3. Ceza Dairesi 2021/17118 E. , 2023/2516 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fık…
**3. Ceza Dairesi 2021/17118 E. , 2023/2516 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2018 tarihli ve 2018/55 Esas, 2018/165 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu ve altıncı fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir. B. ....Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/1205 Esas, 2019/297 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. 15 Temmuz 2016 tarihine kadar sanık tarafından yapının terör örgütü olarak bilinmesinin mümkün olmadığına, 2. FETÖ/PDY’nin diğer terör örgütlerinden farklı olduğuna, en başta dini duyguları ön plana çıkaran bir yapı olduğuna, 3. Sanığın bir örgütün var olduğunu bilmediğine, örgütün bir tepe yönetimi bir de alt kademede dini duygularla hareket eden kesiminin olduğuna, tepe yönetiminin kaçtığına, geriye örgütün asıl amaçlarından habersiz kimselerin kaldığına, örgütün asıl amacının bu yargılamaların gerçekleştirilmesi ve toplumda kaos yaratılması olduğuna, 4. Yapılması gerekenin örgütün çekirdek kadrolarına ulaşılması yılanın başının ezilmesi iken, soruşturmaları tabana yayarak geniş kitlelerin soruşturma kapsamına alınması soruşturmaya olan güvenin ve itibarın sarsılmasına yol açtığına, haksızlığa uğradıklarını düşünen binlerce insanın adalet duygusuna, devlet bilincine, milliyetçi duygularına darbe vurulduğuna, belkide ileride devlet düşmanı bir neslin yetişmesine neden olduğuna, 5. Örgüt üyeliğinin tespitinde kullanılan karinelerin kapsamının çok geniş tutulduğuna, 6. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 7. ByLock'a sadece örgüt üyelerince giriş yapılabileceği iddiasının gerçek olmadığına, 8. ByLock tespitinin hiçbir hukuki dayanağa bağlı olmadan mit tarafından ByLock sunucusunun hacklenmesi suretiyle elde edilmiş verilere dayanmamakta olduğuna, 9. CGNAT kayıtları dışında ByLock için toplanan delillerin tamamı hukuka aykırı delil olduğuna, 10. CGNAT kayıtları ile dosyalara girmiş bulunan ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları arasında tarih, saat, log sayısı, ilk bağlantı ve son bağlantı tarihi gibi tespitlerde ciddi çelişkiler bulunduğuna, söz konusu çelişkilerin giderilmesi için tarafsız bilirkişilerden rapor alınması gerekirken mahkemece böyle bir delilin toplanmasına tevessül edilmemiş olduğuna, 11. Bank Asyanın yasal çerçevede kurulmuş bir banka olduğuna, örgüt liderinin çağrısına hiçbir dosyada rastlanılmadığına, ayrıca devlet erkanı bu denli söz konusu bankaya itibar etmişken, birçok bakanlığın ve devlet kurumunun hesapları bu bankada tutulmuşken, söz konusu bankanın 16 yıl yönetim kurulunda bulunmuş A. F. T.’nin 2018 yılında SPK başkanlığına atanması örneği önümüzde dururken, müvekkillerime neden Bank ... hesabınız var, örgüt talimatı ile mi para yatırdınız gibi soruların sorulmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğuna, 12. İçeriği tespit edilememiş sohbet toplantısına katılmış olmanın örgüt üyeliğinin delili olamayacağına, 13. İzinsiz bağış toplama yetkisine sahip olan 45 dernekten biri olan Kimse Yok Mu Derneğine merhamet duygusuyla 5-10 TL lik SMS atmış insanların örgüt üyesi olarak görülmesinin hukuksuz olduğuna, 14. 17-25 Aralık ayrımının hiçbir hukuki tarafının bulunmadığına, 15. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın öğretmen iken KHK ile ihraç edildiği, daha evvel FETÖ/PDY örgütüne müzahir kurumlarda çalıştığı, sonradan devlet öğretmenliğine atandığı ve KHK ile ihraç edildiği, 17/25 Aralık sürecinde anılan örgütün hükümet tarafından açıklanan dershanelerin kapatılması projesine karşı gelmek için kurulan Aktif Eğitimciler Sendikasına örgütün politikasına uygun olarak katıldığı, FETÖ/PDY örgütünün gizli haberleşme programı olarak kullanılan ByLock uygulamasını kendi adına kayıtlı ve kendisi tarafından kullanılan cep telefonu hattı üzerinden kullandığının tespit edildiği, sanığın ByLock programını kullanmadığını savunduğu ancak bu savunmasının samimi olmadığı, zira ID'sinin 365376 olduğu, kullanıcı adının keak54 olduğu, (K. A.'nın kısaltması ve Sakarya'nın plaka numarası) şifresinin sam418436. olduğu, başka kişilerin verdikleri isimler(Roster) hanesinde O. G. isimli kullanıcının sanığı 5.1 olarak, A. A. isimli kullanıcının K. olarak, A. E. isimli kullanıcının K. A. olarak ekledikleri, 25.12.2015 tarihinde sanığın 162333 numaralı kullanıcıya "abi cacaodan beni ararmisiniz" şeklinde mesaj gönderdiği, 316398 numaralı kullanıcının (Y. A.) sanığa 05.01.2016 tarihinde "sana bi arkadsn tl 0...4280 veriyrm go" şeklinde gönderdiği mesaja sanığın 13.02.2016 tarihinde "görüştüm" şeklinde cevap verdiği, mesajda geçen numaranın sanığın temin edilen HTS kayıtlarına göre 13.2.2016 tarihinde yani ByLock içeriklerinde geçen tarihte arama kaydının bulunduğu, sanığın örgüt yöneticilerinin çağrılarıyla uyumlu olarak Bank ... hesabında, para artırımı yaptığı, yine sosyal medya hesabından 17/25 Aralık sürecinde FETÖ/PDY örgütüyle aynı doğrultuda ve onun politikasına uygun paylaşımlar yaptığı, örneğin 29 Ekim 2014 tarihinde sanığın "Haset ne sinsidir..." yorumuyla ".../Haset ve Zulüm Karşısınnda İman, Ümit ve İtmina..." isimli gönderiyi paylaştığı; 16 Kasım 2014 tarihinde sanığın "Adalet siz iktidar zalim iktidardir." yorumuyla "Başbakanlık koruması, gence çarpıp öldürdü ama dava...." şeklindeki gönderiyi paylaştığı; 16 Kasım 2014 tarihinde sanığın "YERSENİZ" yorumuyla "www.aktifhaber.com" adresindeki T. Erdoğan aleyhine gönderiyi paylaştığı; 10 Kasım 2014 tarihinde sanığın "12 Eylül böyle bişey miydi" yorumuyla "PKK, Cizre'deki infazı üstlendi, yeni infazlar için tehdit etti" isimli gönderiyi paylaştığı; 1 Kasım 2014 tarihinde sanığın "Algı ve kul hakkına devam. Elbet Allah sorar." yorumuyla "Mersin'de gözaltına alınan tüm polisler serbest" isimli gönderiyi paylaştığı; 14. Kasım 2014 tarihinde "Hırsız var." ifadesiyle FETÖ yayınları yaptığı bilinen aktifhaber.com sitesinin yayınladığı ve Paralel yapı mensuplarının kelepçeli fotoğrafını içeren haberi paylaştığı hususları dikkate alındığında sanığın silahlı terör örgütü FETÖ üyesi olduğu kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmıştır. Zira sanığın savunmalarının aksine örgüt içerisinde ByLock uygulaması yazışmalarından anlaşıldığı gibi örgüt için çalışmalara aktif şekilde katıldığı, deliller kısmında belirtildiği gibi anlaşıldığı Banka Asyada hesap artırımı ve sosyal medyadan propaganda gibi eylem çeşitliliğinin bulunduğu bu durumda sanığın eylem sayısı ve eylem çeşitliliği itibariyle kasta dayalı kusurunun ağır olduğu, anlaşıldığından sanığın suç kastı ve kasta dayalı kusurunun ağır olduğu düşünülmüş ve alt sınırdan uzaklaşmak gerektiği kanaatine varılmıştır. Sanık hakkında aynı suçtan Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/7352 sr. sayılı dosyası üzerinden açılıp mahkememizin 2017/348 Esas numarasını alıp iş bu dava ile birleşen kamu davasının bu konuda önceden kamu davası açılmış olması sebebiyle, atılı suçun temadi eden suçlardan olması da gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanık hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2017 tarih ve 2017/7352 soruşturma sayılı iddianamesi ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan birleştirme talepli olarak açılan dosyanın aynı mahkemeninin 2017/348 Esas sırasına kaydedilerek görüldüğü sırada bu davanın, hükmün verildiği istinafa konu mahkemenin 2018/55 Esas sayılı dosyası ile bileştirilerek delillerin birlikte değerlendirildiği ve temadi kesilmeden sanığın her iki iddianame konusu eylemlerinin tek suç oluşturduğu gibi aynı dosya üzerinden birleştirilerek görüldüğü gözetilerek sübutu kabul edilen suçtan sadece mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde birleşen 2017/348 esas davasında dosya kapsamına uymayacak şekilde CMK'nın 223/7 nci maddesine göre davanın reddine karar verilmesi aleyhe istinaf bulunmaması ve sonuca etkili görülmemesi nedeniyle bozma konusu yapılmaması ve hükmün tekerrür uygulamasına dair kısmından "yollamasıyla cezanın TCK'nın 58/6 ncı maddesi" ibaresinin hükümden çıkartılması ve uyarınca ibaresinden sonra gelmek üzere "hapis cezasının" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün düzeltilmesi dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, örgüte müzahir kurumlarda belletmen ve müdür olarak görev yapan, örgütle iltisaklı Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olan, örgüt elebaşısının talimat dönemiyle uyumlu olacak şekilde Bank Asyaya para yatıran, sosyal medya hesabından 17/25 Aralık sürecinde FETÖ/PDY örgütüyle aynı doğrultuda ve onun politikasına uygun paylaşımlar yapan, örgüt içerisindeki haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/1205 Esas, 2019/297 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.