Ceza Genel Kurulu 2018/370 E. , 2019/654 K. "" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 12. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 679-36 Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın TCK'nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 179/2, 62, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri gereğince 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın üç taksitle tahsiline karar verilmiş, hüküm istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Bu hükme yönelik Adalet Bakanlığının …
**Ceza Genel Kurulu 2018/370 E. , 2019/654 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı veren Yargıtay Dairesi : 12. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 679-36 Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın TCK'nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 179/2, 62, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri gereğince 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın üç taksitle tahsiline karar verilmiş, hüküm istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Bu hükme yönelik Adalet Bakanlığının 10.10.2017 tarihli ve 3989 sayılı kanun yararına bozma talebi ve bu talep üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.10.2017 tarihli ve 57859 sayılı ihbarnamede; "5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinde yer alan 'Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz' şeklindeki amir hüküm karşısında, sanığın aleyhine olacak şekilde hükmolunan para cezasının 3 eşit taksit halinde tahsiline karar verilmesinde ve adli para cezasının ödenmemesi halinde karşılaşabileceği muhtemel durumun sanığa ihtar edilmemiş olmasında isabet görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 09.01.2018 tarih ve 9917-164 sayı ile; “Sanık hakkında hükmedilen adli para cezası TCK'nın 52/4. maddesi gereğince taksitlendirilirken taksit sayısının 4 taksitten az olamayacağının gözetilmemesi ile hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.12.2010 tarihli ve 2010/4-210 esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Yargılaması Yasası’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Tüm bu nedenlerle; somut yasa yararına bozma isteminin CMK'nın 309 ve 310. maddesinde düzenlenen amaca uygun hukuka aykırılık niteliğinde bulunmaması nedeniyle kanun yararına bozma talebinin CMK'nın 309. maddesi uyarınca reddine,” karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 26.02.2018 tarih ve 57859 sayı ile; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ve 310. maddelerinde düzenlenen kanun yararına bozma kurumu; hâkim veya mahkemelerce verilip istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan olağanüstü bir yasa yoludur.