4. Hukuk Dairesi 2014/15849 E. , 2015/12443 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/07/2014 NUMARASI : 2012/373-2014/435 Davacı A.. İ.. vekili Avukat C.. Ş..tarafından, davalılar R.. A.. ve diğerleri aleyhine 08/05/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/07/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde…
**4. Hukuk Dairesi 2014/15849 E. , 2015/12443 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/07/2014 NUMARASI : 2012/373-2014/435 Davacı A.. İ.. vekili Avukat C.. Ş..tarafından, davalılar R.. A.. ve diğerleri aleyhine 08/05/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/07/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, H..G.. 19/04/2012 – 21/04/2012 – 27/04/2012 günlü sayılarında “...”, “..., “...” başlığı ile yayınlanan haberlerin kişilik haklarına saldırı içermesi nedeniyle uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalılar, basının görünür gerçeği yazma hakkı olup somut gerçeği araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, yazıların basın özgürlüğü sınırları içinde kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, dava konusu haberlere konu edilen arsaların yüzölçümlerinin, hazineye önüne 1 rakamı konulmadan bildirilmiş olduğu anlaşılmış ise de bu hatadan davacının sorumlu tutulamayacağı, arsaların satışının hazineye bildirilen rakam üzerinden değil tapudaki yüzölçümünden yapılacağı, bu hatadan dolayı davacı itham edilircesine dava konusu haberlerin yapılmasının eleştiri sınırlarını aştığı kanaatine varılarak istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.