1. Hukuk Dairesi 2021/4373 E. , 2022/2541 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına dair verilen karara, İlk Derece Mahkemesince uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne ilişkin karar, süresi içinde davalı Hazine vekili tarafında…
**1. Hukuk Dairesi 2021/4373 E. , 2022/2541 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına dair verilen karara, İlk Derece Mahkemesince uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne ilişkin karar, süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili 03/02/2014 havale tarihli dava dilekçesinde; Sinop ili, Boyabat ilçesi, Edil köyü tapulama hudutlarında bulunan doğusu yol-tepe, batısı 768 parsel-yol, kuzeyi arazi yolu, güneyi arazi yolu ile çevrili bulunan tahmini 8,5-9 dönüm taşınmazın 20 yıldan fazla bir süreden beri müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın 1966 yılında yapılan kadastro çalışmalarında kadastro harici tepe olarak bırakıldığını, davacının 768 parsel sayılı taşınmazı ise 1966 yılındaki tapulama sırasında zilyetlikten iktisap ettiğini, davacı dava konusu yeri 1966 yılından sonra tepelik ve ağaçlık alandan yeni bir arazi oluşturmak suretiyle kazandığını, tapulama veya kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan gerçek ve ... kişilere ait taşınmazların tapuda kaydı bulunmasa dahi kadastroya tabi tutulma imkanının ortadan kaldırıldığını, bu yerlerden kamu kurum ve kuruluşlarına ait olanların ise, doğrudan tapuya tesciline imkan sağlandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlar Tapu Müdürlüğünden getirildiği, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, bir mahalli bilirkişi, tanıklar ve uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapıldığı, uzman bilirkişiye dava konusu taşınmazın komşularını da gösterecek şekilde krokide ayrı ayrı işaret ettirildiği, uygulamaya ilişkin mahalli bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlendiği, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alındığı, tüm bu yapılan araştırma ve inceleme sonucunda davacının imar-ihya yolu ile senetsizden iktisap koşullarını sağladığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. Yargıtay Bozma ilamı