Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/538 E. , 2024/4970 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/538 Karar No : 2024/4970 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Av. ... 2- ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : "154 kV Kemerburgaz RES TM-Çerkezköy OSB TM Enerji İletim Hattı Projesi" kapsamında ekli haritada ile listede güzergahı ve bulunduğu yer ile ada ve parsel numaraları gösterilen taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, …
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/538 E. , 2024/4970 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/538 Karar No : 2024/4970 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Av. ... 2- ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : "154 kV Kemerburgaz RES TM-Çerkezköy OSB TM Enerji İletim Hattı Projesi" kapsamında ekli haritada ile listede güzergahı ve bulunduğu yer ile ada ve parsel numaraları gösterilen taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına" ilişkin 02/11/2022 tarih ve 32001 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 01/11/2022 tarih ve 6352 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile "Söz konusu enerji iletim hatları ile ilgili olarak, kamulaştırmaya başlama oluru için gerekli bilgi ve belgelerin temin edilerek Başkanlığımıza müracaatla Makamdan kamulaştırmaya başlama oluru alınmasını müteakiben 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma davalarının açılması ve devamı kamulaştırma işlemlerinin aynı Kanunun ilgili hükümlerince yapılması"na ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Elektrik Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Çevre ve Kamulaştırma Daire Başkanlığı işleminin, "Tekirdağ ili, Kapaklı ilçesi, ... Mahallesi, ... altı mevkii, .. ada, ... sayılı parsel"de yer alan taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde düzenlenen acele kamulaştırmanın şartlarının dava konusu olayda gerçekleşmediği, acele kamulaştırmanın olağanüstü bir kamulaştırma yolu olduğu ve istisnai hallerde başvurulacak bir yöntem olduğu, kamu yararının gözetilmediği ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : 1- Cumhurbaşkanlığı tarafından: usule yönelik olarak davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, esas yönünden ise, Çerkezköy OSB'nin halihazırda tek bir hattan radyal olarak beslendiği, mevcut hatta yaşanabilecek herhangi bir arıza ya da oluşabilecek başka bir problemde merkezin enerjisiz kalıp bölge açısından büyük sıkıntı teşkil edeceği, bu nedenle tesis çalışmaları devam eden 154 kV Kemerburgaz RES TM-Çerkezköy OSB TM Enerji İletim Hattının ivedilikle devreye alınmasının, mevcut hatta bir problem yaşanması durumunda enerjinin devamlılığının sağlanması ve bölgenin artan enerji ihtiyacının karşılanması anlamında büyük önem arzettiği, bu nedenle acelelik halinin oluştuğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. 2-TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından; Dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek Anayasa ve ilgili mevzuata uygun olarak tesis edildiği, acelelik halinin gerçekleştiği, iletim hattı kısmen İstanbul ili, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, kısmen de Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planı ve Tekirdağ ili 1/25.000 ölçekli plan kapsamında kaldığından, söz konusu iletim hattı güzergahı tespit edilirken; imar durumu, tarım arazileri, yapılaşma, doğal bitki örtüsü, hat uzunluğu, ulaşım gibi hususların dikkate alınarak ve ilgili kuruluşlardan görüş alınarak, maliyet ve teknik açıdan yapılan değerlendirme ve projenin Valilikçe incelenmesi sonucu ÇED Yönetmeliği 17. maddesi uyarınca "ÇED Gerekli Değildir" kararı alındığı, enerji ihtiyacının hızla artış gösterdiği dikkate alındığında, inşa edilecek iletim sistemleri için ihtiyaç duyulan taşınmazların temininde enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmaması hususu dikkate alındığında kamu yararının ve acelelik halinin bulunduğunun açık olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden incelenmeksizin reddi, 01/11/2022 tarih ve 6352 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı yönünden ise, esastan reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Dava "154 Kv Kemerburgaz RES TM-Çerkezköy OSB TM Enerji İletim Hattı Projesi' kapsamında ekli harita ile listede güzergahı ve bulunduğu yer ile ada ve parsel numaraları gösterilen taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına" ilişkin 02/11/2022 tarih ve 32001 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 01/11/2022 tarih ve 6352 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile "Söz konusu enerji iletim hatları ile ilgili olarak, kamulaştırmaya başlama oluru için gerekli bilgi ve belgelerin temin edilerek Başkanlığımıza müracaatla Makamdan kamulaştırmaya başlama oluru alınmasını müteakiben 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma davalarının açılması ve devamı kamulaştırma işlemlerinin aynı Kanunun ilgili hükümlerince yapılması" na ilişkin ... tarihli, ... sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Elektrik Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Çevre ve Kamulaştırma Daire Başkanlığı işleminin, "Tekirdağ ili, Kapaklı ilçesi, ... Mahallesi, ... altı mevkii, ... ada, ... sayılı parsel"de yer alan taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin süre defi yerinde görülmemiştir. Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü, 46. maddesinde "Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir yer almaktadır." hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 No'lu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 1. maddesinde "Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzel kişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler" hükmüne, 3. maddesinde "İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler" hükmüne, 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinde; "Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir. Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti ve/veya üzerindeki sınırlı ayni haklar, üretim veya dağıtım tesislerinin mülkiyetine sahip olan ilgili kamu kurum veya kuruluşuna, bunların bulunmaması hâlinde ise Hazineye ait olur. Kamulaştırma bedeli önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişisi tarafından ödenerek tapuda Hazine adına tescil edilen veya niteliği gereği tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde Maliye Bakanlığınca kamulaştırma bedelini ödeyen önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri lehine bedelsiz irtifak hakkı tesis edilir ve/veya kullanma izni verilir. İrtifak hakkının ve/veya kullanma izninin süresi önlisans veya lisansın geçerlilik süresi ile sınırlıdır" hükmü, 20/1 maddesinde ise, "Bakanlık, elektrik enerjisi arz güvenliğinin izlenmesinden ve arz güvenliğine ilişkin tedbirlerin alınmasından sorumludur..." hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu bağlantı anlaşmasına yönelik hükümler kapsamında iletim hattı güzergahına isabet eden taşınmazlar için kısmen mülkiyet kısmen de irtifak hakkı kamulaştırması talebi üzerine daha önce alınan kamu yararı kararının düzeltilmesine yönelik olarak toplam 1.800 m2'lik saha için mülkiyet, 84.000 m2 lik sahanın ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle TEİAŞ lehine kamulaştırılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı kamu yararı kararı ve ardından Bakan Olur'unun alındığı, Bakanlığın ilgili talebi üzerine "154 Kv Kemerburgaz RES TM-Çerkezköy OSB TM Enerji İletim Hattı Projesi' kapsamında ekli harita ile listede güzergahı ve bulunduğu yer ile ada ve parsel numaraları gösterilen taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına" ilişkin davaya konu 02/11/2022 tarih ve 32001 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 01/11/2022 tarih ve 6352 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının alındığı, 154 Kv Kemerburgaz RES TM-Çerkezköy OSB TM Enerji İletim Hattının kısmen İstanbul İli 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında, kısmen de Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 ölçekli Revizyon Çevre Düzeni ve Tekirdağ ili 1/25.000 ölçekli plan kapsamında kaldığı, söz konusu Enerji İletim Hattı güzergahı tespit edilirken; imar durumu, tarım arazileri, yapılaşma, doğal bitki örtüsü, hat uzunluğu, ulaşım gibi hususlar göz önünde bulundurularak ilgili kuruluşlardan görüşler alındığı, maliyet ve teknik açıdan yapılan değerlendirme ve projenin Valilikçe incelenmesi sonucu ÇED Yönetmeliğinin 17. maddesi uyarınca "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının alındığı, davacı tarafından proje güzergahı tespitine, kamu yararı kararına ve "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararına karşı anılan işlemlerin iptali istemiyle herhangi bir dava açılmadığı; idarece acele kamulaştırmayı zorunlu kılan ivedilik halinin Çerkezköy OSB'nin tek bir hattan radyal olarak beslenmesi nedeniyle hatta oluşabilecek bir arıza ya da problemde bölgenin enerji devamlılığının sağlanması ve artan enerji ihtiyacının karşılanması olarak açıklandığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın 02/11/2022 tarih ve 32001 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 01/11/2022 tarih ve 6352 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına yönelik kısmında; Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış gösterdiği dikkate alındığında enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilecek iletim sistemleri için ihtiyaç duyulan taşınmazların temininde, enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmaması hususu dikkate alındığında kamu yararı ile acelelik halinin bulunduğu tartışmasızdır. Bu durumda; somut olayda olduğu gibi Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış göstermesi ve üretilen enerjinin tüketim noktalarına kaliteli, hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmamasının hedeflenmiş olması nedeniyle davaya konu iletim hattının yapımı amacıyla davaya konu taşınmazın kamulaştırılmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, iletim hattının bir an önce yapılabilmesi maksadıyla taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Uyuşmazlığın ... tarihli, .. sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Elektrik Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Çevre ve Kamulaştırma Daire Başkanlığı işlemine yönelik kısmına gelince; söz konusu işlemin 01/11/2022 tarih ve 6352 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının uygulanmasına yönelik bir hazırlık işlemi niteliğinde olduğu idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai bir niteliğinin bulunmadığı anlaşıldığından, bu işleme yönelik davanın incelenmeksizin reddi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davanın... tarihli, ... sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Elektrik Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Çevre ve Kamulaştırma Daire Başkanlığı işlemine yönelik kısmının incelenmeksizin reddi, davanın 01/11/2022 tarih ve 6352 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına yönelik kısmının esas yönünden reddi gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Daire since, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Dava konusu 01/11/2022 tarih ve 6352 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı yönünden; İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: "154 kV Kemerburgaz RES TM-Çerkezköy OSB TM Enerji İletim Hattı" güzergâhına isabet eden taşınmazlardan; kamulaştırma yoluyla toplam 9.900 m²'lik sahanın mülkiyetinin alınması ile 614.700 m²'lik saha üzerinde Genel Müdürlük lehine irtifak hakkı kurulmasında kamu yararı bulunduğuna dair TEİAŞ Yönetim Kurulunca ... tarih ve ... sayılı kamu yararı kararının alındığı ve bu kararın Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı Oluru ile onaylandığı, Anılan hattın D.36 (S.6)-D.46 (ND.2) numaralı direkler arasında tadilat yapılması üzerine, hat güzergâhında değişiklik yapıldığı, anılan hat güzergahı için Yönetim Kurulunca alınan ... tarih ve ... sayılı kamu yararı kararının, hattın değişiklik yapılan kısmına isabet eden taşınmazlar için toplam 1.000 m²'lik sahanın mülkiyeti ve 104.600 m'lik irtifak hakkı kamulaştırmasının iptali ile yeni hat güzergâhına isabet eden taşınmazlarda; kamulaştırma yoluyla toplam 1.800 m²'lik sahanın mülkiyetinin alınması ile 84.400 m²'lik saha üzerinde TEİAŞ lehine irtifak hakkı kurulmasında kamu yararı bulunduğuna dair TEİAŞ Yönetim Kurulunca ... tarih ve ... sayılı kamu yararı kararı alındığı ve bu kararın Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı Oluru ile onaylandığı, Anılan işlemlere müteakip dava konusu 01.11.2022 tarih ve 6352 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının alındığı ve davacı tarafından anılan kararın Tekirdağ İli, Kapaklı İlçesi, ... Mahallesi, ... altı mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptalinin istendiği anlaşılmaktadır. Akabinde "154 kV Kemerburgaz RES TM-Çerkezköy OSB TM Enerji İletim Hattı"nın OSB içinde kalan direk yerleri ile D.41-D.42 numaralı direkler arasında yer alan karayolu geçişinin havai hat olarak yapılmasına karar verilmesi ve deplase edilecek doğalgaz boru hattından dolayı D.42 numaralı direğin OSB'nin vermiş olduğu koordinata çekilmesi nedeniyle D.36 (S.6)-D.42 (ND.2) numaralı direkler arasında tadilat yapılması üzerine, söz konusu hat güzergahı için TEİAŞ Yönetim Kurulu tarafından alınan ... tarihli ve ... sayılı kararın iptaline, buna karşılık yeni güzergaha isabet eden taşınmazlardan özel mülkiyette olanların kamulaştırma yoluyla edinilmesi amacıyla toplam 1800 m²'lik sahanın mülkiyetinin kamulaştırılması ile 78.700 m²'lik saha üzerinde de TEİAŞ lehine irtifak hakkı kurulmasında kamu yararı bulunduğuna dair TEİAŞ Yönetim Kurulunca ... tarih ve ... sayılı kamu yararı kararı alındığı ve bu kararın Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı Oluru ile onaylandığı, Dava konusu 01/11/2022 tarihli ve 6352 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararına ilave olarak 06/07/2023 tarih ve 7357 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı alındığı ve bu karar ekinde sadece Tekirdağ İli, Çerkezköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza, 154 kV Kemerburgaz RES TM-Çerkezköy OSB TM Enerji İletim Hattı Projesi kapsamında 2942 sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca acele kamulaştırılacak ilave taşınmaz olarak yer verildiği anlaşılmaktadır. Başka davacılar tarafından dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan Dairemizin E:2023/6266 sayılı dosyasının incelenmesinden, ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Oluruyla tarım dışı kullanım izninin verildiği anlaşılmaktadır. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... D.İş, K:... sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu taşınmaza acele el konulmasına dair karar verilmiştir. Davalı Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi tarafından açılan Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasının ise, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kabul edildiği anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür. Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul Yönünden: Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından; İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir. Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir. Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı kararı da bu yöndedir. Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. Esas Yönünden: Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir. Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir. Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür. Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanunda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir. Olağan kamulaştırma sürecinde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanun'un 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından Kanun'un 8. maddesine göre idarenin satın alma usulünü, karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak denemesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, Kanun'un 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir. Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır. Acele kamulaştırma usulü ise 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür. Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir. 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir. Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir. Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır. Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın "kamu yararı" ve "acelelik hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. 2942 sayılı Kanunun 3. maddesinde, Cumhurbaşkanınca kabul olunan, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskan projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda, kamulaştırma yöntemi konusunda özel bir düzenleme getirilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, Çerkezköy OSB'nin tek bir hattan radyal olarak beslendiği, mevcut hattın arıza, bakım gibi nedenlerle enerjisinin kesilmesi durumunda Çerkezköy OSB'nin enerjisiz kaldığı, Çerkezköy OSB'nin sanayi bölgesi olduğu, yüklü miktarda enerji çekmesi nedeniyle iletim hatlarının artırılması gerektiği, söz konusu enerji iletim hattının yapılmasında aciliyet bulunduğundan bahisle uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, anılan proje ile, Çerkezköy OSB'nin artan enerji ihtiyacının bir an önce karşılanabilmesi ve enerji arzının kesintisiz, sürekli biçimde sağlanabilmesi gerekliliği, enerji arz güvenliğinin sağlanmasının önemi ile ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış gösterdiği gerçeği birlikte dikkate alındığında, enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilecek iletim sistemleri için ihtiyaç duyulan taşınmazların temininde, enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmamasında kamu yararı ile acelelik halinin bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, anılan iletim hattının bir an önce yapılabilmesi maksadıyla proje kapsamındaki taşınmazlara el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Dava konusu ... tarih ve ...sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işlemi yönünden ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, dava dilekçesinin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, ilk inceleme sonucunda 14. maddenin 3/d bendinde yazılı hâllerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde tanımlanan iptal davalarına, idarenin tek yanlı irade beyanıyla, kişilerin hukuksal durumlarında değişiklik meydana getiren etkili ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler konu edilir. Kesin ve yürütülmesi zorunlu olan ve idari davaya konu edilebilecek işlemler; idarelerin kamu gücüne dayanarak, tek yanlı irade beyanıyla tesis ettikleri, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir ifadeyle ilgililerin hukukunu etkileyen işlemlerdir. Uyuşmazlıkta; söz konusu işlemin 01/11/2022 tarih ve 6352 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının uygulanmasına yönelik bir hazırlık işlemi niteliğinde olduğu, idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai bir niteliğinin bulunmadığı anlaşıldığından, bu işlem yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 01/11/2022 tarih ve 6352 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı yönünden DAVANIN REDDİNE, ... tarih ve ... sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işlemi yönünden ise, DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.