12. Ceza Dairesi 2023/5174 E. , 2023/3638 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/06/2021 tarihli ve 2021/5769 soruşturma, 2021/5084 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Nazilli Sulh Ceza Hâkimliğinin 03…
**12. Ceza Dairesi 2023/5174 E. , 2023/3638 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/06/2021 tarihli ve 2021/5769 soruşturma, 2021/5084 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Nazilli Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/12/2021 tarihli ve 2021/4396 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13/05/2023 tarihli ve 94660652-105-09-13095-2022-Kyb sayılı yazılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB- 2023/60165 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB- 2023/60165 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 1. fıkrasında “Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde ve 5. fıkrasında “Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz” şeklinde yer alan düzenlemeler ile, 5237 sayılı Kanun'un 73/1-2. maddesinde yer alan "(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. 2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, 20/04/2021 tarihinde müşteki şüpheli ...'ın kullanmakta olduğu ... plaka sayılı motosiklet ile müşteki şüpheli ...'ın kullanmakta olduğu... plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucu müşteki şüpheli ... ile müşteki şüpheli ... ve birlikte seyahat ettiği mağdur ...'nun yaralandıkları, müşteki şüpheli ...'ın 20/04/2021 tarihli, mağdur ...'nun 23/04/2021 tarihli ve mağdurun babası ...'nun 20/04/2021 tarihli beyanlarında şikayetçi olmadıklarını belirttikleri olayda, müşteki şüpheli ... hakkında 6 aylık şikayet süresi dolmadan, 30/06/2021 tarihinde şikayet bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de, Şikayete tabi suçlarda Cumhuriyet Savcısının müştekinin şikayetçi olup olmadığını araştırması gibi bir yükümlülüğü bulunmadığı, şikayetçinin bizzat veya kanuni temsilcisi vasıtasıyla kolluk veya Cumhuriyet Başsavcılığına giderek şikayette bulunması gerektiği, Ancak müşteki-şüpheli ...'ın olaydan sonra yoğun bakıma girmesi gibi şikayet hakkının kullanılmasını engelleyebilecek durumlarda ise şikayet süresinin bilincin açık duruma gelmesinden itibaren başlayacağı gözetildiğinde, müşteki şüpheli ...'ın bilincinin ne zaman açık hale geldiği hastaneden sorulmasını takiben altı aylık şikayet süresinin bitmesini müteakip kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu da alındıktan sonra sonucuna göre kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmesi gerektiği cihetle, eksik inceleme sonucu verilmiş kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 20.04.2021 tarihinde gündüz vakti , meskun mahalde, iki yönlü caddede seyir halinde olan şüpheli ...'ın kullanmakta olduğu motosiklet ile müşteki ...'ın kullanmakta olduğu motosikletin çarpışması sonucu ...'ın beyin kanaması geçirecek şekilde yaralandığı, kaza tespit tutanağında şüpheli ...'ın kusurlu bulunduğu, 23.04.2021 tarihli tutanakta ...'ın yoğun bakımdan çıkarılarak hastanede tedavisine devam edildiğinin ve hayati tehlikesinin devam ettiğinin belirtildiği olayda, ...'ın 6 aylık şikayet süresi dolmadan şüpheli ... hakkında şikayeti bulunmadığından bahisle 30.06.2021 tarihinde şüpheli ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği anlaşılmakla, Şikayetçi ... hakkında şikayet süresinin bilincin açık duruma gelmesinden itibaren başlayacağı gözetildiğinde, ...'ın bilincinin ne zaman açık hale geldiği ve taburcu olduğunun hastaneden sorulması ve kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu da alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu verilmiş kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Nazilli Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/12/2021 tarihli ve 2021/4396 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.