T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1193 KARAR NO : 2026/103 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2023 NUMARASI : 2022/540 Esas - 2023/234 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 23/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/01/2026 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/04/2023 tarih 2022/540 Esas 20…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1193 KARAR NO : 2026/103 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2023 NUMARASI : 2022/540 Esas - 2023/234 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 23/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/01/2026 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/04/2023 tarih 2022/540 Esas 2023/234 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, Dava dışı ... davacı şirkette Mesleki Sorumluluk Sigortası ve 153018309 poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, dava dışı ...'in 18.06.2009 tarihinde davalı şirkete ait .... Hastanesinde ameliyat olduğunu, ameliyatı .... ve ekibinin gerçekleştirdiğini, ... ameliyattan sonra taburcu olduğunu ancak ameliyata bağlı şikayetlerinin devam ettiğini, 3.5 yıl boyunca hastalıktan kurtulamadığını evde yatmak zorunda kaldığını , kontrol için hastaneye gittiği zamanlarda da iyileşeceğinin söylendiğini bu süreçte karnında şişlik oluştuğunu ve ağrılarının dayanılmaz noktaya gelmesi nedeniyle Aydın Atatürk Devlet Hastanesine başvurduğunu, Aydın Atatürk Devlet Hastanesinde yapılan muayeneler sonucunda palanlanan safra kesesi ameliyatı esnasında karın içerisinde önceki ameliyattan kalan tampon ve sargı bezleri olduğunun görüldüğü, ...'in bu operasyon nedeniyle 6 gün boyunca yoğun bakımda kaldığını, ... ve Eşi ....l'in yaşanan sıkıntılar nedeniyle ... A.Ş (.... Hastanesi) ve .... aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli dava açtıklarını, davalılardan ....'in mesleki sorumluluk sigortacısı olmaları nedeniyle davanın şirketlerine ihbar edildiğini, Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/476 Esas 2017/126 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılamada davalılar ... A.Ş (... Hastanesi) ve .... müştereken sorumlu tutulduklarını ancak zararın tamamının davacı şirket tarafından ödendiğini, davacının sorumluluğunun sadece sigortalının payına düşen kadar olduğunu, mahkeme kararına göre müştereken ödenmesi gereken tutarın sadece davalılardan biri tarafından ödenmiş olduğu fazla ödenen %50 lik tutar için işbu davanın açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 58.10750 TL rücuen tazminatın ödeme tarihi olan işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davanın her şeyden önce usulden reddinin gerektiği zira davacının, .... A.Ş'ye dava açmasında bir hukuki yarar bulunmadığını, davacı sigorta şirketinin, .... A.Ş.’ye ait hastanenin söz konusu olayda kusursuz bulunmasının ardından, avukatlarca başlatılan arabuluculuk sürecinde ödeme yapılacağına dair anlaşmaya varıldığını ve şirketin kusursuz olması sebebiyle ibralaşarak dava konusu yaptıkları ödemeyi, kusur sebebiyle sigorta poliçesi kapsamında gerçekleştirdiklerini belirterek davanın reddini talep etmiş, ....tarafından, Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/476 E. ve 2017/126 K. sayılı dosyası ile hekim ...’in yapmış olduğu tıbbi müdahale sebebiyle zarara uğradığından bahisle hem hekim hem de davalı şirket hakkında maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, yapılan yargılama esnasında ekte bulunan adli tıp raporundan da anlaşılacağı üzere müdahalede bulunan doktor ve ameliyat hemşiresinin kusurlu olduğunun tespit edildiği, aktüerya hesabında ise davacı yanın maddi tazminat alacağının olmadığı ancak manevi tazminat hususunda takdirin mahkemeye ait olduğunun bildirildiği. Yapılan yargılama sonucunda müvekkili hastane tarafından Kuşadası İcra Müdürlüğü’nün 2017/201 E. sayılı dosyasına ödemenin yapıldığı belirterek haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Dava sigorta şirketinin rücu davasadır. Davacı sigorta şirketi dava dışı ...'in 18.06.2009 tarihinde ....Hastanesinde ameliyat olduğunu, ameliyatın sigortalı Hekim ..... tarafından gerçekleştirildiğini, ameliyat sonrası hastanın şikayetlerinin devam etmesi üzerine Aydın Atatürk Devlet Hastanesinde yeniden ameliyata alındığını ve bu ameliyat sırasında hastanın karın bölgesinde daha önceki ameliyattan kalma tampon ve sargı bezinin bulunduğunun tespit edildiğini bu nedenle dava dışı hastaya yapılan ödemenin kusurlu olan hastaneye rücu edildiği anlaşılmaktadır. Tüm tedavi ve hastane kayıtları dosyamız arasına alınarak dosya ATK'ya sevk edilmiş ve meydana gelen olayda doktor, hemşire ve hastanenin kusur oranlarının tespiti istenmiştir. ATK'nın 07.02.2023 tarihli raporu ile; dava dışı hastanın davalı hastane bünyesinde olduğu ameliyat sırasında karın bölgesinde unutulan sargı bezi nedeniyle hastanenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı; doktor ve hemşirenin eşit oranda kusurlu olduğu belirlenmiştir. Davacı vekili davalının kusursuz sorumluluğu olması nedeniyle tazminata hükmedilmesi gerektiğini iddia etmiş ise de; kusursuz sorumluluk zarar görene karşı söz konusu olmaktadır. Sigortacının kendi sigortalısının kusurunu kusursuz sorumluluk hükümleri kapsamında davalıya rücu etmesi mümkün değildir. Haksız fiil sorumluluğunda zarar görene karşı kusurlu ve kusursuz sorumlu şahıslar müteselsilen sorumlu iken iç ilişkide herkes kendi kusurundan sorumlu olacak ve kusur oranında rücu hakkı doğacaktır. Eldeki davada davacının sigortalısı kendi kusuruyla zarara sebebiyet vermiş olduğundan davalıya rücu hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Karara karşı Davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dava dışı ....'nin 18/06/2009 tarihinde davalı şirkete ait ..... Hastanesinde ameliyat olmakla birlikte sigortalı olan doktor ... ve ekibince bu ameliyatın gerçekleştirildiği ve Aydın Atatürk Devlet Hastanesindeki müdehaleler neticesi hastanın karnında 18/06/2009 tarihindeki ameliyattan kaynaklı unutulan tampon ve sargı bezleri sebebiyle Kuşadası 3 ASHM nin 2012/476 E sayılı dosyası üzerinden açılan 2017/126 K sayılı ilam ile karara bağlanan yargılamada doktor .... ile davalı yan yönünden müşterek ve müteselsil sorumluluk belirlenmek suretiyle karar verildiği görülmekle birlikte doktor yönünden mesleki sorumluluk sigortası kapsamında ödenen tutarın davalı hastane sahibi şirketten müteselsil sorumluluk kapsamında %50 si karşılığının tahsiline yönelik açılan bu davada kazandırılan raporun yerinde olmadığı, rapora yapılan itirazların karşılanmadığı, çelişkisinin giderilmediği ve bu sebeple eksik inceleme ile sorumluluk atfedildiği, zira davalı hastanenin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk temelinde olduğu, aksi yöndeki değerlendirmenin doğru ve yerinde bir değerlendirme olmayacağı belirtilerek rücu hakkı kapsamında açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yönünde verilen kararın yerinde olmadığı hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, kesinleşen tazminat davasının konu edildiği icra dosyasına mesleki sorumluluk sigortası kapsamında sigortalı .... adına ödenen tutarın % 50'sinin davalı hastaneden rücuen tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava dışı ... tarafından 18/06/2009 tarihinde doktor ....ve ekibinin operasyonu sırasında karın içerisinde tampon ve sargı bezi unutulduğu iddiasıyla doktar ... ve davalı hastahane aleyhine Kuşadası 3. ASHM'nin 2012/476 esas sayılı dosyası üzerinden açılan maddi ve manevi tazminat davasına yönelik dosyaya İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunca sunulan 16/02/2015 tarihli raporda ameliyat hemşiresi ve doktor yönünden eksik eylem nitelendirmesi yapıldığı, tazminat hesabı yönünden üçlü bilirkişi heyetine tevdi üzerine ise maddi zararın bulunmadığı yönünde kanaat bildirilmesi üzerine söz konusu rapor kanaatleri hükme esas alınmak suretiyle 2017/126 karar sayılı ilam ile manevi tazminat yönünden 50.000,00 TL takdir edilmekle davalıların müteselsil sorumluluğuna hükmedildiği, istinaf başvurusu üzerine İzmir BAM 13 HD'nin 2017/1847 esas ve 2017/2108 karar sayılı ilamı ile manevi tazminat miktarı indirilmekle 35.000,00 TL olarak takdir edildiği, temyiz üzerine ise istinaf ilamının kesin nitelikte olduğundan bahisle karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmakla hükmün infazının konu edildiği Kuşadası İcra Müdürlüğünün 2017/201 esas sayılı dosyasına sunulan teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle davacı yanca sigortalı .... adına ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Bunun üzerine davacı yanca davalı aleyhine ödenen tutarın % 50'si oran karşılığının rücuen tahsili talepli açılan davada İDM'ce kusur durumunun tespit ve tayını yönünden dosyanın tevdisi üzerine İstanbul ATK 7. İhtisas Kurulu'nun 25/01/2023 tarihli raporu ile kusurun her bir sağlık çalışanı için ayrı ayrı 4/8 oranında olduğu, hizmetini sağlık personeli aracılığı ile yürüten davalı hastanenin organizasyon hatasının bulunmadığı yönünde kanaat bildirilmesi üzerine rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince Yargıtay ilamı karşısında kesin nitelikte olduğu anlaşılan İzmir BAM 13 HD'nin 2017/1847 esas ve 2017/2108 karar sayılı ilamı ile davacı sigortalısı ve davalı yan aleyhine müteselsil olarak hükmedilen 35.000,00 TL manevi tazminat miktarının rücu talebine ilişkin dosya taraflarının kusuru yönünden ayrıca inceleme yapılmasının yerinde ve isabetli olmasına, bu kapsamda hükme esas alınan ATK raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına ve bu kapsamda İDM'cee yapılan inceleme ve araştırmanın yerinde ve yeterli görülmesine, aksi iddia edilmekle birlikte yukarıda da belirtildiği üzere inceleme konusu dosyada alınan rapor ile Kuadası 3. ASHM'nin 2012/476 esas sayılı dosyasında alınan raporlar arası çelişki olmamasına, adı geçen 3. ASHM dosyasında davalı konumunda olanlar yönünden aralarında üçüncü kişi konumundaki ...'ye karşı müteselsil sorumluluk mevcut ise de bu durumun inceleme konusu taraflar arasında geçerli olmamasına, olayda davalıya atfedilebilecek kusurun olmamasına aksi durumdaki ispat davacıda olmamasına karşın bu yönden bir hususun ispat edilememesine, bunun yanında aksi belirtilmekte ise de davalı yanın kusursuz sorumluluğunun halefiyet prensibi gereği davacıya karşı ileri sürememesine, açıklanan hususlar kapsamında davanın reddedilmesine iştirak edilmesine, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacı yanın istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 23/01/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.