10. Hukuk Dairesi 2015/24674 E. , 2017/8971 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum, 21.12.2012 tar…
**10. Hukuk Dairesi 2015/24674 E. , 2017/8971 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum, 21.12.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli işgöremez olan sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir, geçici iş göremezlik ödeneği ve yapılan tedavi masrafı nedeniyle Kurum zararının rücûan tahsiline karar verilmesini istemiştir. 21.12.2012 tarihinde kazalı usta işçi ..., tarama yapılan yerde tavana erişmeyi sağlamak için iskele yapmış ve yardımcı işçi ... ile birlikte üzerine çıkmıştır. Usta ..., martopikör ve sivriç kullanarak, tavana yerleştireceği süren yerini hazırladığı sırada tavandan gelen büyük miktardaki postanın iskeleyi bozması nedeni ile düşer ve belden aşağısı akan postanın içinde kalır ve ayağından kazalanır. Kaza sonucunda kazazede usta işçi ...'ün işgöremezlik oranı %14.1 olarak tespit edilmiştir. 1-Mahkemece, yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporunda, kazanın gerçekleşmesinde % 50 oranında işveren şirketin kusurunun, % 50 oranında kaçınılmazlık olgusunun olduğu ve kazalı işçinin kusurunun olmadığı kabul edilmiş ve Mahkemece hükme esas alınan bu rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda, kaçınılmazlık olgusunun raporda yanılgılı olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 21. maddesi olup, davalı işverenin, kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür. İş kazalarında ilgililerin kusur durumları belirlenirken kaçınılmazlığın da göz önünde bulundurulması ve belirlenen kaçınılmazlık payından işverenin sorumlu tutulmaması gerekmektedir. Kaçınılmazlık olgusundan ise, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda geçerli mevzuat hükümleri çerçevesinde, doğabilecek olası zararlı sonuçların önlenmesi yönünde, duruma ve koşullara göre ilgililerden beklenebilecek tüm özenli ve dikkatli çabaya karşın sigortalıyı bedence veya ruhça arızaya uğratan iş kazasının meydana gelmesi durumunda söz edilebilir. Günümüz teknolojisinde bir takım olayların sonuçlarının kısmen kaçınılmazlık/kötü rastlantılarla açıklanması, alınabilecek önlemler düşünüldüğünde olanaksızdır. Kaçınılmazlık/kötü rastlantı olarak adlandırılan olguların birçoğunun temelinde insan yanılgı ve savsamaları, özen eksikliği bulunduğu bir gerçektir. Unutulmamalıdır ki, her birey, zararlı sonuçların önlenmesi için durum ve koşulların kendisine yüklediği özen ve dikkat yükümünü göstermek zorundadır. Öngörülebilir sonuçlar karşısında kaçınılmazlık/kötü rastlantı yönünde değerlendirme yapılamaz.