5. Ceza Dairesi 2006/3640 E. , 2010/2324 K. "İçtihat Metni" Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan ceza tertibine yer olmadığına dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.06.2005 gün ve 2004/553 Esas, 2005/256 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereğ
**5. Ceza Dairesi 2006/3640 E. , 2010/2324 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan ceza tertibine yer olmadığına dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.06.2005 gün ve 2004/553 Esas, 2005/256 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Suç niteliğini belirlemeye etkisi nedeniyle mağdurenin nüfus kaydı getirtilmeden noksan incelemeyle hüküm kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK.nun 26/2. maddesinin "kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez" hükmü karşısında 15 yaşından büyük olduğu kabul edilen mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyan sanığın aynı Yasanın 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve aynı Kanunun 7/1. maddesi dikkate alınarak, CMK.nun 223/2-a maddesi uyarınca beraeti yerine yazılı biçimde ceza tertibine yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.