T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1576 Esas KARAR NO : 2026/442 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 18/04/2024 NUMARASI : 2022/263 E. - 2024/115 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. ma…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1576 Esas KARAR NO : 2026/442 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 18/04/2024 NUMARASI : 2022/263 E. - 2024/115 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili, ...aleyhine açtığı davanın dava dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun yıllardan beri saç sektöründe ticari faaliyetlerine devam ettiğini, "..." markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 10/12/2019 tarih ve ... başvuru numarası ile 41 ve 44 numaralı emtia sınıflarında, namına tescilli bulunduğunu, davalının müvekkilinin markası ile gerek yazılış, gerek söyleyiş ve gerekse logo kullanımı bakımından aynıya yakın benzerlikteki "..." ibaresini ticari olarak kullandığını, marka hakkına tecavüz ettiğini, Beyoğlu 6. Noterliğinin ... Yevmiye numarasıyla 05/09/2022 tarihinde ihtarname gönderilmiş ise de, davalının haksız fiiline devam ettiğini, aynı zamanda haksız rekabet teşkil eden söz konusu kullanımdan dolayı zarara uğradığını beyan ve iddia ederek, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, tecavüz konusu cihazlara el konularak bunlar üzerindeki markaların silinmesine ve tanıtım faaliyetlerinin durdurulmasına, davalının, müvekkilinin marka hakkına karşı işlediği tecavüz fiilinin tespitine, söz konusu fiilin durdurulmasına ve ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin tecavüz sebebiyle uğramış olduğu şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli makineyi kullanmadığını, müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Limited Şirketi tarafından kullanıldığını, bu nedenle husumet itirazlarının bulunduğunu, davalının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, zorunlu arabuluculuk başvurusunun ... Limited Şirketi'ne yapılmamış olduğundan dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin yetkilisi olduğu şirketin kullandığı cihaz ile davacının iddia ettiği cihazın kullanım şekli ile müvekkili tarafından gerçekleştirilen kullanım ile davacıya ait marka arasında benzerlik bulunmadığını, davacının markasını ciddi şekilde kullandığını kanıtlaması gerektiğini, "..." ibaresinin günümüzde klinik ve bu alanda faaliyet gösteren merkezlerde uygulanan ameliyatsız ve vücut şekillendirme amacıyla gerçekleştirilen "Odaklanmış Kas Geliştirme Sistemi" ile çalışan ... -girişimsel olmayan bir yöntem olan ... "Elektromanyetik kas stimulasyonu" olarak adlandırılan bir teknoloji olduğunu, herkesin kullanımına açık ve genel bir ibare olduğunu, Google arama motorunda "..." teknolojisi aratıldığında, çok sayıda içeriğe ulaşılabileceğini, davalının ... yöntemine dayalı "..." markalı bir cihaz kullandığını, davacının ... yöntemi ile bir hizmet vermediğini, "..." markası ile ilgili yapılan internet araştırmasında, bu markanın KORE menşeili bir şirketin ... cihazları için kullanıldığını ve Türkiye satıcısının, "...Limited Şirketi" olup, kendisinin kullanımının farklı bir şirkete ait ve aynı alandaki cihaz ile ilgili olduğunu savunarak, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVADA TARAF DEĞİŞİKLİĞİ: Davacı vekili dosyaya sunduğu 04/10/2023 tarihli dilekçesi ile; taraf değişikliği talebinin mevcut olduğunu, müvekkilinin tescillenmiş olan markasının aynısının veya benzerinin "...-Dr. ..." tarafından kullanıldığının tespit edilmesi üzerine husumeti sehven ...'ya yönelttiklerini, yalnızca ...'nın bilgilerine ulaşılabilmesi, ...'ın vergi kimlik numarasına ulaşılamaması nedeniyle davanın yalnızca ...'ya yönelik ikame edildiğini, dilekçeler teatisi aşamasında davalı tarafça husumet itirazında bulunulması üzerine davanın tarafının ... LTD. ŞTİ. olduğunun taraflarınca anlaşıldığını beyan ederek, HMK’nın 124. maddesi çerçevesinde taraf değişikliğinin yapılarak davanın ... LTD. ŞTİ'ne (VKN:...) yönlendirilmesine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece 04/10/2023 tarihli ara kararı ile, davacı tarafça dava dilekçesinde davalı tarafın yanlış gösterilmesi hususunun HMK'nın 124. maddesi kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı anlaşılmakla, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ...'nın yerine ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin davalı olarak dosyaya eklenmesine, yargılamaya bu doğrultuda devam olunmasına karar verilmiştir. DAVALI ... LTD. ŞİRKETİ DAVAYA CEVAP DİLEKÇESİNDE: Davacının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin kullanımına ait olan "..." ibaresinde mevcut olan ve davacı marka kombinasyonu içerinde de ortak unsur olarak yer alan "..." ibaresinin 44. sınıf kapsamında yer alan "Güzellik bakımı hizmetleri"ne konu zayıflama hizmetleri bakımından tanımlayıcı olduğunu, zayıflama cihazları ve zayıflama hizmeti sunan güzellik işletmeleri tarafından "..." ibaresinin yoğun bir şekilde kullanıldığı ve ayırt ediciliğinin olmadığını, davacının marka kullanımını da ispat edemediğini, "..." ibaresinin tedavi yönteminin adı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 18/04/2024 tarihli 2022/263E. - 2024/115 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı sunulan deliller, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporları ve davaya dayanak kullanımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı kendisine ait "..." ibareli markasına -davalının "..." şeklindeki kullanımının- tecavüz oluşturduğunu belirtmiş ise de, içerisinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan raporla tespit olunduğu üzere, davacının "..." markasında ve davalının kullanımına konu "..." ibaresinde mevcut "..." ibaresinin zayıflama cihazları ve zayıflama hizmeti sunan güzellik işletmeleri tarafından yoğun olarak kullanıldığı, bu noktada güzellik bakım hizmetlerine konu zayıflama hizmetleri bakımından ibarenin tamamlayıcı nitelikte olduğu ve ayırt ediciliğinin düşük olduğu, Avrupa Marka ve Tasarım Ağı Ortak Bildirgesinde de belirtildiği üzere, markalar düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsuru paylaşıyorsa, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde örtüşmeyen bileşenlerin markaların genel izlenimi üzerindeki etkisine odaklanılması gerektiği, (Karasu, Rauf/ Suluk, Cahit/ Nal Temel: Fikri Mülkiyet Hukuku, Ankara, 2018, s. 189), başka bir deyişle önceki markanın ayırt edici niteliği düşük ise markaların örtüşmeyen bileşenlerinin benzerlikleri/farklılıkları ve ayırt edicilikleri ele alınarak sonuca gidilmesi gerektiği, açıklanan tüm bu hususlar çerçevesinde dosyada mevcut somut olayda SMK 7/2 b-d ve 29. Maddeleri kapsamında marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceği anlaşılmakla davanın tümden reddine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece dosyaya sundukları tüm delillerinin incelenmediğini, bu durumun silahların eşitliği ilkesine aykırılık teşkil ettiğini ve müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini,Dava dosyasında alınmış olan bilirkişi raporlarında yanlış ve eksik değerlendirmelerde bulunulduğunu, dosyada mevcut beyanlarını, taleplerini ve uzman görüşünü incelemeden hatalı raporlar düzenlendiğini, bu raporların hükme esas alındığını,İhtilafa konu markaların yer aldığı sınıflar bakımından "..." ibaresinin tanımlayıcı bir özelliği olmadığı gibi, bu ibarenin zayıf marka da olmadığını, Google'da "..." ibaresi ile arama yapıldığında çıkan sonuçların müvekkili firmaya ait olduğunu, müşteri yorumlarının ve beğenilerinin ilk sırada yer aldığını, "..." markasının müvekkili şirketle özdeşleştiğini, ayırt edici ve sektöründe tanınan bir marka olduğunu,Kas geliştirme ve vücut şekillendirme yöntemi olan ... uygulamasının müvekkiline ait "..." markası ile tanınır hale geldiğini, davalıların markanın tanınmışlığından haksız yarar sağladıklarını, markanın itibar ve ayırt edici karakterini de zedelediklerini,... cihazının müvekkilinin "..." markası ile ilk kez Türkiye'ye girdiğini ve tanındığını, bu sebeple cihazı kullanan firmaların müvekkilinin bu itibarından faydalanmaya çalıştıklarını, marka ile cihazın bir arada kullanılması ile tüketiciyi yanılttıklarını,Müvekkilinin "..." markasını uzun süredir aralıksız olarak kullandığını, markanın aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının esaslı unsurunu oluşturduğunu, marka zayıf olsa bile markanın ayırt edicilik kazandığını, Dosyaya sundukları İstanbul 4. FSHHM'nin 2023/32 Esas ve İstanbul 2. FSHHM'nin 2023/151 Esas sayılı dosyalarından alınan uzman görüşlerinin Mahkemece dikkate alınmadığını, uzman görüşünde de belirtildiği gibi davalı kullanımlarının SMK'nın 7/2-b ve 29. maddeleri uyarınca markaya tecavüz oluşturduğunu, Müvekkilinin "..." markası ile davalının kullandığı "..." markasının görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzer olduğunu,Davalının marka kullanımın, müvekkilinin markasının 44. sınıfta tescilli olduğu "Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri." ile aynı, 10. sınıfta "Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar" ile bağlantılı olduğunu, ortalama tüketici tarafından markaların karıştırılma ihtimali bulunduğunu,Müvekkilinin markasının tanınmış marka statüsüne eriştiğini belirterek, arz ve izah ettikleri ve Mahkemece re’sen göz önüne alınacak nedenlerle; istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/263 E. 2024/115 K. ve 18.04.2024 tarihli kararın istinaf yolu ile kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 10/12/2019 başvuru, 06/10/2020 tescil tarihli, 2019 124183 tescil numaralı "...+Şekil" markasının 41 ve 44. Sınıflarda davacı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince marka vekili ..., bilgisayar mühendisi ... ve medikal estetisyen ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 15/11/2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; 6769 Sayılı SMK'nın 7/2-b maddesinde düzenlenen ve anılan maddenin ilk şartı olan markalar arasındaki benzerliğinin dava konusu somut olay bakımından vukuu bulmadığı, davalı kullanımlarına konu "..." ibaresinde mevcut olan ve davacı marka kombinasyonu içerisinde de ortak unsur olarak yer alan "..." ibaresinin, davalı kullanımlarına konu 44. sınıf kapsamında yer alan "Güzellik bakımı hizmetleri"ne konu zayıflama hizmetleri bakımından tanımlayıcı olduğu, zayıflama cihazları ve zayıflama hizmeti sunan güzellik işletmeleri tarafından "..." ibaresinin yoğun bir şekilde kullanıldığı ve ayırt ediciliğinin düşük olduğunun tespit edildiği, 6769 sayılı SMK'nın 7/2-b ve d maddeleri atfı ile 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüzden söz edilmesinin mümkün olmadığı, bu kapsamda marka hakkına tecavüz bulunmadığı, davacının tazminat taleplerine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmasına bu aşamada gerek bulunmadığı yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 04/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; 6769 Sayılı SMK'nın 7/2-b maddesinde düzenlenen ve anılan maddenin ilk şartı olan, markalar arasındaki benzerliğini dava konusu somut olay bakımından vukuu bulmadığı, davalı kullanımlarına konu "..." ibaresinde mevcut olan ve davacı marka kombinasyonu içerisinde de ortak unsur olarak yer alan "..." ibaresinin, davalı kullanımlarına konu 44. sınıf kapsamında yer alan güzellik bakımı hizmetlerine konu zayıflama hizmetleri bakımından tanımlayıcı olduğu, zayıflama cihazları ve zayıflama hizmeti sunan güzellik işletmeleri tarafından "..." ibaresinin yoğun bir şekilde kullanıldığı ve ayırt ediciliğinin düşük olduğunun tespit edildiği, 6769 Sayılı SMK'nın 7/2-b ve d maddeleri atfı ile 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüzden söz edilmesinin mümkün olmadığı, dosya kapsamına sunulu deliller kapsamında değerlendirme yapıldığında, davacı markasının tanınmış marka statüsünde olmadığı, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5. maddesine konu aranan şartların somut olay bakımından gerçekleşmediği, bu kapsamda marka hakkına tecavüz bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı, kök raporda yer verilen sonuç ve değerlendirmeler bakımından görüşlerinde bir değişiklik bulunmadığı yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir. G E R E K Ç E : Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ile maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Konusunda uzman bilirkişilerden alınan kök ve ek raporda belirtildiği şekilde; İngilizce bir kelime olan "..." kelimesinin Türkçe karşılığının şekil, şekillendirme olduğu, davalının "..." markasını zayıflama cihazları üzerinde kullandığı, "..." ibaresinin zayıflama ve vücut şekillendirme hizmetlerinde sıkça kullanılan zayıf bir marka olduğu, davacının markasının "..." ibaresi ile birlikte şekil unsuru da içerdiği, davalının yalnızca kelime unsurundan oluşan "..." markasının davacının markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olmadığı, davacının markasının tanınmış marka olduğunun da kanıtlanamadığı, bu nedenle davalının marka kullanımının davacının markasına tecavüz teşkil etmediği anlaşılmakla, Mahkemece, bilirkişi raporu ile çelişen ve davacı tarafça başka dosyalarla ilgili hazırlatılan uzman görüşüne itibar edilmemesinde ve davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık olmadığından, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.