Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/4493 E. , 2024/2036 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/4493 Karar No : 2024/2036 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) … San. ve Tic. Ltd. Şti. 2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı-… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının davacı tarafından kaldırılması, … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ise taraflarca temyizen ince
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/4493 E. , 2024/2036 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/4493 Karar No : 2024/2036 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) … San. ve Tic. Ltd. Şti. 2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı-… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının davacı tarafından kaldırılması, … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ise taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, sahte belge düzenlemek suretiyle elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılının tüm dönemleri için re'sen tarh edilen geçici vergi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından geçici vergi asıllarının kaldırılması istenmekte ise de; davacıya tebliğ edilen dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi asıllarının aslının aranmayacağının açıkça belirtildiği görüldüğünden davanın geçici vergi asıllarına ilişkin kısmı yönünden Mahkemelerince karar verilmesine yer bulunmadığı; 2016 yılı üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla ile dava konusu vergi ve cezada hukuka aykırılık görülmeyerek davanın reddine karar verildiğinden geçici vergiler üzerinden vergi ziyaı cezası kesilmesinde yasal isabetsizlik bulunmamaktaysa da, süregelen Danıştay içtihatlarına göre, geçici verginin yıllık vergiye mahsuben alınan peşin bir vergi olması nedeniyle bir kat vergi ziyaı cezası uygulanmasının hakkaniyete uygun olduğunun kabulü gerektiğinden geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının, bir kata ilişkin kısımlarında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin kısımlarında ise hukuka uygunluk görülmediği, dava konusu olayda, tekerrür hükümlerinin uygulanması şartları oluşmuş olduğundan, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, geçici vergi üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının fazlaya ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin…tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idarenin istinaf başvurusuna ilişkin dilekçesinde öne sürülen hususlar, mahkeme kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; davacının istinaf başvurusuna gelince; Vergi Mahkemesi kararı, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. madde hükmüne istinaden muhatabın kapısına yapıştırılmak suretiyle 29/07/2020 tarihinde, yine davalı idarenin istinaf başvurusuna ilişkin dilekçesinin de davacı şirkete 7201 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca aynı adreste 29/08/2020 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, yasa hükmünde öngörülen otuz günlük süre geçirildikten sonra 16/12/2020 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulduğu görüldüğünden ve davacı şirketin tebliğ tarihi olarak belirttiği 19/10/2020 tarihi esas alındığında otuz günlük istinaf başvurusu süresinin son gününün 18/11/2020 tarihi olduğu halde davacı şirket tarafından 16/12/2020 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun 2577 sayılı Kanunun 48/7. maddesi uyarınca temyiz yolu kapalı olmak üzere süre aşımı yönünden reddine; davalı idarenin istinaf başvurusunun ise işbu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere reddine karar verilmiştir. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararıyla da; davacı tarafından istinaf başvurusunun süre aşımı yönünden reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmiş ise de, Dairelerince verilen kararın 2577 sayılı Kanunun 48. maddesinin 7.fıkrası gereğince kesin hüküm niteliğinde olup, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrası hükmü uyarınca davacının temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: Mahkeme kararının örneğinin 19/10/2020 tarihinde bizzat mahkeme kaleminden eldem alındığı, bu tarihte tebliğ edildiğinin kabulünün gerektiği, inceleme elemanı tarafından yeterli inceleme yapılmadığı, satışlarına ilişkin nakliye ve kantar fişleri bulunduğu ve ödemelerin banka aracılığı ile veya çek ile yapıldığı halde bunların dikkate alınmadığı, incelemede lehine olan hususların dikkate alınmadığı, varsayıma dayalı olarak yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminin reddi kararının kaldırılması ve kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVALININ İDDİALARI: Sahte fatura düzenleme nedeniyle elde edilen ve kayıtdışı bırakılan komisyon gelirinin beyanlarına eklenmesi suretiyle buluna fark matrah üzerinden tarh edilen geçici vergi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 2. fıkrasında istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu hükmü uyarınca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 48. maddesinin 7. fıkrasında öngörülen temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddi kararının Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği düzenlemesinin istinaf başvuruları bakımından uygulanmasının temyize tabi olmayıp istinaf aşamasında kesinleşen kararlara ilişkin olduğu, başka bir ifadeyle Danıştay incelemesinden geçerek kesinleşecek, temyize tabi dosyalarda Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilecek istinaf başvurusunun süre aşımı yönünden reddi kararlarının temyize tabi olduğu açık olduğundan ve anılan düzenlemeleri "istinafın kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâli” yönünden iptal eden Anayasa Mahkemesinin 20/07/2022 tarih ve E:2022/48, K:2022/93 sayılı kararının da istinaf aşamasında kesinleşecek ve verilecek "süre aşımı yönünden ret" kararlarına ilişkin olduğu değerlendirildiğinden, işbu davanın da temyize tabi olduğu anlaşıldığından … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K: …, Temyiz No: … sayılı kararının kaldırılmasına oyçokluğu ile karar verildikten sonra, tarafların … tarih ve E:…, K:… sayılı karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine geçilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Tarafların temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz isteminde bulunan davacıdan …-TL maktu harç alınmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 24/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. (X)KARŞI OY : Açılan davanın kısmen kabulü, kısmen reddi, kısmen karar verilmesine yer olmadığı yolundaki Vergi Mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Vergi Dava Dairesince, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun ise süre aşımı yönünden reddine kesin olarak karar verilmiş, süre ret kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine de Vergi Dava Dairesince temyiz isteminin reddine hükmedilmiştir. İstinaf kanun yolu düzenlemesiyle üç aşamalı yargılama sistemi getirilmiş olup hak arama merciileri çoğaltılmıştır. Ancak bazı davalarda temyiz merciinin iş yükünün azaltılması ve davaların makul sürede sonuçlandırılması, aynı zamanda temyiz merciinin içtihadi konulara yoğunlaşması yönünden istinaf aşamasında bazı ihtilafların kesinleşmesi yolu benimsenmiştir. Bu sistematik çerçeve ve yasa koyucunun amaçladığı gerekçe normatif olarak yürürlükte iken spesifik bazı alternatif durumlar dikkate alınarak Anayasa Mahkemesi tarafından bireysel başvuruda çözüme kavuşturulacak bir hususun yargı yoluyla norm bazında değerlendirmeye alınması pratik bir çözüm olmadığı gibi yeni sorunları da beraberinde getireceği aşikardır. Olayda, Vergi Dava Dairesince davacının itiraz başvurusuna yönelik verilen süre ret kararı istinafta kesinleşmiş olduğundan ve mevcut düzenlemelere göre temyize tabi karar niteliğinde olmadığının anlaşılması karşısında, temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerekirken Dairemizce Anayasa Mahkemesi kararı da nazara alınarak işin esası incelenerek verilen karara katılmıyorum.