8. Hukuk Dairesi 2022/6385 E. , 2024/6077 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1434 E., 2022/895 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/105 E., 2021/218 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kara
**8. Hukuk Dairesi 2022/6385 E. , 2024/6077 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1434 E., 2022/895 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/105 E., 2021/218 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 211 ada 39 parselde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesine göre kadastro çalışması yapıldığını ve taşınmazın Hazine adına tespit edildiğini, lakin bu arazi parçasının öncesinde müvekkili tarafından teraslama yapılarak ıslah edildiğini, etrafının taş duvarlarla çevrilip kapı konulduğunu, yıllar önce çok sayıda zeytin ağacı dikilerek yetiştirildiğini, daha önce de babaları ve dedeleri tarafından tarım ve hayvancılık amacıyla kullanıldığını, bu alanın aynı zamanda müvekkilinin paydaşı olduğu 211 ada 25 nolu parselin bitişiğinde bulunduğunu; tespiti yapılan yerlerdeki mevcut yapı, kuyu, çeşme, zeytin ağacı ve benzeri muhtesata sahip olanların ve araziyi fiilen kullanan hak sahiplerinin tespit ve tescil edilmesinin Kadastro Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerinde de düzenlendiğini belirterek, itirazlarının kabulü ile, dava konusu 211 ada 39 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki müvekkiline ait muhtesat nedeniyle, müvekkilinin hak sahipliğinin tespiti ile tapuya tescil ve şerhine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacı adına tescili için kanuni şartların hiç birinin sübuta ermediğini, zilyetliğin kesintisiz ve ekonomik amaca uygun olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "3402 sayılı Kanun'un 14, 17 ve geçici 8 inci maddesi kapsamında bir yerin imar ve ihya ile kazanılması için taşınmazın emek ve para sarf edilerek tarım arazisi hâline getirilmesi gerekli olup keşifte dinlenen yöreyi iyi bilen, yaşlı, tarafsız mahalli bilirkişi ile bir kısım tanık beyanlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1973 yılında taşlık olduğu ve davacı taraf ve mahalli bilirkişiler tarafından belirtildiği üzere hayvan otlatmak amaçlı kullanıldığı, tesis kadastrosu sırasında tepenin yamacı olan taşınmazın davacı tarafından iş makineleri ile düzeltilerek ev ve bahçesi şeklinde kullanıldığı, öncesinde hayvan otlatma ile sonrasındaki ev yapmanın bir yerin imar ihya edilmesi için yeterli olmadığı, içerisindeki zeytin ve incir ağacının 10-15 yaşlarında olduğu, davacının ekonomik amaca uygun iktisap sağlayıcı nitelikte ve de yasada öngörülen süreye ilişkin zilyetlikten söz etme olanağının olmadığı anlaşıldığından davanın reddine, ... yönünden pasif husumet ve dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, çoğun içinde azda vardır ilkesi gereği taşınmazın içerisindeki ağaçların davacıya ait olduğuna dair 3402 sayılı Kanun'un 9/2 maddesi gereği beyanlar hanesine şerh yazılmasına, (B) harfi ile gösterilen yapının dava tarihinden sonra yapılması (A) ve (C) harfi ile gösterilen yapıların ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 728 inci maddesi kapsamında taşınır mal niteliğinde olduğundan şerh konulamayacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının ve incir ağacının davacıya ait olduğu yönünde beyanlar hanesine şerh verilmesinde, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; her ne kadar kadastro tutanağında dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin, 3402 sayılı Kanunu'nun geçici 8 inci maddesi uyarınca yapıldığı açıklanmış ise de, dava konusu taşınmazın öncesinde orman sahasında iken 2/B uygulaması ile Hazine adına orman tahdit sınırları dışına çıkarıldığının anlaşılması karşısında, kadastro tespitinin 3402 sayılı Kanunu'nun Ek-4 maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu niteliğinde olduğunun kabulü ile, dava dilekçesi kapsamına ve davacı vekilinin aşamalardaki beyanlarına göre, davanın taşınmaz üzerindeki kullanım hakkının ve muhtesatların tespiti ile kadastro tutanağının beyanlar hanesine şerh verilmesi talebine ilişkin olduğunun gözetilmesi ile, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçları ve incir ağacının davacıya ait olduğu yönünde beyanlar hanesine şerh yazılmasına karar vermek gerekirken, davanın mülkiyete yönelik olduğunun kabulü ile, kazandırıcı zamanaşımı ve imar ihya ile iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamıştır. Kabule göre de, çoğun içinde azı da vardır kuralı gereği, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların davacıya ait olduğu yönünde beyanlar hanesine şerh yazılmasına karar verilmesi nedeniyle, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekirken, infazda tereddüte neden olacak şekilde davanın davalı ... yönünden tümden reddine karar verilmesinde isabet bulunmamıştır." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın davalı ... Hazinesi yönünden kısmen kabulü ile; dava konusu Muğla İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevki, 211 ada 39 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi beyanlar hanesindeki şerhleri ile birlikte Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ayrıca beyanlar hanesine "Taşınmaz üzerinde bulunan ve 13.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda yaşları ve nitelikleri belirtilen 19 adet zeytin ağacı (10-15 yaş) ve 1 adet incir ağacı (10-15 yaş) ... oğlu ... (TCKN:...)'a aittir" şerhinin yazılmasına karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.