4. Hukuk Dairesi 2022/811 E. , 2024/10705 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2062 E., 2021/2022 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/36 Esas – 2021/211 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından haz…
**4. Hukuk Dairesi 2022/811 E. , 2024/10705 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2062 E., 2021/2022 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/36 Esas – 2021/211 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kurum müfettişleri tarafından Konya ilinde faaliyet gösteren dava dışı ....'a ait .... Eczanesi hakkında yapılan soruşturma sonucu 13.04.2012 tarihli soruşturma raporu tanzim edildiğini, raporda ... Eczanesi sahibi ... ile eczane çalışanı ... ve davalı Dr. ...'nun organize bir şekilde geçersiz ve sahte reçete tanzim ve kuruma ibraz etmek suretiyle kurumu dolandırdıklarının tespit edilmesi üzerine 2009 Eczane Protokolünün 6.3.16 ve 6.3.19 maddeleri uyarınca kurumla olan sözleşmesinin 2 yıl süre ile feshedildiğini ve kurumun uğramış olduğu 566 adet sahte reçete bedeli olan 51.540,83 TL kurum zararının ilgililerden tahsilinin istendiğini, ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 51.540,83 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı kurum müfettişleri tarafından hazırlanan raporun soyut iddialardan ve subjektif değerlendirmelerden ibaret olduğunu, davacı kurumun iddialarının yasal dayanağının bulunmadığını, davalı hakkında ceza davası açılması halinde bu davanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.11.2018 tarih, 2015/404 esas ve 2018/482 sayılı kararı ile; davalı doktorun yazdığı iddia olunan ve gerçeği yansıtmadığı bildirilen bir kısım reçetelerden dolayı kurumun ödeme yapmak suretiyle zarara uğratıldığının ileri sürüldüğü, soruşturma dosyasında dava konusu reçetelerin davalı doktor tarafından düzenlendiğinin kesin olarak tespit edilemediği ve davalı hakkında görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dosya kapsamı ile davalının hukuka aykırı fiil ve eylemi olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2019 tarih, 2019/33 esas ve 2019/49 sayılı kararı ile; dava dilekçesinde organize bir şekilde geçersiz ve sahte reçete tanzim ve kuruma ibraz etmek suretiyle kurumu dolandırdıklarından bahisle üç davalıdan 566 adet sahte reçete bedeli olan 51.540,83 TL kurum zararının müteselsilen tahsilinin talep edildiği, davalı doktor ... hakkındaki davanın tefrikine karar verildiği ve diğer müteselsilen tahsili istemli dava açılan ... ve ... hakkında ise Konya 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/534 esas sayılı dosyası üzerinden karar verildiği, bu dosyanın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nde temyiz incelemesi aşamasında olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince, çelişkili kararların ortaya çıkmasını engellemek ve hukuk güvenliğini sağlamak açısından Konya 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/534 esas sayılı dosyasının Yargıtay'dan dönüşünün beklenmesi ve bu kararın kesinleşmesine kadar işbu davanın bekletici mesele yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın gösterilen biçimde değerlendirme ve işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bekletici mesele yapılmasına karar verilen Konya 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/534 esas ve 2015/146 karar sayılı dosyasında, davacı ... tarafından davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın, davaya konu sahte reçetelerin düzenlenmesinde herhangi bir eylemlerinin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, davacı ... tarafından davalı ... aleyhine eczane protokolüne ilişkin sözleşmenin feshi, cezai şart ve mahsup işlemlerinin iptali istemine ilişkin birleşen davanın ise kabulü ile davacı ... hakkında uygulanan fesih, cezai şart ve mahsup işlemlerinin iptaline karar verildiği, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 23.05.2019 tarih, 2018/1655 esas ve 2019/6498 karar sayılı ilamı onanmasına karar verildiği ve karar düzeltme isteminin reddi ile hükmün 22.04.2021 tarihinde kesinleştiği, ayrıca davalı hakkında kurumu zarara uğratmak, sahte reçete düzenlemek suçundan dolayı hakkında açılmış, davalının mahkumiyeti ile sonuçlanan ve kesinleşen ceza davası olmadığı gibi Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davalının davacı ... zarara uğrattığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu reçetelerin davalı ...'nun eli mahsulü olduğu ve müvekkil kamu kurumunu zarara uğrattığının dosya içeriği ile sabit olduğunu, reçetelerde hasta olarak gözüken kişilerin yazılan ilaçlardan haberleri olmadığını, kendilerinin muayene olmadıklarını, reçetede yazılı ilaçlardan almadıklarını ve böyle bir hastalıkları olmadığı hususlarında ifadeleri bulunduğunu, müvekkil kurum müfettişlerince alınan ifadelerde de bu hususların açıkça görüldüğünü, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ve davacı kurum bu tür davalarda yasal hasım olup her halükarda aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, geçersiz ve sahte reçete tanzim ve kuruma ibraz etmek suretiyle meydana geldiği ileri sürülen kurum zararının tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.