12. Ceza Dairesi 2024/1653 E. , 2025/1793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/319 E., 2023/285 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat- Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz istekleri
**12. Ceza Dairesi 2024/1653 E. , 2025/1793 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/319 E., 2023/285 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat- Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan beraat, sanık ...'ın taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1.a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen hükümler, sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.06.2018 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilmiş, sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan beraat, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ise taksirle öldürme suçundan taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz istemleri hakkında hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ...'ün temyiz isteği; kusurunun bulunmadığına, şartları olduğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin, erteleme uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, zamanaşımının dolduğuna, Mahkemece TCK'nun 66. Gereğince Dava Zamanaşımı ve TCK'nun 68/1-e maddesi gereğince ceza zamanaşımının dikkate alınmamasının yanlış olduğuna ilişkindir. B. Sanık ...'ın temyiz isteği; kusurunun bulunmadığına, şartları olduğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin, erteleme uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, zamanaşımının dolduğuna, Mahkemece TCK'nun 66. Gereğince Dava Zamanaşımı ve TCK'nun 68/1-e maddesi gereğince ceza zamanaşımının dikkate alınmamasının yanlış olduğuna ilişkindir. C. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kazanın meydana geldiği Kayseri İli ... mevki kısmı ... elektrik şebekesinin ön projesinin sanık tarafından hazırlandığına, uygulama projesinin yüklenici tarafından hazırlanacağı varsa hataların düzeltilebileceğine dair kayıt düşüldüğüne, Yargıtay bozma ilamında işaret olunduğu üzere ... Genel Müdürünün şüpheli olarak dosyada yer almasının gerektiğine, iddianamenin eksik hazırlandığına, sanığın kusurunun bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanıkların kusur derecelerinin tesbiti ve ona göre ceza tayini gerektiğine, teşdit uygulanırken alt hadden ayrılma gerekçesinin belirtilmesinin gerektiğine, mahkumiyet kararının yasa ve yönteme uygun olmadığına ve bozulması gerektiğine ilişkindir. D. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığına, zamanaşımının dolduğuna, Mahkemece TCK'nun 66. Gereğince Dava Zamanaşımı ve TCK'nun 68/1-e maddesi gereğince ceza zamanaşımının dikkate alınmamasının yanlış olduğuna ilişkindir. E. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; aralarında menfaat çatışması bulunmasına rağmen sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin aynı müdafi ile temsil edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanık ... ...'ın yokluğunda karar verilmesinin yasa ve yargıtay içtihatlarına aykırı olduğuna, sanığın kaza tarihinde ...'da şantiye şefi olarak çalıştığına, ... şantiyesi ile görevlendirmesinin bulunmadığına, iş mahkemesi tarafından sanığın kusursuz olması nedeniyle davanın husumetten reddine dair karar verildiğine, kararın kesinleştiğine, sanığın hiçbir kusuru bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi yönde kanaat oluşması halinde sanık lehine hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir. F. Katılan vekilinin temyiz isteği; Yargıtay bozma ilamında tespit olunan eksikliklerin giderilmediğine, sanık ...'in de cezalandırılması gerektiği halde, sanık hakkında gerekçe sunulmadan beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın kusurlarının ağırlığına bakılmaksızın aynı cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, verilen cezaların hafif olduğuna, takdiri indirim uygulanmasına, ölene kusur tayin edilmesinin hatalı olduğuna, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölen ...'ın ... Elektrik İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti'nde işçi olarak çalıştığı ve olay günü ilçede bulunan bir elektrik hattının çekim işinde işçi olarak çalışırken elektrik akımına kapılarak direğin üzerinden düştüğü ve meydana gelen kaza neticesinde ...'ın öldüğü olayda; sanık ...'ın ... Elektrik İnşaat San. Ve Tic. Lim. Şirketinde ünvanlı yüklenici firmanın yetkili ve sorumlu iş vereni ve teknik müdürü olduğu, yüksek gerilim hatlarının yakınında yapılan çalışmalar sırasında yeterli denetim ve gözetim yaptırması, yüksek gerilim hatlarının yakınında yapılan çalışmalar sırasında iş güvenliği önlemlerinin alınmasını sağlaması, elektrik kuvvetli akım testlerinde yüksek gerilim altında çalışma izin belgesi olmayan işçilerin çalışmalarına izin vermemesi, elektrik hatlarında çalışacak işçilerin yeterli biçimde eğitilmesini sağlaması, çalışmalara başlamadan önce her yönden gerilimin kesilmesini yeterli denetim ve gözetim yaptırarak sağlaması, çalışma yerlerini besleyen tüm hatların giriş ve çıkışlarının topraklamasının yapılmasını sağlaması, hattı besleyen tüm noktaların topraklaması yapılmadan çalışılmasına müsaade etmemesi, yüksek gerilim tesisinde yapılan bakım ve onarım çalışmaları sırasında tüm çalışmaların yetkili ve tecrübeli elektrik mühendisinin sorumluluk ve teknik gözetimi altında yapılmasını sağlaması, gerekli tüm tedbirlerin alınmasını sağlamadan çalışılmasına müsaade etmemesi, direğe çıkmak için uygun izoleli sepetli araç kullandırması, direkte yapılan çalışmalar sırasında gerekli önlemleri aldırması, bu işlemleri iş uygulamasına dönüştürmesi gerekli olduğundan bahisle asli derecede kusurlu olduğu, sanıklar ... ve ...'ın sorumlulukları bulunmadığından ve sorumlulukları teknik müdür ...'a devrettiklerinden bu olayın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı, ayrıca sanıklar ... ve Yücel ...'ın alabilecekleri bir tedbir olmadığından kusurlarının bulunmadığı kabul edilmiş ve sanıklar sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın beraatine, sanık ...'ın taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin verilen kararların, sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.06.2018 tarihli ilâmıyla; "...Maktül ...'ın ... Elektrik İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti'nde işçi olarak çalıştığı ve olay günü ilçede bulunan bir elektrik hattının çekim işinde işçi olarak çalışırken elektrik akımına kapılarak direğin üzerinden düştüğü ve meydana gelen kaza neticesinde ...'ın hayatını kaybettiği somut olayda; öncelikle haklarında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilen Kayseri ve Civarı Elektrik T.A.Ş. yetkilileri hakkında suç ihbarının sonucu araştırılarak, kamu davası açılması halinde dosyaların birleştirilmesi sonrasında, tüm sorumlular hakkında, gerekmesi halinde yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle sanıkların ve diğer tüm sorumluların hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması ile 2009/768 soruşturma sayılı dosyada şüpheli ... hakkında verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müştekilere usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediğinin dosya kapsamından anlaşılamaması sebebiyle, söz konusu kararın usulüne uygun şekilde kesinleştirilip kesinleştirilmediğinin araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, uyma kararı verilerek sanıkların savunmaları alınmış, 14/08/2018 günü tensip zaptı ile birlikte Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda Cumhuriyet Savcılığına tüm sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, Cumhuriyet Başsavcılığınca Kayseri ve Civarı Elektrik AŞ'den söz konusu işle ilgili bilgi ve belgelerin gönderilmesi üzerine, olay nedeni ile kusur raporu tanzim edilmesi için dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, 01/04/2019 tarihinde bilirkişinin raporunun hazırlandığı, Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan bilirkişi raporunda daha önceden haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen şüphelilerinde kusurlarının olduğunun bildirildiği bunun üzerine 02/09/2019 tarihinde daha önce haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen sanıklar ... ve ... hakkında verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 5271 sayılı CMK m. 172/2 maddesi uyarınca kaldırılmasının İncesu Sulh Ceza Hakimliğinden talep edildiği, İncesu Sulh Ceza Hakimliğinin 05/11/2019 gün ve 2019/221 d.iş sayılı dosyasından ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usulüne uygun şekilde taraflara tebliğ edilerek kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin belgelerin dosya arasında bulunmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, bunun üzerine 07/02/2011 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın taraflara tebliğ edildiği ve 12/02/2020 tarihinde yeniden İncesu Sulh Ceza Hakimliğinden haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilenler ... ve ... hakkında verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 5271 sayılı CMK 172/2 maddesi uyarınca kaldırılmasının talep edildiği, 14/02/2020 gün ve 2020/29 d.iş sayılı karar ile İncesu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/768 soruşturma sayılı dosyasından ... ve ... hakkında verilen 07/02/2011 günlü ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verildiği, Kayseri Civarı Elektrik AŞ tarafından söz konusu projenin sürveyan sorumlusu olarak bildirilen sanıklar ...'ın ve kontrol mühendisi olarak bildirilen ...'ün şüpheli olarak ifadelerinin alındığı, mahkemece oluş ve kabule uygun 18.07.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; sanıklar ..., ... ve ...'ın, ... Elektrik İnşaat San. Ve Tic. Lim. Şirketinde ünvanlı yüklenici firmanın yetkili ve sorumlu iş vereni müdürü olduğu, her birinin ayrı ayrı müdür olması sebebiyle müteselsilen sorumlu olduğu, ancak ...'ın ve ...'ın ifadelerinde söz konusu işi kendilerinin aldıklarını ifade etmeleri ve ...' ın ifadesinde işi çocukları ... ve ...'ın yürüttüğünü ifade etmesi sebebiyle her ikisinin müteselsilen sorumlu olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun, Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliğinin, İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğünün, Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliğinin, Elektrik Tesislerinde Emniyet Yönetmeliğinin, Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğünün, Yapı İşlerinde Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliğinin yukarıda verilen ilgili bütün maddelerine aykırı davrandığı ve sorumluluklarını yerine getirmediği , ... idaresinin proje sorumlusunun sanık Serdar Yararbaş olduğu, proje çizimi aşamasında AG hattı ile OG hattının kesiştiği yeri diğer projeleri de dikkate alarak tatbik etmesi gerektiği, iş bu kesişim noktasında düşey mesafenin düşük olması halinde bu alandan AG hattını yer altından geçirilmesi veya mümkünse güzergahın değiştirilerek kesişimin önlenmesi yada düşey mesafenin 2,00 metreden fazla olduğu yerden geçirilmesi hususlarında yeterli araştırma ve irdeleme yapmadığı dolayısıyla sorumluluğunu tam anlamıyla yerine getirmediği, idarenin söz konusu iş için görevlendirdiği kontrol şefinin sanık ... olduğu, olay tarihinde yıllık izinde olduğunu beyan etse de söz konusu işin yapımında OG elektrik hattının elektriğinin kesilmeden bölgede çalışma yapılmaması gerektiği yönünde yeterli tecrübeye sahip olduğu dikkate alınarak işin OG hattındaki elektriğin kesilmeden işe başlanmayacağını yükleniciye bildirmediği ve İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğünün, Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliğinin, Elektrik Tesislerinde Emniyet Yönetmeliğinin, Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı Ve Güvenliği Tüzüğünün, Yapı İşlerinde Sağlık Ve Güvenlik Yönetmeliğinin yukarıda verilen ilgili maddelerine istinaden güvenlik önlemi alınıp alınmadığını denetlemediği için sorumluluğunu tam anlamıyla yerine getirmediği, idarenin söz konusu iş için görevlendirdiği sürveyanın sanık ... olduğu, ifadesinde kazanın OG elektrik hattının elektriğinin kesilmeden bölgede çalışma yapılması sonucu meydana geldiğini ifade etmesi sebebiyle OG hattındaki elektriğin kesilmeden işe başlanmaması gerektiğini bir üst amirine bildirmesi gerekirken bildirmediği dikkate alındığında sorumluluğunu tam anlamıyla yerine getirmediği, ... yönünden ifadesinde kendisinin yüklenicinin şantiye şefi olduğunu kabul etmiş olup olay günü ÇORUM şantiyesinde olduğunu ifade ettiği, bu yönde mahkemece tanık dinlendiği, şantiye şefi sıfatını ifadesinde kabul etmiş olup iş ile ilgili çalışanlara sözlü bilgilendirmede bulunduğunu belirttiği, her ne kadar olay anında işin başında olmasa da yerine yapılan işi denetlemek için şirket çalışanlarından birini görevlendirmediği ve denetleme sorumluluğunu yerine getirmediği gibi projesinde AG hattı ile OG hattının kesiştiği alanı göz ardı ederek OG hattındaki enerjinin kesilmeden çalışma yapılmaması hususunda işverenini ve çalışanları uyarmadığı ve İş Sağlığı Ve Güvenliği Tüzüğünün, Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliğinin, Elektrik Tesislerinde Emniyet Yönetmeliğinin, Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı Ve Güvenliği Tüzüğünün, Yapı İşlerinde Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliğinin yukarıda verilen ilgili maddelerine istinaden güvenlik önlemi alınıp alınmadığını denetlemediği için sorumluluğunu tam anlamıyla yerine getirmediği, sanık ... yönünden ifadesinde kendisinin aynı iş yerinde farklı ildeki Çorum şantiyesinde çalıştığı, olayı telefonda öğrendiği dikkate alındığında söz konusu işle ilgili herhangi bir görev bağının bulunmadığı, ... yönünden alınan ilk ifadesinde iş yerindeki kullanılması gereken güvenlik ekipmanlarını almadan işe başladıklarını ifade ettiği, daha sonra ekipman verilmediğinden bahsettiği, dosya muhteviyatı incelendiğinde 5 kişilik ekibin başında kendisinin olduğu ve yaklaşık 3 yıldır işyerinde çalıştığı dikkate alındığında güvenlik ekipmanı olmadan çalışılmayacağını, AG hattı ile OG hattının kesiştiği alanı göz ardı ederek OG hattındaki enerjinin kesilmeden çalışma yapılmaması hususunu bilecek kadar tecrübeli olduğu düşünüldüğünde bu hususta işverenini uyarmadığı, çalışmadan kaçınmadığı ve İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğünün, Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliğinin, Elektrik Tesislerinde Emniyet Yönetmeliğinin, Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı Ve Güvenliği Tüzüğünün, Yapı İşlerinde Sağlık Ve Güvenlik Yönetmeliğinin yukarıda verilen ilgili maddelerine istinaden güvenlik önlemi alınıp alınmadığını denetlemediği için sorumluluğunu tam anlamıyla yerine getirmediğinin belirtildiği, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden raporun esas alındığı ancak sanık ... Yönünden sanık ...'ın 01/03/2019 tarihli beyanında şirketin bu işleriyle ...'ın sorumlu olduğunu, sanık ...'ın da aynı tarihli beyanında şirketin görev bölümü kararı gereği arazide yapılan işlemlerden kendisinin sorumlu olduğunu belirttiği ve noter onaylı şirketin görev bölümüne ilişkin 04/08/2009 tarihli karar metninde tüm elektrik ve inşaat yapım işlerinden teknik olarak sorumlu ve yetkili kişinin sanık ... olduğunun anlaşılması karşısında sanık ...'ın meydana gelen kazada sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilmiş, mahkemece sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan beraat, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ise taksirle öldürme suçundan taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, sanıklar ..., ... ve ...'ın kusurlarının bulunmaması gerekçe gösterilerek verilen beraat kararlarının mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanıklar hakkında hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının, TCK'nın 50/4-1-a maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilirken hatalı hesaplanması neticesinde sonuç adli para cezasının 760 gün karşılığı "15.200 TL" yerine, yazılı şekilde 750 gün karşılığı "15.000 TL" olarak eksik belirlenmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hüküm fıkralarında yer alan "15.000 TL" ibarelerinin, " TCK'nın 50/4-1-a maddeleri gereğince, 760 tam gün karşılığı 15.200 TL" olarak değiştirilmesi suretiyle hükümlerin oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2025 tarihinde karar verildi.