İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 13/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı asıl borçlu ....'nin davacının .... imzalamış olduğu Genel Kredi sözleşmesine istinaden kullandırılmış olan ... nolu taksitli tica…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/281 - 2026/866 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/281 KARAR NO : 2026/866 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas ve ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VASİSİ : ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 13/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı asıl borçlu ....'nin davacının .... imzalamış olduğu Genel Kredi sözleşmesine istinaden kullandırılmış olan ... nolu taksitli ticari kredi alacaklarından kaynaklı borcu bulunmakta olduğunu, davalı ... ise söz konusu genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kefil ...'ın sorumlu olduğu miktarların 2.000.000,00.TL ve 500.000,00.TL olup toplamda 2.500.000,00.TL olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, borçlu .... tarafından söz konusu krediler çekildikten sonra taksit tutarlarını ödemede geciktiğini ve taksit tutarları asıl borçlu .... ve kefil ...'a gönderilen .... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnameye rağmen ödenmediğini, taksit tutarlarının ödenmemesi üzerine kredi hesabı kat edildiğini, .... Noterliği ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiğini, tebliğ edilerek alacaklarının muaccel hale geldiğini, borçlu hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, davalı ...'ın kendisine tebliğ edilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun takip tarihinde yazılı alacaklarının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararında, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında imzalanan sözleşme uyarınca asıl borçlunun kredi kullandığını, kullandırılan krediye ilişkin olarak davalı kefil aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı tarafından yasal süresi içerisinde borca itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğunu, bu nedenlerle; davanın kısmen kabul kısmen reddine, 495.322,40,TL asıl alacak, 152.882,30.TL işlemiş faizi ve 8.218,36.TL BSMV olmak üzere toplam 656.423,06.TL alacak ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren 82.935,74.TL sine %28,50, 142.386,61.TL sine %31,65, bakiyesine %64,80 oranında işleyecek faizi, masraflar ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsili hakkında yapılan takibe borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu 656.423,06.TL likit nitelikte olduğundan %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya borcu kapsamında "... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel" adresinde ki taşınmazın satışa çıkartıldığını, İ.İ.K'nin 134/2. maddesi göndermesi ile uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu'nun 281. maddesi uyarınca kanuna veya ahlâka aykırı şekilde davranılarak ihalenin amacına ulaşması gereğince ve malın gerçek değerine satılması sağlanamadığını, "... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel" taşınmazın değerinin çok altında satıldığını, günümüzün hızlı değişen ekonomik şartları dikkate alındığında satışa konu kıymet takdirine ilişkin tespit işleminin yapıldığında hacizli malın gerçek değerine çok yakın bedelle satılmasının öncelikli olması gerektiğini, müvekkilinin dosya borcu göz önüne alınarak "... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel" adresinde ki taşınmazın gerçek değerine yakın satılmış olsaydı işbu mahkeme kararında davanın reddi şeklinde sonuçlanacağını, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. - ... K. Sayılı ... tarihli davanın kısmen kabulü kısmen reddi şeklindeki ilk derece mahkemesi kararı hakkında istinaf talebinin kabulü ile Tehir-i İcra Talebinin kabulü ile hüküm kesinleşinceye kadar söz konusu kararın icrasının geri bırakılmasına, yapılacak istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen red kararının kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş işbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davalı vekilince İİK 111/a maddesi gereğince rızai satış yetkisinin kullanılmadığı ve taşınmazın gerçek değeri üzerinden satışa çıkartılmadığından bahisle istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Borçluya satış yetkisi verilmesine dair İİK md. 111/A maddesine göre ; " Borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde haczedilen malının rızaen satışı için kendisine yetki verilmesini talep edebilir. Kıymet takdiri yapılmadığı durumlarda borçlu da kıymet takdiri yapılmasını isteyebilir. İcra müdürü, kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra cebrî satış işlemlerini durdurarak borçluya on beş günlük süre verir. Borçluya verilen sürenin başlangıcından üçüncü fıkra uyarınca verilen icra mahkemesinin kararına kadar geçen sürede alacaklı bakımından satış isteme süresi işlemez. Rızai satışta bedel, malın muhammen kıymetinin yüzde doksanına karşılık gelen miktarı ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak bu aşamaya kadar bu mahcuz için yapılan takip masrafları toplamından az olamaz. Borçluyla anlaşan alıcının belirlenen bedeli birinci fıkra uyarınca borçluya verilen on beş günlük süre içinde dosyaya ödemesi hâlinde icra müdürü, gerekli bilgi ve belgeleri temin ettikten sonra yukarıda belirtilen şartların bulunduğunu tespit ederse satışın onayı ile malın devir ve teslim işlemlerinin yapılmasına karar verilmesi için dosyayı derhâl icra mahkemesine gönderir. Mahkeme, en geç on gün içinde yapacağı inceleme sonucunda dosya üzerinden talebin kabulüne veya reddine kesin olarak karar verir. Kabul kararıyla malın mülkiyeti alıcıya geçer ve tüm hacizler kaldırılarak devir ve teslim işlemleri gerçekleştirilir. Ret kararı verilmesi hâlinde yatırdığı bedel alıcıya iade edilir." hükmünü içermektedir. Somut olayda, İİK 111/a maddesi gereğince rızai satış yetkisini kullanma yetkisi münhasıran davalı borçlu da olup, dosya kapsamının incelenmesinde davalı borçlunun bu yetkiyi kullanmak istediğine ya da yetkinin kullanılmasının davacı tarafça engellenmiş olduğuna ilişkin bir delil ibraz edilmediği, alacaklının rızai satış yapma, borçluya bu yönde bir teklif sunma yahut rızai satış protokolünü işletme gibi bir yetkisi ya da yükümlülüğü bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik tesis edilen karar isabetli olup davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 45.701,66.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 11.210,06.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 34.491,60.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 13/04/2026 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır