10. Hukuk Dairesi 2008/21235 E. , 2010/5788 K. .... Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemeden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili ile, davalılardan .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapo…
**10. Hukuk Dairesi 2008/21235 E. , 2010/5788 K.** **"İçtihat Metni"** .... Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemeden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili ile, davalılardan .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekili ile, davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiş ve Kurumun rücu hakkı, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı, ya da, hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirlerin, tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekmektedir. Nitekim, mahkemece, anılan iptal kararı gereği gelirlerin ilk peşin sermaye değerleri davacı Kurumdan sorulmak suretiyle, bildirilen tutarlaresas alınarak hüküm kurulmuştur. Ne var ki;dosya kapsamındaki “peşin sermaye değeri hesapları tablosu”nda hak sahibi ..... yönünden gelirler tutarı .... 2.730,91 TL.,.....yönünden 913,70 TL. iken, yapılan yazışma üzerine davacı Kurum tarafından bildirilen ve mahkemece hükme esas alınan tabloda söz konusu hak sahipleri yönünden ilk peşin değer tutarları; sırasıyla, 5.46192 TL. ve 1.741,92 TL. olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle; söz konusu çelişkinin sebebi ve hesaplamaya esas alınan veriler davacı Kurumdan sorularak, gerektiğinde uzman bilirkişi marifetiyle ilk peşin sermaye değeri hesaplanmak suretiyle çelişki giderilmeli, diğer hak sahipleri bakımından fiili ödemeye dönüştüğünün anlaşılması halinde, fiili ödemenin kusura düşenine, anılan hak sahibi için, Kurumca bağlanan ilk peşin değerin kusura düşenine isabet eden miktarı geçmemek üzere, hükmedilmesi gereği gözetilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum vekili ile davalılardan Selçuklu Belediye Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Selçuk Belediye Başkanlğına iadesine, 20.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. ......