Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/751 E. , 2024/2806 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/751 Karar No : 2024/2806 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1-... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... 8- ... 9- ... 10- ... 11- ... 12- ... 13- ... 14- ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, tara
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/751 E. , 2024/2806 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/751 Karar No : 2024/2806 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1-... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... 8- ... 9- ... 10- ... 11- ... 12- ... 13- ... 14- ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıların yakını ...'ın 09/06/2014 tarihinde, Siirt ilinde vefatı olayında idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 500,00 TL maddi, (miktar artırımı ile toplam 39.886,21 TL) maddi, davacıların her biri için ayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere toplam 420.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayın meydana gelmesinde biber gazı kullanımına ilişkin hizmet kusuru bulunmadığı, olayın teröre müzahir bir grubun eylemine polisin karşı koyduğu sırada gerçekleştiği bu nedenle olayın terör olayı kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, uyuşmazlığın maddi tazminata ilişkin kısmının 5233 sayılı Kanun kapsamında, manevi tazminata ilişkin kısmının ise sosyal risk ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplanan 35.947,10 TL maddi tazminatın miras payları oranında davacılara ödenmesine, olay nedeniyle uğradıkları manevi zarara karşılık takdiren davacılara ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmına yönelik davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, kararın manevi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacılar için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, davacılar tarafından, davalı idareye genel hükümler uyarınca maddi ve manevi tazminat ödenmesi için başvurulduğu ve genel hükümler uyarınca tazminat istemiyle bakılan davanın açıldığı, bu nedenle davacıların maddi tazminat istemlerinin genel hükümlere göre irdeleme yapılıp karar verilmesi gerekirken, İdare Mahkemesince 5233 sayılı Kanun kapsamında tazminat miktarı belirlendiği gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmına yönelik tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile kararın maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca maddi tazminata ilişkin kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar vekili tarafından, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu, idare vekilinin avukat olmaması nedeniyle davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, müvekkiller için (lehe) ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, olayın meydana gelmesinde idarenin sorumluluğunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacıların iddiasına göre, yakınları ..., 09/06/2014 tarihinde, Siirt ilinde, ... inşaatlarını protesto amacıyla gerçekleştirilen terör olayları esnasında, kendi evinden oğlunun evine gitmek için yürüdüğü esnada, polis memurlarınca eylemci grubu dağıtmak için kullanılan biber gazından etkilenmiş, yolda durumu ağırlaşmış, biber gazından dolayı astım hastalığı tetiklenmiş oğlunun evine vardığında vefat etmiştir. Olayla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca E:... sayılı dosyada yürütülen ceza soruşturmasında alınan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu raporunda; müteveffanın ölümünün biber gazı maruziyeti sonucu kendisinde mevcut olan astım hastalığının tetiklenerek gelişen komplikasyonlar sonucu olduğu belirtilmiştir. Savcılık tarafından, ... sayılı dosyada, ... tarih ve ... sayılı karar ile şüpheliler hakkında, müteveffanın olayda doğrudan hedef alınmadığı, müteveffanın hastalığının polis memurlarınca önceden bilinerek hareket edilmesinin hayatın olağan akışında beklenilebilecek bir öngörü olmadığı gerekçeleriyle takipsizlik kararı verilmiştir. Bu karara müşteki tarafından itiraz edilmesi neticesinde, ... Sulh Ceza Hakimliğince, ... tarih ve Değişik İş No:... sayılı karar ile, dosyada kolluğun olaya müdahalesini gösteren video, krokinin bulunmadığı, olayda biber gazının hangi mesafeden atıldığı, haddinden fazla kullanılıp kullanılmadığının araştırılmadığı, biber gazlarının kullanıldığı yerden çevreye ne kadar mesafede etkisinin olduğu ve ne kadar süre bu etkinin devam ettiğine dair bilimsel bilgi edinilmediği gerekçeleriyle takipsizlik kararı kaldırılmıştır. Sulh Ceza Hakimliğince savcılığın verdiği takipsizlik kararının kaldırılmasının ardından, ceza soruşturmasının akıbetinin ne olduğuna ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Davacılar tarafından, 31/03/2015 tarihinde olayın meydana gelmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, genel hükümlere göre maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilmiş; 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir."; 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, olayla ilgili olarak yürütülen ceza soruşturmasının olayın aydınlatılması noktasında bakılan davaya etkisinin olacağı açıktır. Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince, savcılığın verdiği takipsizlik kararının kaldırılmasının ardından, ceza soruşturmasının akıbetinin ne olduğu araştırılmadan eksik incelemeyle karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, temyize konu kararda Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmı kaldırıldıktan sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasında sayılan gönderme sebeplerden biri olmadan, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi yönüyle de hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.