başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu kalp rahatsızlığı nedeniyle tarihinde akdeniz üniversitesi tıp fakültesi araştırma hastanesinde hastane muayene olmuştur tarihinde koroner anjiyografisi yapılan başvurucuya koroner arter hastalığı tanısı konmuştur hastalığının tedavisi için başvurucuya koroner arter bypass ameliyatı yapılması önerilmiş ve başvurucu tarihinde taburcu edilmiştir başvurucu tarihinde ameliyat yapılması için hastanenin kalp da
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu kalp rahatsızlığı nedeniyle tarihinde akdeniz üniversitesi tıp fakültesi araştırma hastanesinde hastane muayene olmuştur tarihinde koroner anjiyografisi yapılan başvurucuya koroner arter hastalığı tanısı konmuştur hastalığının tedavisi için başvurucuya koroner arter bypass ameliyatı yapılması önerilmiş ve başvurucu tarihinde taburcu edilmiştir başvurucu tarihinde ameliyat yapılması için hastanenin kalp damar cerrahisi ana bilim dalı servisine yatırılmış tarihinde de başvurucuya başvuru numarası karar tarihi açık kalp ameliyatı yapılmıştır ameliyatı takip eden beş gün süresince yoğun bakım servisinde başvurucunun tedavisi ve takibi yapılmıştır başvurucu bu ameliyattan sonra sağ gözünde görme kaybı yaşadığı şikayetiyle başvuru formu ve eklerinde belirtilmeyen bir tarihte özel bir göz polikliniğinde muayene olmuş kendisine sağ gözünü tamamen yitirdiği sol gözünde de görme sorunları yaşayabileceği bildirilmiştir başvurucu bunun üzerine tıbbi ihmal sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının tazmini talebiyle tarihinde akdeniz üniversitesi üniversite aleyhine antalya mahkemesinde mahkeme tam yargı davası açmıştır dava dilekçesinde başvurucunun ameliyat sonrası görme kaybı şikayetinin sağlık görevlilerince dikkate alınmadığı ve ayrıca ameliyattan önce görme ile ilgili bir ön muayene ve tetkik de yapılmadığı vurgulanmıştır başvurucu bunun yanında ameliyat öncesi bu ameliyat sebebiyle görme kaybı yaşanabileceği yönündeki bir riskten kendisine söz edilmediğini ve bu yönde bir bilgilendirmenin yapılmadığını da belirtmiştir yargılama sırasında davalı üniversite hastanede görevli üç uzman doktor tarafından düzenlenen tarihli raporu mahkemeye sunmuştur bu raporda ameliyat öncesi başvurucunun gözle ilgili herhangi bir notunun olmadığı ve ameliyat sonrası herhangi bir göz muayenesinin bulunmadığı açıklanmıştır rapora göre başvurucunun koroner arter hastalığı da bulunduğu gözetildiğinde santral arter oklüzyonuna neden olabilecek bir embolinin ameliyata bağlı olarak ortaya çıktığı söylenemez ayrıca başvurucu hastaya yapılan bütün girişimlerin başvurucunun yazılı ve imzalı onayı doğrultusunda ve bilgisi dahilinde uygulandığı ifade edilmiştir mahkeme konu hakkında adli tıp kurumundan bilirkişi raporu almıştır mahkeme aşağıda belirtilen şu hususlar hakkında rapor düzenlenmesini talep etmiştir başvurucunun ameliyat sonrasında gözünde meydana gelen görme kaybının oluşma sebebinin belirlenmesi yeterli önlem gözetim tedavi ile bu durumun önlenip önlenemeyeceğinin ve görme kaybının doktor hatası nedeniyle ortaya çıkmış olup olmadığının saptanması görme kaybının ameliyat sonrası başka etkenler yüzünden gelişip gelişmediğinin tespit edilmesi adli tıp kurumunun tarihli raporunda koroner bypass ameliyatından sonra emboliler görülebileceği bu durumun ise komplikasyon olarak değerlendirildiği bildirilmiştir mahkeme tarihinde davanın reddine karar vermiştir kararın gerekçesinde adli tıp kurumunun raporuna atıfta bulunularak davalı idareye atfı kabil bir ihmal ve kusurun bulunmadığı belirtilmiştir mahkeme bu sebeple davalı idarenin tazmin sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varmıştır başvurucunun temyiz ettiği karar danıştay dairesinin tarihli ilamıyla onanmıştır nihai karar başvurucu vekiline tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a ulusal hukuk mevzuat hükümleri tarihli ve sayılı yargılama usulü kanununun maddesi şöyledir başvuru numarası karar tarihi haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler bu halde de ilgililerin nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır tarihli ve sayılı tababet ve şuabatı sanatlarının tarzı dair kanun un maddesinin birinci fıkrası şöyledir tabipler diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için hastanın hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde muvafakatını alırlar büyük için bu muvafakatin tahriri olması lazımdır veli veya vasisi olmadığı veya bulunmadığı veya üzerinde ameliye yapılacak şahıs ifadeye muktedir olmadığı takdirde muvafakat şart değildir hilafında hareket edenlere türk lirası para cezası verilir tarihli hekimlik meslek etiği kurallarının maddesi şöyledir hekim hastasını hastanın sağlık durumu ve konulan tanı önerilen tedavi yönteminin türü başarı şansı ve süresi tedavi yönteminin hastanın sağlığı için taşıdığı riskler verilen ilaçların kullanılışı ve olası yan etkileri hastanın önerilen tedaviyi kabul etmemesi durumunda hastalığın yaratacağı sonuçlar olası tedavi seçenekleri ve riskleri konularında aydınlatır yapılacak aydınlatma hastanın kültürel toplumsal ve ruhsal durumuna özen gösteren bir uygunlukta olmalıdır bilgiler hasta tarafından anlaşılabilecek biçimde verilmelidir hastanın dışında bilgilendirilecek kişileri hasta kendisi belirler sağlıkla ilgili her türlü girişim kişinin özgür ve aydınlatılmış anamı ile yapılabilir alınan anam baskı tehdit eksik aydınlatma ya da kandırma yoluyla alındıysa geçersizdir acil durumlar ile hastanın reşit olmaması veya bilincinin kapalı olduğu ya da karar veremeyeceği durumlarda yasal temsilcisinin izni alınır hekim temsilcinin vermemesinin kötü niyete dayandığını düşünüyor ve bu durum hastanın yaşamını tehdit ediyorsa durum adli mercilere bildirilerek izin alınmalıdır bunun mümkün olmaması durumunda hekim başka bir meslektaşına danışmaya çalışır ya da yalnızca yaşamı kurtarmaya yönelik girişimlerde bulunur acil durumlarda müdahale etmek hekimin takdirindedir tedavisi yasalarla zorunlu kılınan hastalıklar toplum sağlığını tehdit ettiği için hasta veya yasal temsilcisinin aydınlatılmış anamı alınmasa da gerekli tedavi yapılır hasta vermiş olduğu aydınlatılmış anamı dilediği zaman geri alabilir tarihli ve sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren hasta hakları yönetmeliğinin yönetmelik tarihli değişiklikten önceki haliyle maddesi şöyledir hasta sağlık durumunu kendisine uygulanacak tıbbı işlemleri bunların faydaları ve muhtemel sakıncaları alternatif tıbbı müdahale usulleri tedavinin kabul edilmemesi halinde ortaya çıkabilecek muhtemel sonuçlan ve hastalığın seyri ve neticeleri konusunda sözlü veya yazılı olarak bilgi istemek hakkına sahiptir sağlık durumu ile ilgili gereken bilgiyi bizzat hasta veya hastanın küçük temyiz kudretinden yoksun veya kısıtlı olması halinde velisi veya vasisi isteyebilir hasta durumu hakkında bilgi almak üzere bir başkasına da yetki verebilir gerek görülen hallerde yetkinin belgelendirilmesi istenilebilir maddesinin birinci fıkrası şöyledir kanunda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere kimse rızası olmaksızın ve verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi ameliyeye tabi tutulamaz başvuru numarası karar tarihi yargısal danıştay dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir alerji yapabileceği bilinen ilaçların verilmesi durumunda hastaya muhtemel sağlık geçmişinin sorulması tedavi fiziksel bütünlükle ilgili tahmin edilemez olası bir risk taşıdığında hekimlerin hastalarını aydınlatarak rıza göstermelerine imkan sağlayacak şekilde kendilerini önceden bu tedavi hakkında bilgilendirmeleri gerekmektedir dosyanın incelenmesinden mahkemesince tedaviyi düzenleyen ve uygulayan sağlık ekibinin anamnez çerçevesinde kendi sağlık geçmişi hakkında hastaya ya da yakınlarına soru sormadığı ilgiliyi penisilin tedavisinin muhtemel risklerine dair bilgilendirmediği ve yürürlükte olan mevzuat ve düzenlemeye rağmen hastanın rızasını almadığı yönünde davacı tarafça ileri sürülen başlıca iddiaların ele alınmadığı görülmektedir hemşire gözlem notu ile hasta arasındaki çelişkiler ile hastanın penisilin alerjisi geçmişine ilişkin hasta öyküsünün alındığına ilişkin kayıtların ve hastanın penisilin uygulamasının olası risklerine ilişkin bilgilendirildiğine ilişkin kayıtların sunulamamasının sunulan kamu hizmetinin kötü işlediğini ve ortada bir hizmet kusurunun bulunduğunu gösterdiğinden davacıların bu olay nedeniyle maruz kaldıkları manevi elem ve ızdırabı giderecek şekilde olayın meydana geliş şekli de dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken manevi tazminatın reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır b uluslararası hukuk avrupa haklan sözleşmesinin sözleşme maddesi şöyledir herkes özel ve aile hayatına konutuna ve yazışmasına saygı hakkına sahiptir bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik kamu güvenliği ülkenin ekonomik refahı düzenin korunması suç işlenmesinin önlenmesi sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir avrupa haklan mahkemesi tıbbi ihmaller yönünden yaşam hakkına ilişkin devletin pozitif yükümlülüklerinin kişilerin ruhsal ve fiziksel bütünlüklerinin korunması ile ilgili olarak sözleşmenin maddesi kapsamında da uygulanması gerektiğini kabul etmektedir b no göre kişilerin yaşam veya fiziksel bütünlüklerinin korunması hakkının devlete yüklediği pozitif yükümlülükler devlet tarafından özel hastanelere ya da kamu hastanelerine hastaların fiziksel ve ruhsal bütünlüklerini koruyacak nitelikteki tedbirleri alma zorunluluğu getiren yasal ve düzenleyici çerçevenin konulmasını gerektirmektedir bu yükümlülük tıbbi müdahalelerin bu bağlamda meydana getirebileceği ağır sonuçlardan hastalan mümkün olabildiğince koruma gerekliliğine dayanmaktadır göre taraf devletlerin uygulanması düşünülen tıbbi müdahalenin hastaların fiziksel bütünlüğüyle ilgili olarak meydana getirebileceği öngörülebilir sonuçlar hakkında hekimlerin sorgulanmaları hastalan aydınlatmaları ve tıbbi müdahale hakkında önceden bilgilendirmeleri amacıyla gereken düzenleyici yasal tedbirleri almak yönünde pozitif yükümlülükleri bulunmaktadır bunun bir sonucu olarak özellikle hastanın kendi hekimleri tarafından önceden gerektiği gibi bilgilendirilmediği durumlarda bu türden öngörülebilir bir tehlikenin gerçekleşmesi halinde ilgili taraf devlet bu başvuru numarası karar tarihi bilgilendirme eksikliği nedeniyle doğrudan sorumlu tutulabilmektedir kk b no v