23. Hukuk Dairesi 2014/6553 E. , 2015/7406 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi -KARAR- 1-6100 sayılı HMK'nın 301/1. maddesine göre, "Hüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir." Gerekçeli karar, davalı vekili Av. ...'na kalemde elden tebliğ eden şahsın ismi ve imzası olmaksızın tebliğ edilmişse …
**23. Hukuk Dairesi 2014/6553 E. , 2015/7406 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi -KARAR- 1-6100 sayılı HMK'nın 301/1. maddesine göre, "Hüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir." Gerekçeli karar, davalı vekili Av. ...'na kalemde elden tebliğ eden şahsın ismi ve imzası olmaksızın tebliğ edilmişse de, HMK'nın 301/1. maddesi uyarınca hükmün yazı işleri müdürü tarafından taraflardan herbirine makbuz karşılığında verilmesi gerektiğinden ve 03.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin "Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi" başlıklı 6/3-b maddesi gereğince talep halinde gerekçeli kararın tebliğini sağlamak yazı işleri müdürünün görevleri arasında olduğundan tebligatın usulüne uygun olduğu söylenemez. Bu bilgiler ışığında, gerekçeli kararın davalı vekiline Yazı İşleri Müdürü tarafından HMK'nın 301/1. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 6/3-b maddelerine ya da kalem dışında 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi ve temyiz edilmesi halinde temyiz dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edilerek, temyize cevap süresinin beklenmesi, 2-7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." hükmünü; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmeliğin 26. maddesi, "Belirli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlere, o yerde de tebligat yapılabilir. Muhatabın işyerinde bulunmaması halinde tebliğ, aynı yerde sürekli olarak çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Muhatap, meslek veya sanatını konutunda icra ediyorsa, kendisi bulunmadığı takdirde memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Bunlardan hiç birinin bulunmaması durumunda tebliğ, aynı konutta sürekli olarak oturan kişilere veya hizmetçilerden birine yapılır." hükmünü içermektedir. Bu madde hükümlerinde muhatabın bulunmama nedeninin araştırılması ve tebliğ belgesinde gösterilmesi gerektiğine yönelik bir düzenleme getirilmemiş ise de, önce muhatabın aranması, muhatabın tevziat saatinde o yerde bulunmadığının ancak aynı gün tevziat saatinden sonra döneceğinin tespiti halinde daimi memur veya müstahdemlerden birine, işyeri ev ise memur ya da müstahdemlerden birine, bunlar da yok ise aynı konutta oturan kişilere ya da hizmetçilerden birine tebligatın yapılması gerekir.