1. Hukuk Dairesi 2009/9430 E. , 2009/11066 K. MAHKEMESİ : AKÇAABAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/09/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ( eski )1029 ( yeni ) 207 ada 21 ve 1589 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalının ise Başbakanlık Toplu Konut İdaresi tarafından ihale edilen 936 konut ve sosyal donatı projesinde yüklenici firma olarak 3. etap 252 konut yapım işini aldığını, davalının gerek yapımına başladığı binalardan gerekse 3.kişilerce ba…
**1. Hukuk Dairesi 2009/9430 E. , 2009/11066 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AKÇAABAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/09/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ( eski )1029 ( yeni ) 207 ada 21 ve 1589 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalının ise Başbakanlık Toplu Konut İdaresi tarafından ihale edilen 936 konut ve sosyal donatı projesinde yüklenici firma olarak 3. etap 252 konut yapım işini aldığını, davalının gerek yapımına başladığı binalardan gerekse 3.kişilerce başka alanlarda yapılan hafriyat çalışmalarından doğan toprak, kaya nevinden malzemeleri kendi çalışma alanına zemin etüdü yapmadan özensizce döktüğünü, kar ve yağmur neticesinde malzemelerin kayarak arazisinin bataklığa dönüştüğünü, 1589 parseldeki 2 adet içme suyu kaynağının kullanılamaz hale geldiğini, ağaçların ve 3 sıra fındık ağacının toprak altında kaldığını, derenin yatak değiştirdiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, oturumlara katılmamıştır. Mahkemece, elatma olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve tazminat isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava dilekçesi ve duruşma günü tebliği için davalıya çıkartılan tebligatın "TOKİ-..... Konut ve Sosyal Donatı Şantiyesi- Akçaabat " adresinde daimi çalışan işçi A. E..imzasına tebliğ edildiği, 26.09.2007 tarihli kararın ise aynı adrese Tebligat Kanunu 35. Maddesine göre tebliğ edildiği, davalı vekilinin 24.06.2009 tarihli temyiz dilekçesi ile kesinleşen anılan kararın Akçaabat İcra Müdürlüğünün 2009/819 E. Sayılı icra dosyasıyla icraya konularak icra emrinin bu sefer doğru adrese 17.06.2009 tarihinde müvekkiline tebliğ edilmesi üzerine davadan ve karardan haberdar olunduğunu ve 17.06.2009 tarihinden itibaren yasal temyiz süresinin başladığını belirterek eski hale iade isteğiyle beraber kararı temyiz ettiği görülmektedir. Hemen belirtilmelidir ki,yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi,iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin, hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. HUMK' nun 73. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme, tarafları dinlemeden, onları, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Bu bakımdan davetin ve bunun yazılı şeklinin (davetiyenin) davadaki önemi büyüktür Öte yandan ,tebligatın nasıl ve kimlere yapılacağı adres araştırması ve tespitinin yöntemi 7201 sayılı Tebligat Kanununda gösterilmiş ,5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 48 ve diğer maddelerinde de adres bilgilerinin tutulması,güncellenmesi ve kullanılması ile ilgili hükümler öngörülmüştür. Öncelikle, yasaya uygun biçimde taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi, deliller toplanarak bir sonuca ulaşılması asıldır. Değinilen işlemleri nedeniyle tebligat, bilgilendirme yanında, belgelendirme özelliği de bulunan bir usuli işlemdir. Tebliğ ile ilgili Tebligat Kanunu ve Tüzük hükümleri şeklidir.Bu nedenle,tebligata ilişkin yasal hükümlerin gözden uzak tutulmaması ve uygulanması zorunludur. Kural olarak ‘tebligat’ tebligat yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır.(Teb.Y.10.Md) Keza, muhatabın tüzel kişi olması halinde ise tebligatın nasıl yapılacağı Tebligat Kanununun 12 ve 13 maddeleri ile Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18 maddelerinde düzenlenmiştir. Dava dilekçesinde davalının ismi yanında "Mustafa Ekşi İnşaat " ibaresinin de yazılı olduğu ve davanın tüzel kişi aleyhine açıldığı, davalının temyiz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden adresinin ... Bulvarı 56/5 Ankara olduğu da kayden sabittir. Hal böyle olunca,yukarıda belirtilen işlemler yapılmaksızın ve ilkeler göz ardı edilerek sonuca gidilmiş olmasının doğru olduğu kabul edilemez.Esasen,taraf teşkilinin sağlanması Anayasaanın 90/son maddesi delaletiyle AİHS'nin 6. maddesi hükmü uyarınca adil yargılanma hakkının da bir gereğidir.Bu durumda dava dilekçesinin tebliğinin yöntemine uygun olduğu söylenemez.Bunun sonucu olarak davalının eldeki davada savunma hakkını kullanamadığı ortadadır.Hal böyle olunca, usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliği ,taraf teşkili sağlandıktan sonra yanların gösterecekleri kanıtların toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken usulsüz tebligat ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428 maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.