Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/1624 E. , 2024/2307 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1624 Karar No : 2024/2307 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Kurulu Başkanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 0... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksu
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/1624 E. , 2024/2307 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1624 Karar No : 2024/2307 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Kurulu Başkanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 0... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı aylıklarının yasal faizi ile tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Herhangi bir kişinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olarak kabul edilebilmesi için bunun hiç şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulmasının gerektiği, bunun da ancak kesinleşmiş mahkumiyet kararı ile olabileceği, dosyadaki delil durumuna göre ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verilmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, 30/10/2014 tarihli Milli Güvenlik Kurulu kararı ile bu yapının ilk kez yasa dışı örgüt olarak ilan edildiği, bu bağlamda söz konusu tarihe kadar yasal bir oluşum/cemaat olarak bilinen bu yapıyla olan temasının samimi anlatımı dışına çıkıp örgüte girdiği ve faaliyetlerine katıldığı yönünde değerlendiren mahkeme kararının yerinde olmadığı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, dava konusu işlemin sebep yönünden hukuka aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarılmasının dayanağı olan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın... nolu GSM hattına ait baz kayıtlarına göre; 2012-2015 yılları içerisinde Ankara genelinde bulunan (13) Büfe-Market tarzı işyerlerine kayıtlı sabit hatlardan (39) defa arandığı ...Ayrıca sanıkla ankesör/sabit hatlardan irtibat kuran ve FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü adına sorumlu düzeyde faaliyet gösteren ve Terör Örgütü şemasında Mahrem imam olarak adlandırılan, açık kimlik bilgisi tespit edilemeyen şüpheli şahsın/şahısların örgütsel amaçlı olarak aynı sabit hatları kullanarak sanıkla aynı rütbedeki asker kişilerle de irtibat kurduğu anlaşılmıştır. Buna ek olarak sanığın ankesör/sabit hat soruşturmasında şüpheli olan A.K., İ.Y., S.T., İ.Y., A.A., M.A.Ş., Z.K. isimli şahıslarla 2012-2013 yılları arasında telefon görüşmelerinin olduğu HTS kayıtları ile anlaşılmıştır. Bu bilgiler ışığında somut dosyada yapılan değerlendirmede, sanığın üzerine kayıtlı ... numaralı hattından ankesör/sabit hat HTS analiz raporu ile sabit olduğu üzere 2012-2015 yılları arasında arandığının tespit edildiği, sanığın yukarıda ayrıntılı olarak anlatılan gizlilik prensibi kapsamında bu eylemi gerçekleştirdiği, sanığın kendisiyle aynı yerde çalışan ve aynı rütbede çalışan kişilerle art arda aranmış olmasının, yukarıda detayı belirtildiği gibi örgüt faaliyeti olarak toplantıya çağrı amacıyla olduğunun anlaşıldığı, sanığın aramalarının bir kısmının 0 saniye (çaldır-kapat) olduğu, aramaların genellikle aynı sabit hatlardan olduğu, bu tür aramaların başka dosyalardaki itirafçı sanık beyanlarından anlaşıldığı gibi toplantı yeri ve saatini teyit etmek ve hatırlatmak amacıyla yapıldığı, sanığın bu şekilde kendisinden sorumlu örgüt mensubu ile haberleştiği, arayan kişinin kimliğinin açığa çıkmaması için bu yöntemi kullandıkları, sanığın soruşturma aşamasında müdafisi huzurunda alınan savunmasında örgüt üyesi olduğunu kabul etmemekle beraber, bu örgüt içerisinde kendisi ile irtibata geçen ve konuştuğu kişiler hakkında samimi beyanla bilgi vermek istediğini belirttiği, buna göre sanığın ilk defa 2000 yılında Van'da Askeri hastanede çalıştığı dönemde A. isimli bir örgüt üyesinin girişimiyle örgütle temasa geçtiği, örgüt evlerinde yapılan örgütsel toplantılara katıldığı, görev yeri değiştiğinde örgütsel üstü konumundaki (abi/imam) kişiler arasında devredildiği, himmet parası verdiği,örev yeri değiştiğinde örgütsel üstü konumundaki (abi/imam) kişiler arasında devredildiği, himmet parası verdiği, TSK mensubu asker kimliğine rağmen FETÖ içerisinde bağlı olduğu mahrem imamı tarafından umuma açık yerlerde bulunan kontörlü telefonlardan aranmak suretiyle örgütsel görüşmeler yaptığı, örgütsel buluşma ve toplantılar için buluşma yer ve zamanı belirledikleri, yargılama aşamasında da aynı yönde beyanda bulunduğu, aramaların örgüt tarafından yapıldığını ifade ettiği, bazı görüşmelerin karşı baz verisinden gelmesi nedeniyle baz ve karşı baz verileri arasında farklılık olduğunun BTK tarafından yazılan müzekkere cevaplarından anlaşıldığı..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.