4. Hukuk Dairesi 2022/5119 E. , 2024/13061 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3389 E., 2022/88 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/205 E., 2019/891 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tara…
**4. Hukuk Dairesi 2022/5119 E. , 2024/13061 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3389 E., 2022/88 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/205 E., 2019/891 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.11.2015 tarihinde sürücüsü olduğu motosiklet ile seyir halindeyken herhangi bir güvenlik önlemi almadan duraklayan ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının kaza sebebiyle meydana gelen çalışma gücü kaybı zararının şimdilik 1.000,00 TL'sinin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının kaza sebebi ile duymuş olduğu üzüntü ve kederin kısmen dahi olsa tazmini amacıyla 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketleri hariç) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Orhan Keskin vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığını, maddi ve manevi tazminat talebinin haksız olduğunu, istenen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Reklam Şti. vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine başvuru sürecinin tüketilmemiş olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi, esasa ilişkin olmak üzere, ceza davasının neticesinin bekletici mesele yapılması, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini talep etmiştir. Davalı ... (Eski Unvanı Türkland Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği gibi maluliyetin bahse konu trafik kazası nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediği, trafik kazası meydana gelmiş ise bu durumda da tarafların kusur durumu dahi belli olmadığından davacının müterafik kusuru araştırılmadığından davacının geçici ödeme talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...meydana gelen kazada davacının %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle" davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; diğer araçların da kazanın oluşumunda etkisi olduğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.