12. Ceza Dairesi 2021/1529 E. , 2025/2457 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet,Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ... müdafi,katılanlar vekilleri ve katılan ... tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, Katılan ...'ın Temyiz İsteğinin İncelenmesinde, Ölenin amcası olan ve suçtan zarar gören konumu bulmayan müteveffayla arasında ikinci dereceden civar hısımlığı bulunan ...'ın 5237 sayılı TCK'nın
**12. Ceza Dairesi 2021/1529 E. , 2025/2457 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet,Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ... müdafi,katılanlar vekilleri ve katılan ... tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, Katılan ...'ın Temyiz İsteğinin İncelenmesinde, Ölenin amcası olan ve suçtan zarar gören konumu bulmayan müteveffayla arasında ikinci dereceden civar hısımlığı bulunan ...'ın 5237 sayılı TCK'nın 85 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen taksirle öldürme suçu yönünden, kamu davasına katılma hakkının ve bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmıştır. Katılanlar vekili ve sanık ... müdafinin temyiz isteklerine yönelik yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, açılan kamu davasında sanığın kusuru bulunmaması sebebi ile 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c. maddesi gereğince beraatine, sanık ...'in 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4-1a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 21200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret-bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ...'ın ve katılanlar vekilinin temyiz istemi; yetersiz ceza verildiğine,beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafinin temyiz istemi; beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanıklardan Rıfat ve ...’in baba oğul olup ayrı ayrı iş makinesi işletmeciliği yaptıkları, ölen ...'ın sanıklardan ...'e ait iş makinesinde (kepçede) operatör olarak çalışmaya başladığı, olay tarihinde maktulün sanık ...'a ait Volvo marka iş makinesi ile maden sahasında gün boyu çalışma yaptığı, akşam iş bitimi maktulün G sınıfı sürücü belgesi bulunmaksızın iş makinesi ile maden sahasından Çine ilçesine gelmek istediği esnada yolda aracın hakimiyetini kaybederek şarampole devrilmesi neticesinde hayatını kaybettiği,tanık beyanları ile ölenin sanık ...’a ait iş makinesinde çalışma yaptığının belirlendiği, iş makinası üzerinde yapılan teknik incelemede, sağ fren sisteminin arızalı olduğunun rapor edildiği, iş makinasının rutin teknik bakımlarının yapılmadığının anlaşıldığı, olay mahallinde mahkemece keşif icra edilmiş, bilirkişi raporunda özetle; maktul ...'ın ölümüne sebep kazanın oluşumunda maktul ...'un G sınıfı sürücü belgesi bulunmamasına rağmen iş makinesi ile kara yoluna çıkmak suretiyle %30 oranında kusurunun bulunduğu, kazanın oluşumunda bilhassa gece yol sınırlarını gösteren fosforlu yansıtıcıların olmaması nedeniyle Aydın Büyükşehir Belediyesinin %10 kusurlu olduğu, iş veren olan sanığın, çalışan operatörün sigortasını yaptırmamaları, G sınıfı sürücü belgesi bulunmayan maktulün iş makinesi ile karayoluna çıkmasına müsaade etmesi, iş makinesinin periyoduk bakımını yaptırmaması sebebiyle %60 oranında kusurlu olduğu tespit ve kabul edilerek, sanık ... Yeter'in takisrle öldürme suçundan beraatine, sanık ... Yeter'in ise TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A-Katılan ...'ın temyiz isteği yönünden; Ölenin amcası olan ve suçtan zarar gören konumu bulmayan müteveffayla arasında ikinci dereceden civar hısımlığı bulunan ...'ın 5237 sayılı TCK'nın 85 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen taksirle öldürme suçu yönünden, kamu davasına katılma hakkının ve bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, B- Katılanlar Vekilinin ve sanık ... Yeter müdafinin sanık ...'in beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz istemleri yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Kendisini vekille temsil ettirip yapılan yargılama sonucunda beraat eden sanık lehine, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASI, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasına ''Sanık ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 1.800,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C- Katılanlar Vekilinin sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz istemleri yönünden; Yukarıda izah edilen oluşa ve kabule göre dosyada gerekli incelemeler yapılmış olduğundan tebliğnamede eksik inceleme nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Çine Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün birinci fıkrasının (d) bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Sanığa verilen 2 yıl 11 ay hapis cezasının katılan sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1060 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 21.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.