Başvuru, gazeteci olan başvurucunun yaptığı haberler nedeniyle hakaret suçundan cezalandırılmasının ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, gazeteci olan başvurucunun yaptığı haberler nedeniyle hakaret suçundan cezalandırılmasının ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 30/6/2016 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Hatay'da yayın yapan Onuncu Köy (gazete) isimli yerel gazetede köşe yazarlığı yapmaktadır. Müşteki ise yine Hatay'da avukatlık yapmaktadır.A. Başvuru Konusu Olay Başvurucu, adı geçen gazetenin 2/4/2013 tarihli nüshasında "Şahinler Avlandı" ve 25/4/2013 tarihli nüshasında "Av. [Ü.Ş.nin] Türklüğü, Müslümanlığın Sünni Mezhebini Aşağılaması, Hakaret Etmesi ve Yalancı Tanık Kiralama Teşebbüsü" başlıklı haberleri yapmıştır. 2/4/2013 tarihli gazetedeki "Şahinler Avlandı" başlıklı haberin ilgili kısmı şöyledir:"...Baba oğul avukat [Ş] ve [Ü.Ş.] tazminat davası açtıkları dava dilekçelerinde davacı konumundan karşı davalı konumuna düştüler, adeta tabiri caiz ise ava giderken avlandılar. Gazetemizin otel inşaatlarıyla yapmış olduğu doğru haberleri önlemek için sık sık dava açan baba oğul ... Hukuk Mahkemesinin aynı konu ve aynı dava dilekçesinde 000 TL tazminat davası açan Ş.ler Asliye Hukuk Mahkemesinde aynı konu ve aynı dava dilekçesi ile 000 TL tazminat dilekçesi açmışlar. Daha önceki aynı konu ve aynı davacısı ile açtıkları bir başka dava ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından usulden reddedilmiş idi. Yargıyı yanıltma cihetinde yola devam eden Ş. avukatlar usulden reddedilen bir davayı yeni bir gelişme yok iken aynı konuda ikinci bir dava açmaları şaşırtıcıdır... Biz kimin kimlerle anlaşarak dava kazanmaya çalıştığını ve Hatay Barosunda yanlış disiplin kararlar çıkartığını görebilecek kadar zeki insanlarız ... 'Haberimize Yankılar Geniş ve Kuvvetli'...Rüşvet sanığı Av. [Ü.Ş.nin] parayla adaletin tahakkukunu etkileme yöntemi vatandaşları, avukatları ve müvekkillerini endişelendiriyor..Düşünceler ve arzular: Rüşvetle adaletin tahakkukunu engellemekten yargılanmakta olan Av. [Ü.Ş] Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin kararına kadar avukatlıktan çekilmesi veya avukatlıktan men edilmesinin gerekli olduğudur. Av. [Ü.Ş] başka davalarda parayla adaleti etkilemeye teşebbüs ediyor olabilir mi? sorusu soruluyor. Bu teşebbüsler açık bir şekilde yapılmadığı için hepsinin tespiti zordur... Para için adaletin tahakkukunun ihlal edildiği konusunda araştırmacı gazeteciliği ile tanınmış Objektif Mecmuasında Temmuz 2002 de baba-oğul Ş.lerden 1-Yaptıklarında çetecilik olup olmadığı,2-karşı tarafa belge verilişi ile ilgili ...3-karşı tarafa davasını satıldığını iddia eden bir müvekkilinin kollarını kırması ile ilgili 4- başka bir müvekkilin adliye salonunda davasının satıldığını ve intikam alacağını söylemesi ile ilgili sorular sorulmuştur. Olaylar inkar edilmedi fakat sorulara cevap verilmedi....K. Gazetesinin 8322 sayılı nüshasında 'basının sesi kesilemez' başlıklı yazıda sahtecilik suç duyurusunu yayınlayan A. gazetesinin nüshalarının satıcılardan satın alınıp imha ettirildiğinin yayınlayarak, 'böyle bir hareket okuyuculara hakarettir basın özgürlüğüne ve demokratik nizamımıza bir darbe teşebbüsüdür...' sözleriyle A. Gazetesinin haberini iktibas etti.... Hatay Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/350 esas sayılı dosyasında 14/3/2008 tarihinde alınan bilirkişi raporunda [Ü.Ş.nin] yalancı şahitlik yapmak üzere kiralamak teşebbüsünde bulunduğu şahıslardan birine '2000 Dolar bir şey vereceğini', bir başka şahsa 'ben bu parayı kazanırsam seni kaldıracak bir para vereceğim şimdi 1000 veya 800 Dolar bir para vereyim işini görürsün' dediği kanıtlanmıştır.... Birçok vatandaşların, avukatların ve müvekkillerinin kanaat ve arzularına göre yargılamaları fazla etkilememesi için [Ü.Ş.nin] Ağır Ceza Mahkemesinin kararına kadar avukatlıktan men edilmesi gerektiği doğrultusundadır. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının, Türkiye Barolar Birliği Başkanlığının, Hatay Barosu Başkanlığının ve Hatay Barosu Avukatlarının ne yapacakları merakla beklenmektedir. Hepsini vazifeye davet ediyoruz." 25/4/2013 tarihli "Av.[Ü.Ş.nin] Türklüğü, Müslümanlığın Sünni Mezhebini Aşağılaması, Hakaret Etmesi ve Yalancı Tanık Kiralama Teşebbüsü" başlıklı haberin ilgili kısmı şöyledir:"Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının Emanetinin 2008/441 sırasında kayıtlı adliye emanetinde uyuyan kasetler ve kasetlerin Hatay Asliye Ceza Mahkemesi 2005/350 E. 14/3/2008 bilirkişi raporu konuşuyor.Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının Av. [Ü.Ş.nin] annesi [S.Ş.ye] teyzeleri [S.ye], [S.S.T.ye] ve [T.ye] açtığı sahtecilik davasına karşı yalancı tanıklık yaptırma teşebbüsünde Av. [Ü.Ş.] neler ifade etmiş? neler söylemiş?ABD, Türkiye ve Kanada'da kırk yıl hocalık yapmış Prof. Dr. [R.] ... dönemin Hatay Valisi'ne mal varlığının bir kısmını muhtaç öğrencilere ... Bağışlayacağını beyan etti. Evli olmadığı ve çocukları olmadığı için profesörün kanuni mirasçıları kardeşleridir. Profesörün mallarının bir kısmını bağışlama kararından dolayı ... Miras payı azalacak olan kardeşlerinin bir kısmı [S.Ş], [S.C], [S.S.T],[T.V] malların bir kısmını kendilerine sattığını gösteren bir yazı tanzim ettiler.Prof. Dr.[R.nin] suç duyurusunda bulunması üzerine tahkikat yapan Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı [Ü.Ş.nin] annesi [S.Ş.yi], [S.yi], [S.S.T.yi],[T.yi] sahtecilikten suçlu buldu ve cezalandırılmaları için amme davası açtı. Hatay Asliye Ceza Mahkemesi ve Yargıtay Ceza Dairesi de senedin sahte olduğuna karar verdi.Avukat [Ü.Ş], açılan davada yalancı şahitlik yaptırmak istediği kişilere teşvik için neler söylemiş, neler ifade etmiş. [Ü. Ş] yalancı tanıklık yaptırmayı istediği kişilere, üniversiteye bağışlanacak, arsaların bulunduğu yere götürerek ve parsellere işaret ederek:'Davayı kazanırsam size burayı veririm, şurayı veririm' 'Dayım mallarını Sünnilere, Türklere verecek''Dayım mallarını üniversiteye verecek, orası Sünni üniversitesi, biz Aleviyiz' 'Sizi kaldıracak bir para vereceğim''Dayım bunları Türk üniversitesine verek, biz Aleviyiz. Yazık değil mi?''Bu parseller bak yazık değil mi verecek harama"'2000 dolar vereceğim''Biz Aleviyiz, evet evet onlara verecek bizim mallarımızı hak etmiyorlar, yani öyle veriyor' dediği, [Ü.Ş.nin] eylemlerinde hangi suçların işlenmiş olduğunu hukukçulardan, emekli hakim ve savcılardan, hukuk profesörlerinden, avukatlardan sorup araştıracağız. Bulgularımızın haberini okuyucularımıza ve ammeye sunacağız.Demokratik bir hukuk ve kanun devletinde basının vazifesi olarak, sorması gereken soruları soracağız." Anılan haberler üzerine müşteki, başvurucu hakkında hakaret suçundan cezalandırılması talebiyle şikâyetçi olmuştur. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 29/5/2013 tarihinde iddianame düzenlenmiştir. Yargılamayı yapan Hatay Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2013 tarihli kararıyla başvurucunun 2/4/2013 tarihli haberde yer alan ifadeler nedeniyle hakaret suçundan 1 yıl 9 ay, 25/4/2013 tarihli haberde yer alan ifadeler nedeniyle 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"... Sanığın, 02/04/2013 tarihli ve 25/04/2013 tarihli iki ayrı haber yazıda, Hatay Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/350 esas 2008/571 karar sayılı dosyasında kasetlere istinaden ... tarihinde düzenlenen bilirkişi raporundan bahsedildiği, görülmüştür. Adı geçen Mahkemenin dosyası içinde bulunan bilirkişi raporunun mahkememizce incelenmesinde; söz konusu konuşmaların katılan [Ü.Ş.ye] ait olmadığı ve [R.V] ile üçüncü şahıslar arasında gerçekleşen konuşmalar bulunduğu, bu üçüncü şahısların katılan [Ü.Ş] ile ilgili bir takım iddialarda bulundukları, dolayısıyla sanığın suça konu yazılarda belirttiği hususların doğru olmadığı gibi güncel de olmadığı anlaşılmıştır. Sanığın ayrıca Av. [Ü.Ş.ye] 'rüşvet sanığı' demek ve 'Biz kimin kimlerle anlaşarak dava kazanmaya çalıştığını ve Hatay Barosunda yanlış disiplin kararları çıkarttığını görebilecek kadar zeki insanlarız' demek suretiyle de katılana hakaret ettiği, anlaşılmıştır.Sanığın, 02/04/2013 ve 25/04/2013 tarihli iki ayrı gazete haberi ile katılana hakaret ettiği, aradaki zaman aralığının fazla olduğu, 02/04/2013 tarihli nüshada yayınlanan bir kısım iddiaların 25/04/2013 tarihli nüshada olmadığı, bu suretle sanık hakkında TCK'nın 43/ maddesinin uygulanmasına imkan bulunmadığı düşünülmüştür....Sanığın hakkında CMK' nın maddesinin uygulanmasını istememesi ve daha önce kasıtlı suçtan sabıkası bulunması nedeniyle hakkında CMK'nın 231/5-9 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, mahkememizde olumlu vicdani kanaat oluşmadığından sanık hakkında TCK.nun maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir. " Temyiz üzerine karar Yargıtay Ceza Dairesinin 30/3/2016 tarihli ilamıyla onanmıştır. Onama kararı başvurucuya 15/6/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 30/6/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Başvuruya Konu Olmayan Süreç Müşteki Ü.Ş. hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama, örgüte bilerek isteyerek yardım etme, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından 2011 yılında iddianame düzenlenmiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 25/6/2015 tarihinde Ü.Ş.nin yargıyı etkilemeye teşebbüs suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme gerekçesinde, Ü.Ş.nin Yargıtay Hukuk Dairesinde bulunan bir dosyanın temyiz incelemesi aşamasında emekli Hukuk Dairesi başkanını arayarak temyiz incelemesindeki dosyada istenen kararı almaya yönelik olarak dosyanın takibini talep ettiğinin ve bu kişiye emeği karşılığı 000 TL vaatte bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Ü.Ş. hakkındaki bu yargılama derdesttir. A. Ulusal Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Hakaret” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır... (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur...." B. Uluslararası Hukuk Uluslararası hukuk kaynaklarının derli toplu verildiği karar için bkz. Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti. (2) [GK], B. No: 2016/12313, 26/12/2019, §§ 19-