8. Ceza Dairesi 2024/21571 E. , 2024/9250 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1002 E., 2024/779 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun' a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 20.07.2017 tarih ve 7035 sayılı Kanun'un 21 inci maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı Kanunun 291 inci maddesinin birinci fıkrasında yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 t
**8. Ceza Dairesi 2024/21571 E. , 2024/9250 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1002 E., 2024/779 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun' a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 20.07.2017 tarih ve 7035 sayılı Kanun'un 21 inci maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı Kanunun 291 inci maddesinin birinci fıkrasında yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305 inci ve 326 ncı maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; sanık ve müdafiinin yüzüne karşı verilen 08.05.2024 tarihli kararda temyiz süresinin tefhim tarihinden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında, kararı 21.05.2024 tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz eden sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 6136 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır. 2. İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 tarih ve 2015/270 Esas, 20115/795 Karar sayılı kararı ile sanığın, 6136 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesi, aynı kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve dördüncü fıkraları gereğince 6.000,00 TL ve 400,00 TL adli para cezalarıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 24.01.2022 tarih ve 2020/9854 Esas ve 2022/1222 Karar sayılı ilamıyla, hükümden sonra yürürlüğe giren basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanmasındaki zorunluluk nedeniyle bozulmuştur. 4. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2022/136 Esas, 2022/513 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma suçundan, 6136 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesi, aynı kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve dördüncü fıkraları gereğince 6.000,00 TL ve 400,00 TL adli para cezalarıyla cezalandırılmasına, aynı kanunun 54 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsadereye karar verilmiştir. 5. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 04.04.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 6. Sanığın seri muhakeme usulünün uygulanması teklifinin kabul etmemesi üzerine seri muhakeme usulü uygulanmayarak İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2024 tarih ve 2023/1002 Esas, 2024/779 Karar sayılı kararı ile sanığın, 6136 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunu’nun 62. maddesi, aynı kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve dördüncü fıkraları, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 6.000,00 TL ve 400,00 TL adli para cezalarıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, gerekçesiz olarak hüküm tesis edildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ile hatalı olarak karar verildiğine, re'sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın Japon Pazarı isimli işyerinde 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz 55 adet sustalı çakıyı tezgahın altına saklayarak satmak amacıyla bulundurmak suretiyle 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının alt sınırdan ayrılmak suretiyle tayin edilmiş olmasına karşın, hapis cezasıyla birlikte hükmedilen adli para cezasının alt sınırdan tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dava dosyası kapsamına, sanığın aşamalardaki savunmasına, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanağa ve İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporuna dayanılarak sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, gerekçesiz olarak hüküm tesis edildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ile hatalı olarak karar verildiğine, re'sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2024 tarih ve 2023/1002 Esas, 2024/779 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.