Başvuru, terör olaylarından doğan zararların tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının, buna ilişkin idari ve yargısal sürecin makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; terör olaylarından doğan zararların tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının, buna ilişkin idari ve yargısal sürecin makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 13/8/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında Tunceli Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) 26/10/2004 tarihinde başvurmuştur. Bu başvuru üzerine Komisyon başvurucuya 639,41 TL ödenmesine karar vermiştir. Başvurucu, Komisyon kararına karşı tutanak imzalayarak Komisyon kararının iptali ve tazminata hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır. Malatya İdare Mahkemesi 11/5/2010 tarihinde Komisyon kararının iptaline karar vermiştir. Kararda, zararın eksik araştırılarak tespit edilmesi nedeniyle gerçek zararın yeniden tespit edilerek ödenecek tazminat tutarının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Malatya İdare Mahkemesinin kararı üzerine Komisyon 16/12/2011 tarihli karar ile başvurucuya 702,30 TL tazminat ödenmesine karar vermiştir. Başvurucu bu karara karşı da tutanak imzalayarak 5/6/2012 tarihinde Elazığ İdare Mahkemesinde dava açmış ve Komisyon kararının iptali ile uğradığı zararlara karşılık olarak 445,44 TL tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Elazığ İdare Mahkemesi (Mahkeme) 31/12/2012 tarihli kararıyla davayı kabul ederek başvurucuya 445,52 TL ödenmesine karar vermiştir. Kararda başvurucunun zarar kalemleri belirlenerek uğramış olduğu zarar 445,52 TL olarak hesaplanmıştır. Tunceli Valiliği anılan kararı 28/5/2013 tarihinde temyiz etmiştir. Danıştay Onbeşinci Dairesi (Daire) 21/5/2014 tarihli kararıyla mahkeme kararını bozmuştur. Kararda, Komisyonca başvurucunun uğramış olduğu zararın 702,30 TL olarak hesaplanmasında kullanılan hesaplama yönteminin ve usulünün hukuken doğru olduğu belirtilmiştir. Mahkeme 2/4/2015 tarihinde bozma kararına uyarak davanın kısmen kabulüne karar vermiş ve başvurucuya tazminat olarak 702,30 TL ödenmesine hükmetmiştir. Başvurucu 3/6/2015 tarihinde kararı temyiz etmiştir. Dilekçesinde Mahkemenin 31/12/2012 tarihli kararında belirlenen 445,52 TL tazminat tutarının doğru olduğunu belirtmiştir. Daha sonra tespit edilen 702,30 TL tazminat tutarının Danıştayın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğu ifade edilmiştir. Dairenin 28/12/2017 tarihli kararıyla Mahkemenin 2/4/2015 tarihli kararının yargılama giderleri ile vekâlet ücretine ilişkin kısmının bozulmasına, esas yönden ise onanmasına karar verilmiştir. Başvurucu 11/3/2018 tarihinde Dairenin kararının düzeltilmesini istemiştir. Dilekçesinde temyiz dilekçesindeki taleplerini yinelemiştir. Daire 21/6/2018 tarihinde karar düzeltme talebini reddetmiştir. Anılan karar başvurucuya 13/7/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 13/8/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.