12. Ceza Dairesi 2025/7733 E. , 2026/1271 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/319 Esas, 2025/460 Karar SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin hükmün; o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki t…
12. Ceza Dairesi 2025/7733 E. , 2026/1271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/319 Esas, 2025/460 Karar SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin hükmün; o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1, 58/6-7.maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanığın temyiz istemi üzerine Dairemizin 02.12.2019 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1-2-3, 58/6-7. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanığın temyizi üzerine Dairemizin 21.06.2021 tarihli kararıyla basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılmaması sebebiyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 5271 sayılı CMK'nın 251/3-son, 53/1-2-3, 58/6-7.maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanığın itirazı üzerine genel hükümler uyarınca yapılan yargılamada seri muhakeme usulü uygulanması için durma kararı verildiği, sanığın seri muhakeme usulünün uygulanmasına ilişkin davetiyenin tebliğ edilmesine karşısında davete icabet etmemesi üzerine yargılamaya devam edildiği, yapılan yargılama ile basit yargılama basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 5271 sayılı CMK'nın 251/3-son, 53/1-2-3, 58/6-7.maddeleri uyarınca 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanığın itirazı üzerine genel hükümlere göre sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı 179/3-2, 62/1, 53/1-2-3, 58/6-7.maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanığın temyizi üzerine Dairemizin 05.03.2025 tarihli bozma kararı üzerinde Yerel Mahkemece olağanüstü zamanaşımı olan 12 yıl dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sanık hakkındaki davanın 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; uzamış zamanaşımının 29.09.2026 tarihinde dolacağı henüz zamanaşımının dolmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece bozma üzerine yürütülen yargılama neticesinde; "sanık hakkındaki yargılamaya konu suçun olağanüstü zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, dosya incelendiğinde eylem tarihinin 12.06.2013 olduğu, 5237 sayılı yasaya göre belirlenen olağan zamanaşımı süresi olan 8 yıllık süre ve olağanüstü zamanaşımı olan 12 yıl dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sanık hakkında açılan davanın 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8 maddeleri gereğince düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması, yasaya aykırı olmakla birlikte ilamda gösterilen esaslara uygun karar verildiği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı CMK'nın 257/2 maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, olağan zamanaşımının 8 yıl, olağanüstü zamanaşımının ise 12 yıl olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/2-4. maddeleri uyarınca kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, anılan suç tarihinin 12.06.2013 tarihi olup, olağanüstü zamanaşımı süresi 12.06.2025 tarihinde gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla, Mahkemenin dava zamanaşımının dolmuş olduğuna ilişkin hükmünde, o yer cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.