/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 15.02.2019 tarihli "Anahtar Teslimi Kazan Sözleşmesi" başlıklı sözleşme düzenlendiğini, sözleşme uyarınca, davalı iş sahibinin basic dizaynlarla birlikte işin yapımına esas olan projeyi, teknik şartnameyi ve diğer belgeleri ihtara rağmen müvekkiline göndermediğini, bu nedenle işi başlanamadığını, bu aşamada müvekkili tarafından işin ifasına yönelik harcamalar yapıldığını, müvekkilinin uzunca bir süre davalının edimlerini yerine getirmesinin beklendiğini, edimlerini yerine getirmeyen davalının eylemli olarak sözleşmeyi feshetmiş sayılması gerektiğini, ayrıca davalının, taraflar arasındaki bir dizi ihtardan sonra, haksız bir biçimde sözleşmeyi feshettiğine ve ödediği avansın iadesine ilişkin ihtarname gönderdiğini, müvekkili tarafından davalının gönderdiği avansın çok üzerinde harcamalar yapıldığını, ayrıca sözleşmeye dayalı olarak davalıya 655.000,00 USD tutarlı teminat mektubu verildiğini, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle müvekkilinin kâr kaybı zararına uğradığını ve yaptığı bir takım harcamalar nedeniyle menfi zarara uğradığını ileri sürerek, teminat mektubunun davacı şirkete iadesine, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız yere eylemli olarak feshedildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız fesih nedeniyle uğranılan 100.000,00 TL müspet zararının davalıdan tahsiline, müspet zarar talebinin kabul edilmemesi halinde 100.000,00 TL menfi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işin ifasına ilişkin tüm teknik verilerin davacıya verildiğini, sözleşmeye göre müvekkilince dava dışı ...... firmasına hazırlatılacak olan basic dizaynın yalnızca kazanın basınç kısmına ilişkin olduğunu, basic dizaynlar hazırlatılarak davacıya peyder pey teslim edildiğini, diğer tüm projelerin hazırlanmasının davacı yüklenicinin sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini yerine getirdiğini, verilmediği iddia edilen projeler olmadan, davacının projeye özel olarak üretilen bir kısım malzeme ve ekipmanı almasının mümkün olmadığını, nitekim bu kapsamda alınmış ya da üretilmiş bir malzeme de bulunmadığını, davacının, basic dizayndan tamamen bağımsız olan kendi sorumluluğundaki işlere de sürekli bahaneler üreterek başlamadığını, sözleşmede belirlenen sürenin dava tarihi itibariyle sona ermediğini, sözleşmenin feshedilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının taleplerinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davacı vekili 08/10/2025 tarihli ihtiyati haciz dilekçesinde özetle; Davaya konu taleplerden birinin davalıya 15.02.2019 tarihli sözleşmenin 6.1. maddesi uyarınca teslim edilen 655.000,00 USD bedelli, 3 yıl süreli kesin teminat mektubunun müvekkili şirkete iade edilmesi olduğunu, teminat mektubunun yargılama sırasında nakde çevrilmesinin önlenmesi amacıyla mahkemece 20.06.2020 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verilmişse de mahkemece verilen 11.03.2023 tarihli kararla tedbirin kaldırıldığını, davalı şirketin teminat mektubunu nakde çevirdiğini, bu durumda bu husustaki talebinin davalı şirketin haksız yere uhdesinde bulundurduğu 655.000,00 USD’nin istirdatına yani para alacağına dönüştüğünü, Ankara BAM, ... Hukuk Dairesinin ... E. ... K. numaralı 4.2.2020 tarihli ilamı da aynı yöne ilişkin olduğunu, Yargıtay’ın ilamından da anlaşılacağı üzere davalı şirket haklı bir sebebe dayanmadan edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmeyi eylemli olarak feshettiğini, davalının yargılama esnasında müzayaka haline düşmesi halinde müvekkili şirketin teminat mektubu bedelini tahsil imkânı kalmayacağını, alacağın teminat altında olmadığını ileri sürerek, davacının teminat mektubu bedeli olan 655.000,00 USD alacağı için herhangi bir teminat istenmeksizin, davalının teminat mektubu tutarı olan 655.000,00 USD’ye yeter miktarda menkul, gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2025 tarihli ara kararında; "...2004 s. İİK.nın 257/1. maddesine göre, "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." 2004 s. İİK.nın 258. maddesine göre, "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur." Somut olayda; ihtiyati haciz talep edenin alacağın varlığı ve miktarı yönünden yaklaşık ispata elverişli delilleri ibraz etmek zorunda olduğu, ibraz edilen delillerin yaklaşık ispata elverişli olmadığı, dolayısıyla ihtiyati haciz şartlarının mevcut olmadığı sonucuna varıldığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ilamında, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı tarafından müvekkiline verilmesi gereken teknik şartnamelerin müvekkiline hiç verilmediği, basic dizaynlarınsa kısmen teslim edildiği kabul ettiğini, kısmen verildiği söylenen basic dizaynlar da ancak taslak niteliğinde olup davacının bunlara dayalı olarak herhangi bir çalışma yapmasının mümkün olmadığını, Yargıtay ilamı ile tespit edilen hususlar davalının davacı ile akdettiği sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini gösterdiğini, ilama uyulmasıyla bu hususlar maddi vakıa halini aldığını, dolayısıyla ihtiyati haciz taleplerinde aranan yaklaşık ispat koşulu, yargıtay’ın ilamıyla gerçekleşmiş olduğunu, sözleşme gereği davalı kendisine teslim edilen teminat mektubunu ancak davacının temerrüte düştüğü takdirde nakde çevrilebileceğini, davalının edimlerini yerine getirmediğinin Yargıtay kararıyla sabit olmakla birlikte hangi tarafın temerrüde düştüğü hususunda yargılama devam ettiğini, bu sebeple davalı şartları gerçekleşmeden teminat mektubunu nakde çevrildiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesinden ötürü doğan alacağın muaccel olduğunu, yaklaşık ispatın da gerçekleştiği sabit olduğunu belirterek, istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkemece ihtiyati haciz isteminin reddine dair kararın kaldırılarak davalının borcunu karşılayacak miktarda menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; eser sözleşmesinden kaynaklan sair taleplerle birlikte teminat mektubunun iadesi (nakde çevrildiğinden bedelin iadesi) istemi ilişkin olup, talep ise alacağın teminat altına alınması için ihtiyati haciz talebine ilişkindir. İİK'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü mevcuttur. İhtiyati haciz kararları esas hakkında kesin bir kanaat oluşmadan ve tam bir ispat aranmadan verilen geçici nitelikte hukuki korumaya ilişkin kararlardır. Diğer bir anlatımla ihtiyati haciz, devam etmekte olan dava sonunda davacının alacağının tahsilini garanti altına almak için davalının mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İİK.258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken: alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp, yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulduğunun kabul edilmesidir. Somut olayda ise, bozma ilamında da belirtildiği üzere tarafların kusur durumlarının tespiti gerektiği, bu durumda da alacağın yargılamayı gerektirdiği, şu aşamada yaklaşık ispat koşulunun bulunmadığı ve böylece İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz koşulları mevcut olmadığı gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 10.10.2025 tarihli ara karar usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.16/02/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸