Başvuru, iptal davasının süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, iptal davasının süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, Cumhuriyet savcısı adaylığı eğitimi sonunda katıldığı yazılı ve sözlü olarak iki aşamalı olarak gerçekleştirilen mesleki yeterlik sınavının 16/8/2016 tarihinde yapılan sözlü sınavında başarısız sayılmıştır. Başvurucunun 31/8/2016 tarihinde Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığına hitaben yazdığı dilekçeyle sözlü sınava yaptığı itiraz 14/2/2017 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucunun sözlü sınavdan başarısız olduğu gerekçesiyle Adalet Bakanlığının (Bakanlık) 29/3/2017 tarihli işlemi ile adaylık görevine son verilmiş, söz konusu işlem 14/4/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığa sunduğu 29/3/2017 tarihli dilekçe ile sınav sonucunun tekrar değerlendirilmesi talebiyle sonuca itiraz etmiştir. Belirtilen başvuru, Bakanlıkça ilgisi nedeniyle Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığına (Akademi) gönderilmiştir. Akademi 13/4/2017 tarihli yazıyla sözlü sınav sonucuna yönelik itirazın daha önce reddedildiğini ve tekrar bir işlem yapılamayacağını belirtmiştir. Başvurucu, adaylık görevine son verilmesine ilişkin 29/3/2017 tarihli Bakanlık işleminin iptali talebiyle 29/7/2017 tarihinde Tokat İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Başvurucu 8/8/2017 tarihli dilekçeyle Bakanlığa adaylık görevine son verilmesine ilişkin işlemin kaldırılması talebiyle yeniden başvurmuştur. Yapılan başvuru 2/10/2017 tarihli Bakanlık işlemiyle, başvurucunun sözlü sınavda başarısız olup sınav sonucu kesinleşerek adaylığına son verildiğinden talep hakkında Bakanlıkça yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Mahkeme 14/2/2018 tarihinde davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucunun adaylık görevine son verilmesine ilişkin 29/3/2017 tarihli Bakanlık olurunun 14/4/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edildiği vurgulanmıştır. Mahkeme, başvurucunun 14/4/2017 tarihinden itibaren ya doğrudan altmış gün içinde göreve son verme işlemine karşı dava açması yahut da 14/4/2017 tarihinden itibaren altmış gün içinde göreve son verme işlemine davalı idare nezdinde itiraz etmesi, itiraz ile duran sürede itirazdan itibaren altmış gün içinde bir cevap verilmesi durumunda kalan dava açma süresi içinde, itiraz ile duran sürede altmış gün içinde bir cevap verilmezse duran dava açma süresinden itiraz tarihine kadar geçen altmış günlük dava açma süresinden düşülerek geriye kalan dava açma süresi içinde davanın açılması gerektiğinin altını çizmiştir. Mahkeme bu kabulle, anılan hak düşürücü süreler geçtikten sonra 8/8/2017 tarihinde dava konusu işleme yapılan itirazın dava açma süresini ihya etmeyeceğini belirtmiştir. Başvurucu, Mahkeme kararına karşı istinaf talebinde bulunmuştur. Başvurucu; istinaf dilekçesinde 29/3/2017 tarihinde Bakanlığa hitaben yaptığı başvuru ile sözlü sınav sonucuna değil memuriyete son verme işlemine karşı itiraz ettiğini, dava konusu işlemi tebliğ tarihinden evvel şifahen öğrendiğini 29/3/2017 tarihli dilekçenin 14/4/2017 tarihinde tebliğ edilen memuriyete son verme işleminin iptali, geri alınması, değiştirilmesi talebinden ibaret olduğunu iddia etmiştir. Dosyayı inceleyen Samsun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi 12/6/2018 tarihli karar ile istinaf talebinin reddine karar vermiştir. Başvurucu, istinaf dilekçesindeki iddialarını yineleyerek temyiz talebinde bulunmuştur. Yapılan başvuru Danıştay Beşinci Dairesi (Daire) tarafından 13/1/2020 tarihli karar ile reddedilerek hüküm onanmıştır. Nihai kararın 9/6/2020 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmesi üzerine başvurucu 2/7/2020 tarihinde başvuruda bulunmuştur. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.