T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/556 - 2026/691 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/556 KARAR NO : 2026/691 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/02/2023 NUMARASI : 2020/154 Esas - 2023/122 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 07/05/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08/05/2026 Mahalli mahkemesince verilen …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/556 - 2026/691 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/556 KARAR NO : 2026/691 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/02/2023 NUMARASI : 2020/154 Esas - 2023/122 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 07/05/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08/05/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete 478571915 nolu poliçe ile sigortalı ... plakalı aracın 11/02/2016 tarihinde ... plakalı araç ile karıştığı kaza neticesinde karşı taraf araç sürücüsünün vefat ettiğini, işbu kaza nedeniyle müvekkili şirket aleyhine Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde destekten yoksun kalma tazminatı davası açıldığını, söz konusu davada hüküm verildiğini ve kararın icraya konulduğunu, belirlenen tutarlar üzerinden sulh olunduğunu ve toplamda 417.390,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, söz konusu kazada davacı şirket nezdinde sigortalı olan ... plakalı aracın asli kusurlu olduğunu belirterek, 417.390,00 TL'nin, 409.370,18 TL tutarının ödeme tarihi olan 27/08/2018 tarihinden itibaren, 8.020,83 TL tutarının da ödeme tarihi olan 27/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı ve görev yönünden itirazlarının bulunduğunu, davacı ile davalı arasında hiçbir hukuki ve fiili bağlantı bulunmadığını, davacının davasını yanlış hasma yönelttiğini bu nedenle husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği hususların gerçek dışı olduğunu, dava açılmadan önce davalıya ödeme ile ilgili olarak herhangi bir evrak tebliğ edilmediğini bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 11.02.2016 tarihinde meydana gelen kazada davacı sigorta şirketi tarafından sigorta edilen aracın sürücüsü %100 kusurlu olup kanun ve genel şartlarda teminat dışı sayılan hallerden hiçbiri mevcut olmayıp, sigortalı araç sürücüsü tam kusurlu olduğundan mahkeme ilamıyla hüküm altına alınan destekten yoksun kalma tazminatı ve ferileri davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen sorumluluk sigortası teminat kapsamına girdiğinden ödeme yapıldığı, emsal Yargıtay içtihatlarında belirtildiği gibi sigortacının sigorta ettirene rücu edebilmesi için kazanın meydana gelmesinde sigortalının tam kusuru yeterli olmayıp kasıt veya ağır kusuru gerekmekte olup, dosyaya sunulan delil ve belgeler ile bilirkişiden alınan rapora göre de sigorta edilen aracın sürücüsü kasıt ve ağır kusurlu olmadığından yasa ve genel şartlar kapsamında davalı sigorta ettirene rücu edemeyeceği kanaatine varılmakla açılan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece kararın hüküm fıkrasının 4. ve 5. maddesinde arabulucu görüşmesine katılmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiğini, kararın verildiği tarihte 6325 sayılı Kanun'un 18/A-11. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilerek 18/01/2025 tarihinde yürürlüğe girdiğini, iptal kararı yürürlüğe girdiğinde söz konusu dava henüz kesinleşmediğinden derdest olmaya devam ettiği için iptal kararına göre hüküm kurulması gerektiğini, eldeki uyuşmazlık yönünden iptal kararının geriye yürümeme durumunun söz konusu olmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, davacı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince kendi sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. 6325 sayılı Yasa'nın 18/A-11 maddesi yer alan; "…bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur." ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 14.03.2024 tarih, 2023/160 Esas - 2024/77 Karar sayılı, 18.04.2024 tarih ve 32521 sayılı RG.'de yayımlanan kararıyla iptal edilmiştir. Somut olayda; 09/08/2019 tarihinde açılan davanın yukarıda bahsedilen Anayasa Mahkemesi iptal kararından önce (22/02/2023 tarihinde) karara bağlandığı sabit olup, bu durumda, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler dikkate alınarak davalının Arabuluculuk görüşmeleri ilk oturumuna katılmadığı cihetle yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği yönündeki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.