T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/573 Esas KARAR NO : 2025/1498 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 25/01/2024 NUMARASI : 2022/137 Esas, 2024/14 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gere…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/573 Esas KARAR NO : 2025/1498 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 25/01/2024 NUMARASI : 2022/137 Esas, 2024/14 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ..., ... ..., ... ..., C ... series gibi pek çok marka kaydı olduğunu, 2016'dan itibaren ... ..., ... ..., ... ... olarak adlandırılan ve tanınmış pek çok iş insanının katıldığı C ... SERIES BY BMI olarak anılan zirveyi organize etmekte olduğunu, taraflar arasındaki 14.07.2021 tarihli sözleşmenin davalı tarafça gerekçesiz olarak fesh edildiğini, Davacının ... Turkey ismiyle bulunulan LinkedIn hesabındaki duyuruda müvekkili markalarının kendine ait olduğunu iddia ettiğini, ... SERIES etkinlikleri adı altında ... ve ... zirvelerini gerçekleştirdiğini ve ... ve ... ... ZİRVESİ'ni gerçekleştirmeye hazırlandığını, Pazarlama ... Zİrvesi ve Ödlü Töreni 2022'de listelerin 2016'dan itibaren ... tarafından yapıldığını belirttiğini, haksız rekabet ve markaya tecavüz oluştuğunu, markaya tecavüzün önlenmesine, TTK 54 Md gereğince haksız rekabetin tespiti ve yasaklanmasını, hükmün ilanını talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın ... ..., ... ..., ... ... ve C ... Series markalarının sahibi olduğunu beyan ettiğini, bu durumun müvekkili şirket ile herhangi bir ilgi ve alakası bulunmadığı gibi bahsedilen tescilli markaların müvekkili şirketin yayıncısı olduğu ... Türkiye tarafından da kullanılmadığını, davacı yanın müvekkili şirket tarafından herhangi bir nedene dayanılmadan sözleşmenin feshedildiğini söz konusu iddianın kabul edilebilir olmadığını, dosyada mübrez ihtarnamelerin ve bahse konu sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini açıkça ortaya koyduğunu, işbu sözleşmenin davacı yanca habersiz şekilde etik ve iş ahlakı ile bağdaşmayan birtakım uygulamaların ve işlemlerin yapılması sebebi ile feshedilmiş olduğunu, davacı yan dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu listelere ilişin şirketlerle müvekkili şirket ile anket soruları, cevapları, gönderilen şirketler gibi oldukça önem arz eden, kurumsal ciddiyeti gösterir konuları paylaşmamış olduklarını, bu bağlamda da ... global tarafından konu hakkında tereddüt yaşanmış olduğunu, listelerin objektifliğini kaybettiğini ve müvekkili şirketten işbu sözleşmenin feshedilmesini istendiğini, bahse konu fesih ... ana yayıncısı tarafından marka-etik stratejileri doğrultusunda alınmış bir karar olduğunu, haklı nedene dayandığını, yaşanan bu etik dışı olayların sonrasında da müvekkili şirketin yayıncısı ve Türkiye temsilcisi olan müvekkili şirket tarafından ...’a duyulan güvenin de sarsılmaması adına kamuoyu bilgilendirmesi yapılması zorunluluğu doğduğunu, kamuoyuna bahse konu listelerin global anlamda yapılacağını, objektif şekilde süreçlerin ilerlediği bilgisi verildiğini, bu bir genel bilgilendirme olup davacı şirketin adı veya bilgisi bulunmadığını bu nedenle haksız açılan davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...davacı adına tescilli tescilli markalar ile davalı kullanımları mukayese edildiğinde, davacı markasının 41. sınıfta yer alan “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri” hizmetlerinde tescilli olup, davalı kullanımının da aynı hizmetler kapsamında kaldığı, ancak davacı markası olan “... ...” ile davalı kullanımına konu işaret olan “... TURKEY ...... ZİRVESİ VE ÖDÜL TÖRENİ” arasında ortak unsur olan “...” ibaresinin İngilizce “... Financial Officer” ibaresinin kısaltması olup iş dünyasında ve ülkemizde yaygın olarak kullanılan bir kısaltma olup Türkçeye “mali/finansal işler müdürü” olarak çevrildiği tespit edilmiştir. “...” kelimesi de İngilizce bir kelime olup, Türkçe anlamının “zirve” olduğu, organizasyonlar bakımından “zirve toplantısı” anlamını taşıdığı anlaşılmıştır. Davacı markası olan “... ...” ile davalı kullanımına konu ibarede yer alan “... Zirvesi” anlamsal olarak aynı olmakla birlikte, davalı kullanımına işarette yer alan “... Zirvesi” ibaresinin yapılan etkinliğin/verilen hizmetin niteliğini açıklamak için kullanılmış olduğu saptanmıştır. Bir başka ifade ile ...’lar/mali-finansal işler müdürleri ile ilgili bir zirve ve ödül töreni olduğunu belirtmek için davaya konu işaretin kullanılmış olduğu, bu şekildeki kullanımın SMK'nın 7/5 maddesinde belirtildiği üzere; '' Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.'' hükmü ışığında dürüst kullanım olduğu kanaatine varılmıştır. Diğer tescilli davacı markası ile davalı kullanımındaki ortak unsur “...” ibaresinin ise İngilizce “... Marketing Officer” ibaresinin kısaltması olup, Türkçeye “pazarlamadan sorumlu müdür” olarak çevrilmektedir. “...” ibaresi Türkiye’de iş dünyasında yaygın olarak kullanılan ve bilinen bir kısaltma olup bu bağlamda, davalının kullanımına konu “... TURKEY ...... ZİRVESİ VE ÖDÜL TÖRENİ” ibaresinde yer alan “... Zirvesi” ibaresinin yapılan etkinliğin/verilen hizmetin niteliğini açıklamak için kullanılmış olduğu görülmekte olup, bu şekildeki kullanımın SMK'nın 7/5 maddesi ışığında dürüst kullanım olduğu kanaatine varılmıştır. Bir diğer davacı markası “... ...” olup davalı kullanımına konu işaret “... TURKEY ...... ZİRVESİ VE ÖDÜL TÖRENİ” şeklinde görülmüştür. Taraf işaretlerinin ortak unsuru olan “...” ibaresi İngilizce “... Human ... Officer” ibaresinin kısaltması olup iş dünyasında ve ülkemizde de yaygın olarak kullanılan bir kısaltma olduğu ve Türkçe’ye “insan kaynakları müdürü” olarak çevrildiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte davalı kullanımına işarette yer alan “... Zirvesi” ibaresinin yapılan etkinliğin/verilen hizmetin niteliğini açıklamak ve ...’lar/insan kaynakları müdürleri ile ilgili bir zirve ve ödül töreni olduğunu belirtmek için kullanılmış olduğu görülmekte olup, bu şekildeki kullanımın SMK'nın 7/5 maddesi ışığında dürüst kullanım olduğu kanaatine varılmıştır. Son olarak davacının 2022/1988068 numaralı Teknoloji ... Zirvesi markası yönünden, marka başvurusunun 19/12/2022 tarihinde yapıldığı, ancak TPMK tarafından yayım kararının değiştirildiği ve tescil edilmediği tespit edilmiş olup davalının işareti kullandığı/ etkinliğin gerçekleştiği Kasım 2022 tarihinden sonra başvurunun yapıldığı saptanmıştır. Ayrıca davacının 2022/198069 tescil numaralı ... Leader ... markasının koruma tarihinin 19/12/2022 itibari ile başladığı ve davalının işareti kullandığı etkinliğin gerçekleştiği Kasım 2022 tarihinden sonrası olduğu tespit edilmekle SMK'nın 7/1 gereğince davacı istemlerine cevaz verilmesi mümkün olmamıştır. Tüm bu gerekçeler ışığında; davalı kullanımının verilen hizmetin niteliğini belirtmek bakımından gerekli ve zorunlu bir kullanım olduğu, davalı kullanımlarının 6769 sayılı SMK' nın 7/5 maddesine uygun şekilde olduğu, işbu yasa maddesi kapsamındaki kullanımların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet sayılamayacağı anlaşıldığından; -Davanın REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; gerekçeli karar ile 25.01.2024 tarihli duruşmada verilen kararın uyumlu olmadığını, 25.01.2024 tarihli duruşmada davanın reddine ilişkin herhangi gerekçe bulunmadığını, İyi niyetli üçüncü kişi konumunda olmayan davalının SMK m.7/5’den yararlanamayacağını, Müvekkili ile davalının müvekkili adına tescilli işbu davaya konu markaları kullanarak uzun süre birlikte ortak ticari faaliyet yürüttüklerini, sözleşmenin davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak sona erdirildiğini, davalının, dava konusu markaların müvekkil adına tescilli olduğunu bilmemesi mümkün olmadığını,Bilirkişi heyetince, Davalı kullanımına konu davacıya ait kimi tescilli markalar karşılaştırıldığında; Hizmetler bakımından ayniyet söz konusu olduğu, İşaretlerin anlamsal olarak aynı olduğunun belirlendiğini, Buna karşın bilirkişi raporunda davalı kullanımının SMK m7/5 anlamında “dürüst kullanım” olduğu ifade edilmesinin hatalı olduğunu, rapora itirazların değerlendirilmediğini, Davalının müvekkiline ait faaliyetlerin kendisine ait olduğu izlenimini uyandıracak açıklamalarda bulunması ve bu faaliyetleri gerçekleştirmesi açık birer haksız rekabet örneği olduğunu, video kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve sair delillerin ibraz edildiğini, mahkemenin delilleri değerlendirmediğini, davalının sosyal medyada yaptığı açıklamada müvekkilinin tescilli markalarının kendisine ait olduğunu açıkça beyan ederek “markasal kullanımı” amaçladığını ortaya koyduğunu, bu durumun da haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. GEREKÇE Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni refi ile hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının ... ibareli tescilli markaları mevcut ise de; mahkeme alınan hükme elverişli nitelikteki bilirkişi raporunda ... (Türkçesi Mali/finansal işler müdürü), ... (Türkçesi Pazarlamadan sorumlu müdür), ... (Türkçesi; İnsan Kaynakları Müdürü), ... (Türkçesi; Teknolojiden sorumlu müdür) gibi kısaltmaların iş dünyasında ülkemizde yaygın olarak kullanılan kısaltmalar olup tanımlayıcı olduğunun tespit edildiği, davacının TEKNOLOJİ ... ZİRVESİ markasının tescil edilmediği, ... ... ibareli markası yönünden ise davalı kullanımının davacı markasının koruma süresinden sonra olduğu, davalının kullanımlarının SMK 7/5 maddesi gereğince markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Mahkemenin kısa kararı ile gerekçeli kararı arasında çelişki bulunduğundan da söz edilemeyeceğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/11/2025