21. Hukuk Dairesi 2013/6497 E. , 2013/14916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 01/01/1986-30/04/2012 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve
**21. Hukuk Dairesi 2013/6497 E. , 2013/14916 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 01/01/1986-30/04/2012 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Davacı, 01.01.1986 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına kayıtlı tarla vasfında kadastro iktisaplı taşınmazlarının bulunduğu, davacının 24.03.2005-21.03.2012 tarihlerini kapsayan ekstreye göre süt desteklemesi ödemelerinden faydalandığı, kolluk araştırmasına göre ara vermeksizin tarımsal faaliyeti sürdürdüğü, 31.03.1986 varide tarihli bildirgeyle muhtar beyanına göre tescil edildiği, 15.12.2011 tarihli Sosyal Güvenlik Denetmen Raporuyla davacının 18.06.1972 tarihli Ziraat Odası kaydının ilgili üye kayıt defterinin noter tasdiksiz olduğu ve silsile yolu takip etmediği, üyeliğe girişe dair karar alınmadığı, üyeliğe girişine dair kayıt ve belge olmadığıgerekçesiyle oda kaydının geçersiz sayılması gerektiği sonucuna varıldığı ve bu nedenle Kurumca davacının sigortalı dosyasının tescil tarihi itibariyle iptal edildiği, tanık beyanlarına göre davacının 1972 yılından beri tarımsal faaliyet ve hayvancılık ile geçimini sağladığı, hayvanlarını satmış olsa da tarımsal faaliyetine devam ettiği, kasabayı terk ettiğine ya da geçimini başka suretle sağladığına dair bilgi ya da belge olmadığı anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36. Maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. Madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçimde prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Bağ-Kur’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanununa göre kurulan Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır. Somut olayda, davacının 2926 sayılı yasanın 10. maddesinde belirtilen tarımsal faaliyetinin ispatı için gerekli kayıtlardan taşınmazlarının bulunduğu ve kolluk araştırması ve tanık beyanları ile tarımsal faaliyetinin doğrulandığı, tescilinin köy muhtarı beyanına göre yapıldığı, 6111 sayılı yasadan faydalanma talebinde bulunduğu, bu kapsamda prim ödemesi yeptığı ve Kurumca bu Ödemelerin iadesine karar verildiği, ziraat odası kaydının geçersiz sayılarak davacının sigortalılığının tescil tarihi itibariyle iptal edildiği, mahkemece Kurumun sigortalılığın geçmişe yönelik iptalinin Sosyal Güvenlik Hukuku ve onun ilkelerine aykırılığı, davacının eski tescilli olması nedeniyle oda kaydının sigortalılığı için zorunlu dahi olmaması göz önünde bulundurulmadan davanın kabulü gerekirken prim ödemesi ve kesinti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 15/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.