10. Hukuk Dairesi 2023/9778 E. , 2024/12695 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1841 E., 2022/1040 K. KARAR : Davacı ... ile davalılardan ..., ... ve ... Varlıbaş Yapı San ve Tur. Yat. A.Ş. yönünden esastan ret, davalı SGK Başkanlığı ile ... yönünden kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/616 E., 2019/967 K. Taraflar arasındaki iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi…
**10. Hukuk Dairesi 2023/9778 E. , 2024/12695 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1841 E., 2022/1040 K. KARAR : Davacı ... ile davalılardan ..., ... ve ... Varlıbaş Yapı San ve Tur. Yat. A.Ş. yönünden esastan ret, davalı SGK Başkanlığı ile ... yönünden kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/616 E., 2019/967 K. Taraflar arasındaki iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... vekili ile davalılar SGK Başkanlığı, ... , ..., ... ve ... Varlıbaş Yapı San. ve Tur. Yat. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... vekili ile davalılardan ..., ... ve ... Varlıbaş Yapı San ve Tur. Yat. A.Ş. istinaf istemlerinin esastan reddine davalı SGK Başkanlığı ile ... vekillerinin istinaf istemlerinin kabulü ile yeniden esas hakkında karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan ... ve ... Varlıbaş Yapı San ve Tur. Yat. A.Ş. tarafından temyiz edildiği davalı ... vekilinin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep ettiği ancak süresinde talep etmediği anlaşılmakla reddedilmekle ; kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oğlu ... ... 'ın 19.05.2012 tarihinde ... Varlıbaşlar Yapı San. ve Tic. A.Ş.'nin sigortalı çalışanı olarak davalı işverenin Atatürk Öğrenci Yurdundaki şantiyesinde temizlik işçisi olarak çalışmaya başladığını, 14.12.2012 tarihinde şantiye de iş kazası geçirmiş olup vefaat etmiş olduğunu, iş veren tarafından müteveffaya göreve alındığı konumdan farklı bir iş verilmiş olduğunu, şantiyenin bordum katında su tahliyesi işini yaptığı esnada elektrik akımına kapılarak vefaat etmiş olduğunu, müteveffaya su tahliyesi için dalgıç pompa verilmiş olduğunu kazaya da işverenin bu pomphaların denetimi gerekleştirmemesi sebebi ile olduğunu dalgıç pompa ve bağlı kablonun kontrol edilmeden işletmeye alımış olduğunu, gerekli kontrollerin apılmaması nedeniyle kablonun ezilmesine bağlı topraklama iletkenin ezildiği noktadan koparak, sargıların yanık olan ve gövdesine elektrik kaçağı veren dalgıç pompanın dokunma gerilimlerine karşı güvensiz olması nedeniyle sorun ortaya çıktığını, kullanılan dalgıç pompa için üretici firma tarafından önerilen elektrik kumanda panosu kullanılmamış, termistör ve termik koruması yok sayılmış olduğunu, santiye panosunda bulunan sigorta ve artık akım anahtarları değerlerinden elektrik gücüne bağlı selektiviteye uyulmadığını, birçok ihmalin bulunduğu sebebiyle elim kazanın meydana geldiğini, olay ile ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da şüpheli bulunarak soruşturma başlatıldığını belirterek, 1.000,00 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesi ile müvekkilinin diğer davalı ... Varlıbaşlar Yapı Yapı San. Tur Yatırımları Tic. ve Elektrik Üretim A.Ş.'de şantiye şefi olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı işveren değil işveren vekili yardımcısı olduğunu, bu nedenle husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkiline kusur atfeden somut herhangi bir acıklama olmaması nedeniyle, dava konusu olay ile ilgili destekten yoksun kalan aile bireylerinin maddi ve manevi tazminat taleplerinin müvekkile yöneltilmesinin hukuken mümkün olmayacağını, dayanaktan yoksun davanın müvekkil açısından reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesi ile müvekkiline karşı yönetilen husumetin yersiz olduğunu müvekkilinin işveren vekili olarak değil, işçi statüsünde çalışmakta olduğunu, davalılardan ... Varlıbaşlar Yapı San Tur. Yat. Tic. ve Elektrik Üretim. A.Ş. tarafından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına verilmiş olan dilekçede işveren vekili olarak belirtilen kişiler arasında müvekkilinin bulunmadığını, elektrik teknisyeni olan müvekkilinin değil ...'in olduğunu, müvekkilinin işveren vekili olmadığını işçi statüsünde çalışan düz işçi olduğunu, bu nedenle de hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin işveren vekili olmadığından su tahliyesi için kullanılan dalgıç pompa temini konusunda herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin halen çalıştığını, diğer davalı ... Varlıbaşlar Yapı San. Tur. Yat Tic. ve Elek. Ür. A.Ş. tarafından temin edilen kullanımı şirketçe uygun bulunan malzemeleri kullanmak zorunda olduğunu olay günü kullanılan dalgıç pompayı kontrol etme imkanı olmadığını, kazada ölen işçinin de kullanım hatası ve asli kusurunun mevcut olduğunu, su tahliyesi için kullanılan dalgıç pompasının o seviyede kullanılması motorun yanmasına neden olmakta olduğunu, olay günü arızanın müvekkiline bildirilmiş olduğunu müvekkilinin sorunu gidermiş ancak arıza tekrarlayınca tekrar çağrılmış olduğunu, defalarca telsizle beklenmesi konusunda uyarıda bulunmuşsa da davacının kendiliğinden müdahale ettiğini ve davacının elim kaza sonucunda öldüğünü, ortaya çıkan iş kazasında müvekilinin kusurunun olmadığını ve işçi olarak çalıştığı için de hukuki sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... Şirketi ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin Çevizlibağ Atatürk Öğrenci Yurdu yeniden yapım inşaatı işini ifa etmekte olduğunu diğer müvekkil ... 'un inşaatta proje müdürü olarak görev yaptığını, dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkillerin hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, ... işçinin temizlik işçisi olarak değil düz inşaat işçisi olarak mütvekkil şirkette istihdam edilmek üzere alınmış olduğunu, inşaat işlerinde çalıştığını, müteveffaya normal iş alanı dahilinde iş verilmiş olduğunu, o günkü imalatın yapılması için, gerekli talimatları yerine getirmek üzere görevlendirildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 4.Davalı SGK vekili cevap dilekçesi ile dava dilekçesi ile birden çok davada istenebilecek ve Kurumdan talep edilemeyecek taleplerin tek dava ile Kurumdan talep edilmesinin hatalı olduğunu, olayın davacılar ya da işveren tarafından Kuruma intikal ettirilip ettirilmediğinin belli olmadığını, iş kazası ile ilgili olarak Kuruma başvurulduğu takdirde Kurum müfettişlerince olayın iş kazası olup olmadığına ilişkin tahkikat başlatılacağını, Kurum kayıtlarından iş kazası ile ilgili olarak her hangibir müracaatın bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini, davacıların Kuruma maaş bağlanması ya da toptan ödeme için müracaat ettiğini, doğru adres bildiriminde bulunulduğunu ispat etmek zorunda olduğunu, Kurumun hatalı bir işleminin ve dava tarihi itibari ile ödemesi gerekli bir gelir borcu bulunmadığını, Kurumun davacıya sürekli iş göremezlik nedeni ile maddi tazminat ödemesinin mümkün olmadığını, Kuruma müracaat edildiği takdirde yasal yükümlülüklerini yerine getirmekte olduğunu, maddi tazminat ile sorumlu tutulmaması gerektiğini, bu talebin davalı işverenle ilgili olduğunu ve ayrı davanın konusu olduğunu Kurumun hak sahiplerine yaptığı ödemeler nedeni ile işverene rucu ... bulunduğunu, maddi tazminat davasında işverenle birlikte hasım gösterilmesinin mümkün olmadığını belirterek, Kurum aleyhine davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın davalı Sosyal Güvenlik Kurumu ve ... yönünden ayrı ayrı reddine, davanın davalı ... Varlıbaşlar Yapı San. Tur. Yatırımları A.Ş., ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile maddi tazminat olarak, 132.682,99 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... Varlıbaşlar Yapı San. Tur. Yatırımları A.Ş., ... ve ... dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine, manevi tazminat olarak, 40.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... Varlıbaşlar Yapı San. Tur. Yatırımları A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, maddi tazminat olarak, 4.371,32 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... Varlıbaşlar Yapı San. Tur. Yatırımları A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... mirasçılarına ödenmesine, manevi tazminat olarak, 40.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... Varlıbaşlar Yapı San. Tur. Yatırımları A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... mirasçılarına ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalılar SGK Başkanlığı, ... , ..., ... ve ... Varlıbaş Yapı San. ve Tur. Yat. A.Ş. vekillerinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı ... ile davalılar ..., ..., ... Varlıbaş Yapı San. ve Tur. Yat. A.Ş.'nin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davalı SGK ve ... 'un istinaf başvurularının esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında tazminatlar yönünden aynı miktarda tazminat alacaklarına hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılardan ... ve ... Varlıbaşlar Yapı Sanayi ve Turizm Yat Tic. ve El. Ür. A.Ş. vekillerinin temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekiline kararın 27.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 06.09.2022 tarihinde kararı temyiz ettiği anlaşılmıştır. 2.Davalı ... Varlıbaşlar Yapı Sanayi ve Turizm Yat Tic. ve El. Ür. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; usulden davacı babanın mirasçıların zorunlu dava arkadaşı olarak davaya dahili gerektiğini, davacı ...'ın vefatından sonra mirasçıları davaya dahil edilmemiş, ancak lehlerinde karar verildiğini, müvekkili şirkete atfedilen kusurun yerinde olmadığını, davanın reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" açısından 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 332 ve 98 inci maddeleri ile giderek aynı Kanun'un 41, 42, 43, 44, 45 ve 47 nci maddeleri, öte yandan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri gereğince uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 ve 420 nci maddesi hükümleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 04.12.1973 tarih ve 7/7583 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlükte bulunan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü maddeleridir. 3. Değerlendirme A)Davalı ... Vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. 2.Somut olaya uygulanması açısından adli tatil hükümleri üzerinde durmak faydalı olacaktır. 6100 sayılı HMK'nın 102 nci maddesine göre adli tatilin, her yılın yirmi temmuz günü başlayıp, otuz bir ağustos günü sona ereceği ve yeni adli yılın bir eylülde başlayacağı belirtilmiştir. Bu süre içerisinde görülecek dava ve işler yönünden ise 103 üncü maddede düzenleme yer almakta olup 104 üncü maddesi kapsamında adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağı belirtilmiştir. Ancak "103/1-ç" maddesi kapsamında hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar için adli tatil hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 417/3 üncü maddesi kapsamında ise işçinin ölümü halinde zarara uğrayanların zararlarının tazmininin iş sözleşmesine aykırılıktan ... sorumluluk hükümlerine tabi olduğu düzenleme altına alınmıştır. Bu açıklamalar karşısında gerek sigortalının iş göremezliğe uğramasından, gerekse de vefatı nedeniyle destekten yoksunluktan kaynaklı hak sahipleri tarafından açılan tazminat davaları yönünden adli tatil hükümlerinin uygulanmayacağı açıktır. (Dairemizin 10.01.2023 tarih ve 2022/11679 E.- 2023/95 K. sayılı ilamı da bu yöndedir) 3.Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 4. Somut olayda adli tatil hükümlerinin uygulanmadığı gözetilerek, davalı ... vekilinin, kendisine 27.07.2022 tarihinde tebliğ edilen kararı yasal süresi geçtikten sonra 06.09.2022 tarihinde temyiz etmekle temyiz dilekçesinin süresinde olmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinin süreden reddi gerekmiştir. B) Davalı ... Varlıbaşlar Yapı Sanayi Ve Turizm Yat Tic. ve El. Ür. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2018 tarih ve 2018/9-584 E.- 2018/1332 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 1982 Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesi uyarınca, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” Ayrıca Anayasa'nın 90 ıncı maddesinin son fıkrasında usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, bunlar hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı ifade edilmiştir. 2.Bu bağlamda ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6 ncı maddesinde adil yargılanma ... ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş olup, gerek Anayasa’da gerekse AİHS' deki düzenlemelere karşılık gelmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 27’nci maddesinde hukuki dinlenilme ... düzenlenmiştir. 3.HMK'nın 27 nci maddesi uyarınca; "(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir". 4.Hukuki dinlenilme ... çoğunlukla "iddia ve savunma ..." olarak bilinmektedir. Ancak bu hak iddia ve savunma ... kavramına göre daha geniş ve üst bir kavramdır. 5.Hakkın temel unsurları maddede tek tek belirtilmiş, böylece uygulamada bu temel yargısal hak konusundaki tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. 6.Bunlardan ilki “bilgilenme ...” dır. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerek karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Hak sahibinin kendisi ile ilgili yargılama ve yargılamanın içeriği hakkında tam bir şekilde bilgi sahibi olması sağlanmalıdır. Tarafın bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler yargılamada esas alınamaz. Bilgilenmenin şekli bakımından, hukuki dinlenilme hakkına uygun davranılmalı, ilgilinin bilgilenmesi şeklen değil, gerçek anlamda sağlanmaya çalışılmalıdır. 7.Bu hakkın ikinci unsuru, “açıklama ve ispat ...”dır. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar. Bu durum "silahların eşitliği ilkesi" olarak da ifade edilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) adil yargılanma hakkını düzenleyen 6’ncı maddesinin birinci bendinin ilk cümlesinde yer alan silahların eşitliği ilkesi, yine AİHS’ye göre Mahkeme önünde sahip olunan hak ve yükümlülükler bakımından taraflar arasında tam bir eşitliğin bulunması ve bu dengenin bütün yargılama boyunca korunmasıdır. Başka bir deyişle, silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarından birini diğeri karşısında avantajsız bir duruma düşürmeyecek şekilde her iki tarafın deliller de dâhil olmak üzere, iddia ve savunmasını ortaya koymak için makul bir olanağa sahip olması, tarafların denge içinde olması demektir. 8.Hukuki dinlenilme hakkının üçüncü unsuru, “tarafların iddia ve savunmalarını yargı organlarının tam olarak dikkate alıp değerlendirmesi”dir. Bu değerlendirmenin de karar gerekçesinde yapılması gerekir (6100 sayılı HMK’nın gerekçesi m. 32). Yargılama bakımından, sadece bir tarafın dinlenip diğerinin dinlenmemesi, tek yönlü karar verilmesi demektir. Yargılamada yer alan taraflar yargılamanın objesi değil, süjesidir. Hukukî dinlenilme ... doğru karar verilmesinin garantisidir; bu nedenle, haksızlığa karşı koyabilme imkânı tanır. Bu hak, hukuk devletinin, insan onurunun korunması ve eşitlik ilkesinin, hak arama özgürlüğünün, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. 9. Somut olayda, davacılardan sigortalının babası ...'ın davanın açılmasından sonra 21.05.2014 tarihinde geride mirasçılar bırakarak vefat ettiği, mirasçılarından diğer davacı ... ile ...'ın vekaletleri ile mirasçı sıfatıyla yargılamaya devam ettikleri ve 26.10.2019 tarihli talep artırım dilekçesinde de ... tazminat alacakları yönünden 4721 sayılı Kanun'un 640/4 üncü maddesi gereğince tereke adına davaya devam ettiklerini beyan etmiş ise de ...'ın diğer mirasçıları yönünden vekaletnameleri dosyaya sunamadığı gibi, tereke temsilcisi olduğunu ortaya koyan belgeyi de ibraz edememiştir. 10. Bu açıklamalar doğrultusunda davalı ...'ın vefatıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 640 ncı maddesi kapsamında, mirasçıları yönünden el birliği mülkiyet hükümlerine göre zorunlu dava arkadaşlığının oluştuğu, bu kapsamda, anılan maddenin üçüncü fıkrası kapsamında davaya devam eden mirasçıların tereke adına davaya devam ettiklerini tevsik eder mahiyette Sulh Hukuk Mahkemesinden terekeye temsilci olarak atandıklarını gösterir ilamı dosyaya sunmaları gerektiği halde yazılı şekilde taraf teşkilinde hataya düşülerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 11. O halde, kanunun emredici hükümleri ile beraber, davalı ... Varlıbaşlar Yapı Sanayi ve Turizm Yat Tic. ve El. Ür. A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesinin esas hakkında verdiği karar bozulmalıdır . VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... Vekilinin temyiz itirazlarının süreden REDDİNE, Davalı ... Varlıbaşlar Yapı Sanayi Ve Turizm Yat Tic. ve El. Ür. A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazları bu aşamada değerlendirilmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin esas hakkında verdiği kararın BOZULMASINA, Temyiz harçlarının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.