20. Hukuk Dairesi 2017/5403 E. , 2018/509 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi,...Kadastro Mahkemesinde açmış olduğu davada, Karapelit köyü içinde bulunan ve dava dilekçesine ekli krokide gösterilen de…
**20. Hukuk Dairesi 2017/5403 E. , 2018/509 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi,...Kadastro Mahkemesinde açmış olduğu davada, Karapelit köyü içinde bulunan ve dava dilekçesine ekli krokide gösterilen dere ve yolların bir bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ve halen orman vasfını koruduğunu, kadastro çalışmaları sırasında kesinleşen orman sınırlarına uyulmadığını ileri sürerek, tesbitin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne; 161 ada içinde yer alan ve fen bilirkişisi krokisinde (A) harfiyle gösterilen 3830.95 m² ve (C) harfiyle gösterilen 1862,27 m²'lik dereler ile (B) harfi ile gösterilen 508,47 m² ve (D) harfi ile gösterilen 495,16 m² yolların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi sonrasında Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.12.2013 tarih ve 2013/6945 E. - 11489 K. sayılı bozma kararında özetle; "çekişmeli yerin yörede 2005 yılında 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan genel kadastroda yol ve dere olarak tesbit dışı bırakılarak paftasına işlendiği, taşınmaz hakkında tesbit tutanağının düzenlenmediği, yörede yapılan orman kadastrosu da tesbit tarihinden önce kesinleşmiş bulunduğu, davaya bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu, davanın esasına girilmeksizin görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esas hakkında hüküm kurulmasının usûl ve kanuna aykırı olduğu"na değinilmiştir. Yargıtay bozma ilâmı sonrası kadastro mahkemesince dava dosyası görevsizlik kararı ile asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş ve asliye hukuk mahkemesince davanın kabulüne, 161 adadaki taşınmazın içerisinde 22/12/2014 havale tarihli fen bilirkişi ... imzalı rapor ve eki krokide paftasında; (A)=767,94m²-yol, (B)=1.737,56 m² - dere, (C)= 31,64m²-yol, (D1)= 1.442,60 m²- dere, (D2)= 70,80 m² - dere, (E)=118,77 m² - dere ve (F)= 39,50 m²- dere şeklinde gösterilen alanların tapu kayıtlarının iptali ve orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.500.-TL vekâlet ücretinin ve davacı tarafça yapılan 976,00.-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1978 yılında seri bazda orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulamaları yapılmış; sonuçları 14/06/1979 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.