8. Hukuk Dairesi 2018/842 E. , 2018/11740 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı vekili; mahcuzun borçluya ait olduğunu, 3.kişinin istihkak iddiasının samimiyetten uzak olduğunu, alacaklıdan mal kaçırmak …
**8. Hukuk Dairesi 2018/842 E. , 2018/11740 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı vekili; mahcuzun borçluya ait olduğunu, 3.kişinin istihkak iddiasının samimiyetten uzak olduğunu, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla düzenlenen belgelere dayandığını açıklayarak davanın kabulü ile 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı 3.kişi vekili, hacze konu makinenin müvekkiline ait olup, ... Ltd. Şti.'ne kullanması için verdiğini, makinenin faturasının müvekkili adına olduğunu, dava dışı ... ... Şirketi tarafından makinenin borçluya kiralandığını, müvekkilinin borçluyu tanımadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; borçlunun iş yaptığı şantiye sahasında haciz yapılması nedeniyle ispat külfetinin 3.şahsa ait olduğu, 3.şahıs tarafından sunulan 03/10/2011 tarihli faturada yer alan bilgiler ile mahcuz makinenin özelliklerinin birebir aynı olduğu, fatura bedelinin ödendiğinin bankadan bildirilen ödeme bilgileri ve Zorlu Makine'ye ait muavin defter kayıtlarından anlaşıldığı, borçlunun yaptığı inşaatta kullanılmak üzere borçluya kiralandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Dava konusu haciz, borçluya ait inşaat sahasında yapılmıştır. Buna göre, İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davalı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davalı 3. kişinin dayandığı 03.10.2011 tarihli fatura ile hacze konu makinenin özellikleri itibari ile uyuştuğu, davalı 3.kişi tarafından dava dışı şirketten satın alınan makinenin bedelinin ödendiği, ödemelerin ve faturaların defter kayıtlarında yer aldığı belirtilmiş olmakla birlikte, davalı 3.kişi vekili cevap dilekçesinde, davaya konu mahcuzun 3.kişinin amcasının oğluna ait olan dava dışı ... ... Ltd. Şti’ne kullanılması için verildiğini, ... ... Şirketi tarafından da makinenin borçluya kiralandığını müvekkilinin borçluyu tanımadığını iddia etmiştir. Buna ilişkin olarak, davalı 3.kişi 19.07.2012- 19.12.2012 tarihleri arasında çalıştırılmak üzere hacze konu makinenin dava dışı ... ... Şirketine kiralandığına ilişkin adi yazılı kira sözleşmesi sunulmuş, ancak makinenin borçluya kiralanmasına ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır. Bu durumda, davalı 3.kişi davaya konu makinenin borçlunun şantiyesinde bulunma nedenini belgelendirememiştir. Hal böyle olunca, davalı 3.kişi tarafından delil olarak sunulan belgeler, mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli görülmemiştir. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.