10. Hukuk Dairesi 2025/12140 E. , 2026/836 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1851 E., 2025/493 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 24. İş Mahkemesi SAYISI: 2021/4 E., 2024/180 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl-birleşen davaların davalılarından .... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenle…
10. Hukuk Dairesi 2025/12140 E. , 2026/836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1851 E., 2025/493 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 24. İş Mahkemesi SAYISI: 2021/4 E., 2024/180 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl-birleşen davaların davalılarından .... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde, müvekkilinin davalılardan ... ve ... San. ve .... A.Ş.'nin alt işvereni olan ... San. .... Ltd. Şti.'ye ait işyerinde çalışırken 02.08.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda yaralandığını ve sakat kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin kusurlu olduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi kayıplarının bulunduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000.00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen Bakırköy 31.İş Mahkemesinin 2017/222 E. Sayılı dosyasında dava dilekçesinde, maddi tazminat yargılamasının yapıldığı Bakırköy 24.İş Mahkemesinin 2014/232 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, meydana gelen iş kazası neticesinde müvekkilinin % 12,20 oranında sürekli iş göremezlik halinin ortaya çıktığını, bu itibarla manevi bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini, açılan iş bu davanın Bakırköy 24.İş Mahkemesinin 2014/232 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davacı vekili birleşen Bakırköy 10.İş Mahkemesinin 2023/219 E. sayılı dosyasında dava dilekçesinde, müvekkilinin, davalı ... ... ... Sanayi Ticaret ve ... Şirketi'nde 19.07.2013 tarihinde montaj ustası olarak çalışmaya başladığını, davalı ... tarafından tüm aktif ve pasifleriyle birlikte devralınan ... Makina ve ... Sanayi ve ... Şirketi, ... ... Şirketi - ...ve ... Şirketi ... Ortaklığı yüklenimindeki ... ...'de bulunan ... projesinin asansör işlerini yüklendiğini ve bu işi asıl işveren - alt işveren ilişkisi içerisinde davalı ... ... ... Sanayi Ticaret ve ... Şirketi'ne vermiş olduğunu, müvekkilinin gerçekleşen iş kazasında kusursuz olduğunu, sürekli iş gücü kaybının %12,2 olduğunu, kaza tarihinde net 1.300,00 TL aylık ücret aldığı bilgileri doğrultusunda müvekkilinin yaşanan iş kazası nedeniyle bugün itibariyle maddi zararının 821.058,09 TL olduğunun belirlendiğini, Bakırköy 24. İş Mahkemesine sunulan ıslah dilekçesinde maddi tazminat taleplerini 180.762,50 TL'ye yükselttiklerini bugün itibariyle talep dışında kalan 640.295,59 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile işbu davanın Bakırköy 24. İş Mahkemesinin 2021/4 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılardan ... San. .... Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır. 2.Davalı ... ve ... San. ve .... A.Ş. (... Ünvanı ... ... ve ... Sanayi ve ... Şirketi) cevap dilekçesi ile davacının kaza geçirdiği projenin müvekkili tarafından yürütülen bir proje olmadığını, işverenin dava dışı .... ve .... ve .... A.Ş olduğunu, bu iki şirketin birbirinden bağımsız iki ayrı hükmi şahsiyet olduğunu beyanla müvekkili yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, davanın esası hakkındaki cevaplarında ise kazanın oluşumunda ne müvekkilinin ne de dava dışı .... ve .... ve .... A.Ş.'nin herhangi kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacının iş gücünün azaldığı ve malul kaldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1.Asıl davanın kısmen kabulü ile Net 159.269,86 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... ve .... A.Ş. ve ... San. .... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, b)Asıl davanın ... ... ve ... San. ve .... A.Ş. yönünden HMK 124 gereği husumetten reddine, tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla (Bakırköy 24. İş Mahkemesinin 2014/232 E. 2018/324 K. sayılı ilamı) 2.Birleşen Bakırköy 31.İş Mahkemesinin 2017/222 E. sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulüne, a)Net 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... ve .... A.Ş. ve ... San. .... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, b)Birleşen davanın ... ... ve ... San.ve .... A.Ş. yönünden HMK 124 gereği husumetten reddine, tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla (Bakırköy 24. İş Mahkemesinin 2014/232 E. 2018/324 K. sayılı ilamı) 3)Birleşen Bakırköy 10.İş Mahkemesinin 2023/219 E. sayılı dosyası yönünden davanın reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...San. ve .... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ...San. ve .... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacının, müvekkili şirket tarafından istihdam edilmediğini, müvekkili şirket ile davacının çalışanı olduğunu belirttiği diğer davalı... arasında bir asıl işveren- alt işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, asansör temin ve montajı sözleşmesinin tarafı olan müvekkilinin, işbu sözleşmeyi tüm hak ve borçlarıyla diğer davalı ...'ye devrettiğini, dolayısıyla; müvekkilin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kusura ilişkin sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirkete, kusur atfedilerek hüküm kurulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, somut olayda üçüncü kişinin ağır kusurunun mevcut olduğunu, bu durumun, dava konusu olay ile müvekkili şirket arasındaki illiyet bağını kestiğini, bu hususa ilişkin itirazları değerlendirilmeksizin verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, ( o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi ..., mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (...-..., ...Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( ..., Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s.288). Ticaret şirketlerinin taraf ehliyetinin son bulması konusuna ilişkin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun “Tüzel kişiliğinin devamı” başlıklı 269. maddesine göre “ (1) ... hâline giren şirket, ortaklarla ilişkilerinde de 293. madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, ehliyeti ... sonuna kadar bu amaçla sınırlı olarak tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını buna “... hâlinde” ibaresini ekleyerek kullanmakta devam eder.” yine aynı Kanunun “Tasfiyenin sonu” başlıklı 303. maddesinde; “ (1) Tasfiyenin sona ermesi üzerine, şirketin ticaret unvanının sicilden silinmesi ve bunun tescil ve ilanı için durum, ... memurları tarafından Ticaret Sicili Müdürlüğüne bildirilir.” denilmektedir. Bir ticaret şirketinin, taraf bulunduğu bir dava devam ederken şirket ... haline girerse, şirketin taraf ehliyeti son bulmaz. Zira, şirketin tüzel kişiliği ... amacıyla sınırlı olmak üzere devam eder. Şirket, davada taraf olarak kalmayı sürdürür; yalnız, şirket davada ... memurları tarafından temsil edilir (..., Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. I, ... 2001, s. 935, aynı yönde görüş için ..., ...Hukuku Dersleri, 6. Bası, ... 1975, s. 209 ). Ancak ortaklık, ticaret sicilinden kaydı silininceye kadar tüzel kişiliğini korur. Bu nedenle, gerek infisah gerekse fesih kararı, ortaklığın sonunu değil, ... işlemlerinin başlangıcını ifade eder (..., Şirketler Hukuku ... Esaslar, 10. Baskı, 2011, s. 511; ..., Kanunu Şerhi, C. II, 4. Baskı, 2004, s. 1309) Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2009 gün ve 2009/11-173 Esas -2009/247 Karar sayılı ve 14.3.2012 tarih ve Esas 2011/12-8 50... /147 sayılı ilamlarında da; iflas eden şirketin ticaret sicilinden kaydı silinmekle dava ve taraf ehliyetinin sona ereceği kabul edilmiştir. Somut olayda; dosya kapsamına alınan bilgi ve belgelere göre, davalılardan .... .... Ltd. Şti.'nin ... işlemlerinin tamamlanarak 11.08.2021 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşılması sebebiyle, taraf ehliyeti bulunmayan şirket aleyhinde hüküm kurulmuş olduğundan, davalı .... .... Ltd. Şti. hakkında işbu dosya için ihya işleminin yapılması gerekmekte olup bu kapsamda ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle şirketin ihyasına dair karar alınıp ve bu kapsamda ... memuru da belirlenmek suretiyle usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, davalı .... A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının sair temyiz itirazları incelenmeksizin BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek ... ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi