Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6358 E. , 2024/4723 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6358 Karar No : 2024/4723 TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVALI)... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVACI) ...Mühendislik Makine İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLLERİ: Av.... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih …
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6358 E. , 2024/4723 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6358 Karar No : 2024/4723 TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVALI)... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVACI) ...Mühendislik Makine İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLLERİ: Av.... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, indirimli orana tabi işlemlerinden doğan katma değer vergisi iadesi yönünden yapılan incelenme sonucunda 2015 yılına ait yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimleri reddedilmek, arsa sahipleri ile şirket ortağına yapılan konut teslimlerinin emsallerinden daha düşük bedelle yapıldığı tespit edilmek ve 2015 yılı Aralık döneminden devreden indirilecek vergi tutarının azaltıldığı da gözetilmek suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre haksız iade edilen verginin geri alınması amacıyla Temmuz 2016 dönemi için re'sen salınan katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile ödenecek verginin çıktığı 2019 yılının Haziran dönemi için re'sen salınan katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması ve 2015 yılından izleyen döneme devreden katma değer vergisinin azaltılması işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 2015 yılının Aralık döneminden sonraki döneme devreden indirilecek vergi tutarının azaltılmasına bağlı olarak 2019 yılının Haziran döneminde ödenecek vergi çıkması neticesinde cezalı tarhiyat yapılarak işbu dava dosyasında dava konusu edildiğinden devreden katma değer vergisinin azaltılması işlemi yönünden ortada kesin ve yürütülebilir bir işlem bulunmadığı, devreden katma değer vergisinin azaltılması işleminin yalnızca 2019 yılının Haziran dönemi tarhiyatına dayanak teşkil ettiği görüldüğünden davanın söz konusu işlem yönünden esasının incelenemeyeceği, yasal defter ve belgelerin istenilmesine dair yazının şirket müdürünün MERNİS sisteminde kayıtlı adresinde 18/06/2019 tarihinde tebliğe çıkarıldığı ancak tebliğ edilemediği, aynı adrese ikinci defa çıkarılacak tebligat için münasip bir süre beklenmesi gerekirken bu süreye uyulmaksızın 19/06/2019 tarihinde ikinci defa tebligata çıkarıldığından söz konusu yazının usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğinden dolayısıyla ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahsedilemeyeceğinden ilgili dönem katma değer vergisi indirimlerinin reddi ve buna bağlı olarak haksız iade alacağından kaynaklanan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin hukuki açıdan bir çok işlemi içeren ve arsanın değerlendirilmesi amacına yönelik 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanmasını da gerektiren kendine özgü hukuki bir muamele olduğu, varsayım ve benzetmeye dayanılarak arsa sahibine yapılan bağımsız bölüm teslimlerinin katma değer vergisine tabi tutulamayacağından dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının ortağına satışını yaptığı taşınmazların emsal bedellerinin takdir komisyonunca belirlenmesi suretiyle fark değer tespit edilmiş ise de takdir edilen matrah tutarına (emsal bedele) nasıl ulaşıldığı hususunda herhangi bir somut bilgi ve belgenin bulunmadığı görüldüğünden söz konusu cezalı tarhiyatın bahsi geçen bu kısımının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmış, devreden indirilecek vergi tutarının azaltılmasına ilişkin işlem yönünden ise dava incelenmeksizin reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :Davacı tarafından, 2015 yılına ait yasal defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle anılan yılda indirimli orana tabi konut teslimleri nedeniyle 2016 yılının Haziran döneminde iadesi istenilen ve YMM raporuyla iade edilen tutarının cezası ile birlikte istenildiği, ancak defter ve belge isteme yazısının usulüne uygun tebliğ edilmediği, anılan döneme ilişkin yasal defter ve belgelerinin istenilmesi halinde ibraz edilebileceği, devreden indirilecek vergi tutarının azaltılmasına ilişkin işlemin ise kesin ve yürütülebilir bir işlem olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, indirimli orana tabi işlemlerinden doğan katma değer vergisi iadesi yönünden yapılan incelenme sonucunda 2015 yılına ait yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi, arsa sahipleri ile şirket ortağına yapılan konut teslimlerinin emsallerinden daha düşük bedelle yapıldığının tespiti ve 2015 yılı Aralık döneminden devreden indirilecek vergi tutarının azaltıldığı da gözetilmek suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre haksız iade edilen verginin geri alınması amacıyla Temmuz 2016 dönemi için re'sen salınan katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile ödeme çıktığından bahisle 2019 yılının Haziran dönemi için re'sen salınan katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması ve devreden katma değer vergisinin azaltılması işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Mahkeme kararında davanın esasının bir kısmına ilişkin değerlendirme yapılarak dava konusu vergi ve cezaların kaldırılmasına karşın 2015 yılının Aralık döneminden sonraki döneme devreden indirilecek vergi tutarının azaltılmasına bağlı olarak 2019 yılının Haziran döneminde ödenecek vergi çıkması neticesinde cezalı tarhiyat yapılarak işbu dava dosyasında dava konusu edildiğinden devreden katma değer vergisinin azaltılması işlemi yönünden ortada kesin ve yürütülebilir bir işlem kalmadığı, devreden katma değer vergisinin azaltılması işleminin yalnızca cezalı tarhiyata dayanak teşkil ettiği görüldüğünden davanın söz konusu işlem yönünden incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden ise dava incelenmeksizin reddedilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dosyaların incelenmesi" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapacakları kurala bağlanarak, idari yargılama usulünde re'sen araştırma ilkesi benimsenmiştir. Aynı Kanun'un "Davaların karara bağlanması" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin (b) bendinde, davacının ileri sürdüğü olaylar ve hukuki sebepler ile istem sonucunun kararda belirtileceği, (e) bendinde, kararın dayandığı hukuki sebeplerin, gerekçe ve hükmün kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu kurala bağlanmış, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması bozma sebebi olarak sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen davalı idare iddiaları Vergi Dava Dairesi kararının tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Mükelleflerin; bir önceki dönemden devir gelen indirilecek vergi tutarın azaltılmasından kaynaklanan tarhiyatlara karşı açtıkları davalarda tarhiyatın esası incelenerek verilen kabul kararlarının devreden katma değer vergisinin azaltılması işlemlerini de hukuka aykırı hale getireceği dolayısıyla beyanlarının, azaltma işleminden önceki hale geleceği açıktır. Dava konusu 2019 yılının Haziran dönemine ilişkin tarhiyatın kaldırılması bu tarhiyatın sebebi olan devreden katma değer vergisinin azaltılması işleminin de hukuka aykırılığını ortaya koyacağından dolayısıyla değinilen tarhiyatın kaldırılması neticesinde azaltma işleminin de iptaline karar verilebilecekken, azaltma işlemiyle ilgili olarak bu yönde hüküm tesis edilmemiş olmakla yargılama usulüne uygun düşmediği sonucuna varılan Vergi Dava Dairesi kararının bu yönden bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davacı temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; 2015 yılından izleyen döneme devreden katma değer vergisinin azaltılması yönündeki işleme ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 3.Kararın; tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 18/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında tanzim edilen inceleme raporunda mükellef kurumun şirket ortağına yapılan taşınmaz tesliminde emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak belirlenen tutar üzerinden satış yapıldığının tespit edilmesi üzerine söz konusu emsal bedelin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 27. maddesi kapsamında takdir komisyonunca belirlenerek bulunan matrah farkı üzerinden davacı adına yapılan tarhiyat hukuka uygun olduğundan kararın buna ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum. ET