8. Hukuk Dairesi 2021/12507 E. , 2023/1736 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/80 E., 2019/493 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 üncü maddesine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmişti…
**8. Hukuk Dairesi 2021/12507 E. , 2023/1736 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/80 E., 2019/493 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 üncü maddesine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 1949 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 18.07.2001 tarihinde ilan edilip kesinleşen sınırlama dışı kalmış ormanların kadastrosu ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 6831 sayılı Orman Kanunun'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması, 2000 yılında yapılan arazi kadastrosu vardır. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyü 102 ada 6 parsel sayılı 47.415 m2 yüzölçümlü, tarla vasfındaki taşınmazın 2004 yılında hükmen Hazine adına tapuya tescil edildiğini, oysa müvekkilinin babası ... ... 'ten kaldığını belirterek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... ... 'in tüm mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.05.2014 tarihli ve 2013/686 Esas, 2014/279 Karar sayılı kararı ile taşınmazın eylemli orman olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.04.2017 tarihli ve 2015/11070 Esas, 2017/3323 Karar sayılı kararıyla 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan 1949 yılında ilan edilen ve 2001 yılında ilan edilen 6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde bulunup bulunmadığının yöntemince belirlenmesi ve orman sınırları dışında kaldığının anlaşılması halinde davacının dayandığı tapu kayıtlarının uygulanması, tapu kayıtları taşınmaza uymuyorsa Kadastro Mahkemesinin 2002/41 Esas, 2006/61 Karar sayılı dosyasının dava sebebi farklı olması sebebiyle taraflar arasında kesin hüküm oluşturmayacağı, ancak güçlü delil niteliğinde olduğu göz önünde bulundurularak karar verilmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde orman sınırları dışında olduğu ancak taşınmazın evveliyatının orman olduğu ve dayanılan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları dışında olduğu ve tarla niteliğinde olduğunun tüm bilirkişi raporlarında belirtildiğini, Orman İdaresince yapılan aplikasyon çalışmalarında da herhangi bir unutulmuş ormandan bahsedilmediğini, dava konusu taşınmaz orman sınırları içerisinde olmadığından 2/B uygulamasına konu olmasının mümkün olmadığını, Mahkemece taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında olduğu belirlendiği halde, orman vasfıyla Hazine adına tespitinin yapılmasının uygun olacağının kabulüyle sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığı ve davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uyup uymadığı hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.