9. Ceza Dairesi 2021/5622 E. , 2023/1475 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ce…
**9. Ceza Dairesi 2021/5622 E. , 2023/1475 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2015 tarihli ve 2015/326 Esas, 2015/1016 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.05.2018 tarihli ve 14-2015/321162 numaralı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edildiği anlaşılmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle, sanık hakkında eksik incelemeyle yeterli ceza verilmeden karar verildiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmamasının ve alt sınırdan hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin haksız olarak uygulandığına ve uygulanmaması gerektiğine, kararın sanık aleyhine bozulması için hükmü temyiz ettiklerine ilişkindir. B. Sanığın Temyiz İsteği Özetle, hakkında yapılan suçlama ve tanzim edilen iddianameyi kabul etmediğine, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, otobüste muavin olarak görev yaptığına, geçmişe yönelik benzer veya başka bir suçtan hakkında işlem yapılmadığına, aileye yardımcı olmak amaçlı hareket ettiğine ancak mağdurenin koltuk seçmesine mani olma veya belirli bir numaraya geçmesi için baskı ve yönlendirme yapmadığına, otobüsün kalabalık olduğuna, kalabalık bir ortamda ve görevli muavin olarak elle temas yaratacak hareketinin olmadığına, isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığına, kesinlikle bakış ve elle temasın olmadığına, anlatıldığı şekilde şoföre şikayet olmadığına, şikayet olsa tutanak tutulacağına, eksik incelemeyle karar verildiğine, erteleme hakkından yararlandırılmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay günü sanığın muavin olarak çalıştığı şehirler arası otobüste mağdure ile mağdurenin annesi olan katılanın yolculuk yaptıkları, mağdurenin aynı otobüste yolcu olan tanık Seda'nın yanına geçtiği, sanığın ısrarla mağdurenin arka koltuğa geçmesini istediği, mağdure arka koltuğa geçtiğinde sanığın mağdurenin yanına gelerek mağdurenin elini tutması ve elini mağdurenin bacağının üzerine koyması üzerine mağdurenin sanığı ittirerek annesinin yanına kaçması şeklinde anlatılan eylemde sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. 2. Mağdurenin samimi beyanları, sanık ile mağdurenin daha önceden tanışmadıkları nazara alınarak aralarında mağdurenin sanığa suç atmasını gerektirir herhangi bir husumetin bulunmadığı gözetilip mevcut delillerle sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğunun kabulü ve eylemin aynı anda gerçekleştiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiş, sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ve aşağıda belirtilen husus dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulmasına rağmen hüküm fıkrasında suç adının "Sarkıntılık suretiyle çocuğa yönelik cinsel saldırı" suçu olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2015/326 Esas, 2015/1016 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan "...sarkıntılık suretiyle çocuğa yönelik cinsel saldırı suçu sabit olduğundan..." ibaresinin "...sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçu sabit olduğundan..." şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2023 tarihinde karar verildi.