5. Ceza Dairesi 2009/13808 E. , 2010/2032 K. "İçtihat Metni" Reşit olmayan mağdurenin rızası ile cinsi münasebette bulunma ve rızaen alıkoyma suçlarından sanık ... ...'nun yapılan yargılanması sonunda; alıkoyma suçundan eylemi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma olarak kabulü ile beraetine, reşit olmayan mağdurenin rızası ile cinsi münasebette bulunma suçundan açılan kamu davası ise eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki niteliğinde görülerek süresinde şikayet bulunmaması nedeniyle düşmesine dair, A
**5. Ceza Dairesi 2009/13808 E. , 2010/2032 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdurenin rızası ile cinsi münasebette bulunma ve rızaen alıkoyma suçlarından sanık ... ...'nun yapılan yargılanması sonunda; alıkoyma suçundan eylemi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma olarak kabulü ile beraetine, reşit olmayan mağdurenin rızası ile cinsi münasebette bulunma suçundan açılan kamu davası ise eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki niteliğinde görülerek süresinde şikayet bulunmaması nedeniyle düşmesine dair, Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23.03.2006 gün ve 2005/347 Esas, 2006/343 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Dairemizin 18.03.2009 gün ve 2008/6862 Esas, 2009/3397 Karar sayılı ilamı ile hükmü temyiz etmekte sanık müdafiin menfaati bulunmadığından CMUK.nun 317. maddesi gereğince temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de; temyiz talebinin katılan vekiline ait olduğu anlaşılmakla, Dairemizin redde dair anılan kararının kaldırılarak işin esasına yönelik inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanığın nüfus kaydına göre “...” olan adının karar başlığında "..." şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı Yasanın 104. maddesinde düzenlendiği ve Anayasa Mahkemesinin 23.11.2005 günlü 2005/103-89 sayılı kararı ile 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesinin iptal edilmesi karşısında, eyleminin 104/1. maddeye uyduğu ve şikayete tabi olup zarar gören gerçek kişi şikayetçi olduğundan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması, uzlaşmanın başarısızlıkla sonuçlanması halinde; Adli Tıp Kurumu Adana Şube Müdürlüğünce düzenlenen 24.01.2005 tarihli raporda mağdurenin yapılan muayenesinde hymenin anüler yapıda olup saat 5 ve 9 hizasında çentik bulunduğu ve anatomikman bakire olduğunun bildirilmesi dikkate alınarak mağdurenin dosya ile birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna sevk edilip bakire olup olmadığı, kızlık zarının yapısı itibarıyle zarar görmeden cinsel ilişkide bulunmaya elverişli bulunup bulunmadığı hususlarında mütalaa alınmasından sonra hasıl olacak sonuca göre iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, CMK.nun 158/6. maddesine aykırı olarak 6 aylık süre içinde şikayet yapılmadığından bahisle düşme kararı verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.